ALTIN FİKİRLİ İNSANLAR

Severim bu şehri. Sefil bir şehir, atılmış bir köşeye. Şimdiye kadar devlet vasıtasıyla yapılmış bir teşekkül, iş yeri, fabrika bulamazsın. İşini gücünü kendi görür, kendi yarasını kendi sarar. Bereket, bu uysal görünüşün altında altın fikirli, müteşebbis, dinamik, çalışkan sakinleri var. Semalarında şahinler uçar, karga görmeye tahammül edemez. Toprağında aslanlar yaşar, çakal izi bile sinirlendirir onları.

(BEN ANTEPLİYİM)

Severim bu şehri. Hür ufuklar, hür sema, hür bulutlar... Şehrimin güneşi hür, taşı hür, toprağı hür; "hürriyet" olsun isterim adı. Beyazıt Meydanı mitinginde, barikat kuran askerlerden birine “Buradan geçersem beni vurur musun?” diye soran genç tıbbiyeliye verilen “Ben Antepliyim hemşehrim!” cevabı gibi, tek kelimeyle ifade olunsun bütün meziyetlerin.

HAFTA BAŞILARI

Severim bu şehrin hafta başlarını. İşçiler "patron kusturan" derler o güne. Arı gibi çalışırken yaşamasını da bilir. Zevk var onda, eğlenir. El var, çalışır. Kafa var; bilir düşünmesini. Düşünde görür işini. Hafta başına kadar normal giden iş, hızlanır o gün. Erken bitmeli; bayram var, para var o günün bitiminde. Akşama âlem, saz, sinema var. Eğlenmeye girersin sözüm ona saza; ateşe basmış gibi olursun, bir daha gideceğin kalmaz. Girersin sinemaya, zevkle ayakta seyredersin. Doldur kız şuradan iki karavana; yarın Kavaklık, geleceğe Nurgana…

HAYRANLIK

Canım şehrim, gözüm şehrim. Uğrunda binlerce şehit verdiğim şehrim. Hava gibi, su gibi, ana gibi muhtacım sana. Senden ayrı yaşayamam gayrı. Vücudumda kan, hazırda atam; bana bakan, barındıran. Son söz; hayranım sana, hayran!

Gaziyurt B. Cahit GÜNENÇ