Gaziantep’te güz mevsimi haylice uzun ve tatlı bir mevsimdir. Toprak ürünlerinin hepsi idrak edilmiş ve bu sebeple her ailenin az çok avucuna beş on liracık sıkışmıştır. Kış mevsimininde her gün biraz daha yaklaşmakta olduğu hesaba katılarak, nişanlılar evlenmelerini tecil ettikleri gibi, inşası yarıda kalan damların üstünü de örterek kışı yeni damın altında geçirmek zamanı da gelmiş, çatmış bulunmaktadır. Sabahın erken saatlerindeki tadına doyulmayan sabah uykusunda, beynimi tırmalayarak beni uyandırmaya azmetmiş davulun sesini duymamak için hangi çareye başvurdumsa imkânı yok; bu sabah uykumu bir türlü tamamlayamadım. Misafir olduğum ev sahibine:

Sabah sabah bu davul sesi nedir acaba? diye sordum.

Ev sahibi bana:

Ökkeş'in damını örtüyorlar, diye cevap verdi. Bu cevap bende ciddi bir merak uyandırdığı için yatağımın içinde olduğum hâlde bu dam örtme töreni hakkında beni biraz aydınlatmasını istedim.

Ev sahibi bir kürsü alarak karşıma oturdu: -Köy âdetleri bunlar efendi, köyde birisi dam yaptığı zaman çatısını örtmek için bir gün evvelinden konu komşusunu "Sabah bizim damı örtmeye buyrun." diye okuyucu ile davet eder. Sabahın erken saatlerinde davul zurnalar çalmaya başlar. Bu davetlileri iş başında çağırma işaretidir. Davulun sesini duyan davetliler davet edildikleri yere gelirler. Erkekli kadınlı, kollarını paçalarını sıvıyarak iş başı yaparlar ve damı örtecek olan ustaya direk, çamur, taş ve diğer harçları taşıyarak faallik[1] yaparlar. Konu komşunun el birliğiyle çalışmaları sayesinde damın öğleye kadar örtülmesi sona erdirilir. Damın sahibi davetlilerine ikram etmek üzere davar boğazlamıştır. Çiğ köfteler yapılmış, pekmez şerbetleri hazırlanmıştır. Bu yemekler damı örtülen evin bir odasında hazırlanarak davetliler yemeğe buyurun edilir. Beraberce örttükleri bu damın altında yine beraberce neşe içinde yemekler yenir, şakalar yapılır. Karnı doyarak yemekten kalkanlar, dam sahibini bu damın hayırlı ve uğurlu bir dam olması dileğiyle kutluyarak dağılırlar.

Türk milletinin birlik ve beraberlikle sosyal yardımlaşmadaki özelliğini gösteren işte eşsiz bir örneği.


[1] Faal mahalli lisanda amele demektir.