Vaktiyle Kilis’in Karataş mevkisinde yel değirmenleri vardı. Bu değirmenler beyaz yontma taştan yapılmışlardı. Çocukluğum zamanında, yani bundan 60-65 yıl önce bu değirmenler çalıştırılıyordu. Aradan birkaç yıl geçince yel değirmenleri yıkıldı ve yerlerinde yeller esmeye başladı. Bölgemizde yazın esen mevsim rüzgârları eksik olmaz. Bu rüzgârlar batı yani Akdeniz istikametinden eser. Halk arasında garbi denilen bu rüzgârlar ratip, nemli olduğu için bitkiler için çok fayda sağlar. Poyraz ise her şeyi, hatta insan ve hayvanları bile kurutur. Bu batı rüzgârı hafiften eser; bilhassa geceleri şehre bir yayla havası verir. Bu rüzgâra meltem denemez. Bilindiği gibi meltem denizden karaya doğru eser; İzmir’de buna imbat diyorlar. Bu rüzgârlar, yel değirmenlerinin pervanelerinin dönmesine kâfi gelmediği için bu değirmenler işe yaramamışlardır.
O zamanlar su değirmenleri de vardı. Bölgemizde yer üstü suları az olduğu için bunların sayıları da azdı. Şehrin batısında Kilis-Gaziantep şosesi üzerinde Baytaz’ın değirmeni vardı. Bu değirmenin taşı, içeri bahçelerin artık suları ile dönerdi. Bundan başka kuzeybatı istikametinde Beşenli değirmeni mevcuttu. Bu değirmenin suyu bol ve kuvvetlidir; hâlen faaliyet hâlindedir.
(Devamı var) Muzaffer AKALAR