Hâmit’in şaheseri Makber’den birkaç beyit:

Ey yâr, şu nevbahar sensin;
Ben anlıyorum ki yâr sensin!

Ettikçe nigâh bahru berra,
Birden sanırım ki bazı kerre,

Meşcerdeki rüzgâr sensin;
Ağlar derim, eşk-bâr sensin;

Türben görününce anlarım ki,
Öldüm; bana türbedâr sensin.

Abdülhak Hâmit öleli iki yıl oluyor. Fakat o, dün olduğu gibi bugün de dilimizde ve gönlümüzdedir. Yarın da böyle olacaktır. Ulus ona “en büyük şair” dedi. “Halkın dili Hakk’ın dilidir” derler. Hâmit de iki defa büyüklük göstermekle bu hakikati iki kere ispat etmiş oldu.

Onun üçüncü bir büyüklüğü daha vardır ki: ölümsüzlüğüdür. O, bir şiirinde:

“Gitti tutarak reh-i bekâyı…”

demişti. Fenadan bekaya göçenler fani olur mu? Ölümden korkmayan ölür mü?

“Galip sayılır bu yolda mağlup”

desek ne kadar doğru.

Ziya Güner