2 Zilkade 87 tarihinde Encümen-i Ülfet ile Cemiyet-i Edebiye teşkilinde âzâya hitaben nutuk
Bu akşamki içtimadan maksadımız, âzâdan bazı zevatın hatırına gelen bir tasavvuru nazarı mütalaa ve tetkikinize arz etmektir. Rey-i kasıraneme göre bu tasavvur, umum hakkında ne kadar hayırlı ise Encümen hakkında da o kadar şerefli bir şey olduğundan, cümleniz tahsin ve takdir ile beraber hemen icrasına sadi himmeti teşmîr buyuracağınızda şüphe yoktur.
Bu cemiyet, her türlü fünun ve edebiyata dair kütüb ü resail te'lif ve tercümesiyle iştigal edecektir. Şimdiki hâlde Encümen'de şu maksada hizmet edebilecek yirmi, otuz kadar zat vardır. Bunların evkat-ı haliyelerinden istifade olunmalıdır. Encümen vesilesiyle bu kadar zevatın içtimai bir büyük sermayedir ki hüsn-ü istimal olunduğu hâlde bundan külli menafi husule gelebilir.
Her şeyden mümkün mertebe istifade etmek, mukteza-yı akl u maslahattır. Meselâ denizlerde ve karalarda rüzgarlar eser ve derelerden sular akar gider. Bu kuvâ-yı tabiiye böyle telef olur iken, bunlara bir yelken yahut bir çarh uydurularak gemiler yürütülür ve değirmenler ve dolaplar döndürülür.
İşte biz de erbab-ı malumattan olan âza-yı kiramın beyhude iza olunan evkat-ı haliyelerini bu kabilden olarak bir faydalı şeyde istimal etmiş oluruz.
Reyi acizaneme göre te’liften ziyade tercüme ile iştigal etmemiz münasip olur. Çünkü malumunuz olduğu üzere elsine-i ecnebiyede her türlü ulûm ve fünuna dair pek çok müellefat mevcut olduğundan şimdilik hemen bunları lisanımıza nakletmek kâfidir.
CEMİYETİ İLMiYE-İ OSMANİYE REİSİ DEVLETLU SAMİ PAŞA HAZRETLERİNE
Zat-ı valâ-yı asafaneleri dahi hazır olmadığı halde akdolunan mecliste, cemiyeti âcizanemizin tanzimde saye-i muvaffakiyet vaye-i Hazreti Padişahide mekasıdı hüsnü hüsulüne say ve ihtimam olunmak üzere bunun ne mekule esbaba mütevakkıf bulunduğu lede'l-mütalea ol bapta bir kıt'a lâyihanın tanzimi kullarına, havale buyurulmuş olmakla memurini mezkûrenin hasbalistitaa ifası ile hulâsal kararımızın berveçhi âti arz ve beyanına mübaderet kılmur.
Şöyle ki: Cemiyetin maksadı evvela umuma meccanen ders itası, saniyen ulumu cedideye dair kütüp ve resaıli müfide telif ve tercümesi, salisen şehri bir mecmua telif ve neşri, rabian kitap ve gazete mütaleasma mahsus bir kıraathane tanzimi maddelerinden ibaret olmakla şimdiye kadar vesaiti gayri kâfiye-i âcizanemiz müsait olduğu mertebe sâyü ikdam olunarak mekasıdı rabia-i mezkûreden bazıları bir sureti gayri mükemmelede hasıl olmuş ise de asıl metalibimiz olan kitap tercüme ve te'life henüz muvaffak olu namamıştır. Eğerçi tarafı Saltanatı Seniyeden mazhar olduğumuz bazı müsaadati celile ve âzadan yalnız birkaç zatın mesaii müte- valiyeleri semeresi olarak Mecmuai fünun şimdiye kadar devam pezir olmuş ise de tecarübü vakiaya nazaran gerek bunun arzu olunan dereceye isali ve gerek mekasıdı sairenin sureti daime ve mim tazamada istihsaline mütevakkıftır. Çünkü şimdiye kadar gerek cemiyet âzasından ye gerek hariçten olarak fütüvveten ihtiyari külfeti tedris eden zevatın biraz vakit mürurunda hasbelmemuriye bir tarafa azimetleri vuku bulup ve yahut diğer bir maniaya mebni devam edemedikleri ve her vakit ehliyet ve fütüvveti cami zevata tesadüf olunamadığı cihetle bittabi gâh ve bîgâh dersler tatil olunup bunu ise talebelere ne veçhile badii fütur olacağı muhtacı izah değildir, işte şu hale nazaran mukaddem tasavvur ve emel olduğu veçhile mekasıdı mezkûrenin bilkülliye meccanen husulü müteassir olup bu bapta biraz ianeti nakdiyeye ihtiyacımız derkâr ve cemiyet elli âzadan mürekkep farz oiunsa bunlardan hasbel usul şehri yirmişer kuruştan nihayet ayda bin kuruş hasıl olabilir. Bu mikdar ise mekasıdı mutasavvereye nisbetle ekali kalil olduğu âşikârdır.
Şimdilik efkâri âmme dahi bu makule teşebbüsatı hayriyenin pek lüzum ve ehemmiyetinden gafil bulunduğu cihetle bu ana kadar eshabı hayrat tarafından katiyyen muaveneti nakdiye görülemediği misillu minbâd dahi bundan fayda me'mul olunamaz, işte bu veçhile her taraftan sureti ye’s ü hırman nümayan olduğundan Saltanatı seniyenin âtıfeti celilesine müracaattan başka çare mutalaa olunamamıştır.
Devlet ve milletçe maye-i servet ve iktidar olan ulumi nafianın neşir ve tamimine sayedecek böyle bir cemiyetin ne derece sezavari teşvik olduğu nezdi evliyayı umurda malûm olduğundan şu yolda vuku bulan teşebbüsatı naçizanemizin bî semere kalmaması zımnında musaadati mukteziyenin diriğ buyurulmayacağını ümid ederiz. Binaenaleyh cemiyet merkezinde tedris olunacak elsine ve ulum muallimlerine kırk bin ve cemiyet marifetile tensip ve intihap 4 olunacak kütüh ve resail mütercim ve müelliflerine elli bin ve mecmua-i Funun’un tevsi ve tanzimi ve cemiyetin mesarifi müteferrika-i sairesi için yirmi beş bin ki ceman senevi lâkal yüz on beş bin kuruş şimdilik vezaif-i mütesavverenin ifasına kâfi olup bunun on beş bini âzadan ahiz ve tahsil olunması ve baki yüzbin kuruşun dahi tarafı Saltanatı Seniye'den istida kılınması münasib mütalaa olunmuş olmakla bu suret nezdi meali vefdi daveranelerinde dahi rehini tensip olduğu takdirde iktizayi halin icrası himemi mekârim tevemi maarifperverlerine mütevakkıf mevaddan olmakla ol bapta ve her halde emr ü ferman.
21 Receb 1281
Münif
Yazan: Hikmet Turhan DAĞLIOĞLU