Toprağı yemyeşil çimenle örtülü, söğüt ağaçlarının gölgelediği bir yer olsa; sarmaşık ve ağaç dallarının kımıldadığını görsem… Hafif ve serin esen bir rüzgar olsa…
Bir kaval veya ta uzaklardan gelen bir çıngırak sesi işitebilsem… Ve ben kendi kendime, yapayalnız kalabilsem…
Bu yer şehirden ve gürültüden uzak olsun! Şehirden ve gürültüden uzak bir yer… Burada kendi içimi dinlesem; beni dinlesem…
Kalabalığın verdiği yorgunluğu giderebilsem… Biraz dinlenebilsem…
Bir sonbahar günü böyle bir yerde bulunabilsem… Sonbahar güneşinin altında otursam… Gök az bulutlu, hava bir parça ılık olsa; ısınabilsem ve şehre arkamı dönebilsem… Kuş sesleri, çıngırak sesleri işitebilsem… Böyle bir yerde her şeyden uzak, fakat kendime yakın kalabilsem…
Ziya GÜNER