İki kadın hamamda konuşuyorlar. Kadınların biri çok su içiyormuş. Öteki sorar:
— Bu kadar suyu nasıl içiyorsun bacım? Aha, bizim göynümüz (canımız) istemiyor.
— Evde bezirgân kebabı yedim de ondan.
Öteki kadın bunu aklına koyar. Eve gidince kocasına ısmarlar. Kocası da Şehreküstü’den girer, Suburcu’ndan çıkar; bu kebabı bilen bir kebapçı bulamaz. Eve döner. O kadını bulup öğrenmesini söyler karısına.
Kebabı bilen kadınla iki timin (40 kg) buğday karşılığında anlaşırlar kebap öğrenmeyi.
Kadın yufka ekmekten bir tane açar. Birazını üstüne katlar. Üzerine biraz domates ve biber salçası sürer; iki dal göğ soğan yatırır, biraz da nane ekeler. "Oh! İşte bezirgân kebabı oldu!" der.
Öbür kadın bakakalır ve "O, bu muymuş bezirgân kebabı?" der.
Derleyen: Remziye Oğan