Yurda her yönüyle önderlik etmiş olan Kurtuluş Savaşı'nın kahramanları bugün; kurtuluşumuzun perçinleşmesini sağlayacak, tamamlayacak olan sanat ve endüstri dallarında da büyük uğraşılara girişmişlerdir. Gazi şehrin kahraman evlatları atalarına yakışır bir şekilde sanat savaşını yürütmekte; Büyük Atatürk'ün yol göstericiliğinden, “Sanatı olmayan milletlerin, hayat damarlarından birisi kopmuş sayılır” düsturundan yararlanarak memleketin yeni hayat damarları kazanmasına çalışmaktadırlar.
Bu sayımızda sizlere her gün bir yenilik peşinde koşan Gaziantepli bir sanatkârımızı ve yaptıklarını tanıtmaya çalışacağız. Oto Sanayi Çarşısı, Bakbak Sokak No: 1-A’da teri ve emeğini katık yaparak yaşamaya çalışan Haşim Bakbak, 1933 yılında Gaziantep’te dünyaya gelmiştir. Ortaokulu tamamlayamadan okuldan ayrılan Haşim Bakbak, tornacı Mustafa Özbakırcı’nın yanına çırak olarak girmiş; 14 yıllık bir çalışmadan sonra ustasına ortak olmuştur. 1953’te askerlik görevini tamamlayarak evlenmiştir. Evli ve üç çocuk babasıdır. 1956 yılında bir atölye açarak içindeki yenilikler peşinde koşma ateşini söndürmeye çalışmıştır.
Avrupa memleketlerindeki yenilikleri yerinde incelemek, tecrübe ve görgüsünü artırmak isteyen Haşim Bakbak; 17.000 kilometre yol katederek İtalya’da Torino, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda ve İsviçre'deki çeşitli ağır sanayi ile uğraşan fabrikalara parasız işçi olarak girmiş, bizzat çalışarak bilgisini artırmıştır.
SÜTUNLU MATKAP
Haşim Bakbak sanat merdivenlerini ağır fakat müspet bir şekilde çıkmasını bilmiştir. Merdivenin ilk basamağını SÜTUNLU MATKAP teşkil etmiştir. Sütunlu matkap tezgâhını seri olarak imal eden Haşim Bakbak, bir anda piyasaya sayısız sürüm yapmıştır.
HİDROLİK CARASKAL
Oto tamircilerinin ip atarak motor indirip bindirdiklerini gören Haşim Bakbak; arkadaşlarını bu dertten kurtarmak, makine gücünden insanların daha çok faydalanmalarını sağlamak amacıyla bu sefer de çok kullanışlı olan HİDROLİK CARASKAL yapmıştır. Birkaç ay yorucu çalışmadan sonra seri hâlde imal edilen hidrolik caraskal, tamirciler tarafından kapışılmaya başlanmıştır. Ünü il sınırlarını aşan Haşim Bakbak’ın yaptıkları, bütün yurtta aranmaya ve devamlı siparişler yapılmaya başlanmıştır.
AVRUPA MALINDAN KULLANIŞLI ARAZÖZLER
Haşim Bakbak’ın değerli buluşlarından birisi yerli arazöz olmuştur. Avrupa’da yapılanlardan daha kullanışlı ve sağlam olan arazöz yapımını kendi ağzından dinleyelim:
“Gaziantep Belediyesinin bir arazöz yaptırma ilânını okuyunca işe girişmek için birkaç gün düşündüm, karar verdim. Çünkü Türkiye’de arazözleri yabancı firmalar yapıyordu. Bu yüzden milyonlarca liralık dövizimiz yurt dışına akıyordu. İhaleyi aldım; pompa için dolaştığım şehir ve kasaba kalmadı. Yapan firmalardan istedim; bana ‘Bir daha böyle işlere burnunu sokma, ihale için aldığın fiyatın üzerine 45 bin lira daha koy, sana bir arazöz verelim’ diyorlardı. Pasaport çıkarttım; Halep, Şam, bütün Arap memleketlerini dolaştım, yok. Bulamayınca Almanya’nın Frankfurt şehrine gittim. Modeli ile beraber döndüm. Bundan sonra yaptığım arazözlerin methi etrafa yayıldı. İç, Doğu ve Güney Anadolu’daki birçok belediyeye arazöz yaptım.”
OTOMATİK MERDİVEN
Arazözlerin kullanılışındaki kolaylığı artırmak, mal ve can kurtarmada kolaylık sağlamak amacıyla bir de otomatik merdiveni ilave ettim. Bir anda merdiven otomatik olarak istenilen seviyeye çıkıyor, merdiven aynı zamanda 4-5 kişiyi birden taşıyor.
100 TONLUK PRESLER
Haşim Bakbak’ın son armağanı 100 tonluk preslerdir. Bunlar da hazırlanarak seri hâlde imal edilmeye başlanmıştır.
Durmak, dinlenmek nedir bilmeyen, sanat aşkıyla tutuşup yanan Haşim Bakbak; yeni yeni buluşlar yapmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaktadır. Gaziantep’in buluşlarıyla övündüğü Haşim Bakbak’ın yeni buluşlarının gecikmeyeceğini ümit ederken alın teri ve göz nurunun gün ışığına çıkmasında bir nebze yararlı olursak kendimizi mutlu sayacağız.
Burhan Cahit GÜVENÇ
(Gaziantep’te Bugün)