Bu sergi, Kız Öğretmen Okulu tarafından hazırlanmıştır. Okulun hatıra defterine sergi hakkındaki görüş ve kanılarımı şu satırlarla bildirmiştim:

“Şimdiye kadar gördüğüm okul sergilerinin en başarılısı ve en canlısı olduğunu samimiyetle belirtmek bir hakseverlik ifadesidir.”

Bu cümleleri, okul idarecilerinin ve öğretmenlerinin sergi münasebetiyle yaptığım ziyaret sırasında gösterdikleri misafirperverlik ve nezaketin etkisi altında kalarak yazmış değilim. Takdir ve tebrik duygularım okuldan ayrıldıktan sonra daha da arttı.

Sergide tertip ve tanzim itibarıyla ince ve sanatçı bir zevkin hâkim olduğu göze çarpan ilk özellikti. Dikkati çeken asıl taraf da ortaya konulan bazı eserlerdeki hayrete şayan başarıdır. Bu sebeple bir bölüm tablolar, ünlü birer ressam olarak bilinen kimselerin sergilerine karıştırılsaydı, bunların amatör eser olduklarının kimse farkına bile varamazdı.

Sergide köy kadınlarının çeşmeden su taşımaları, çamaşır yıkamaları, halay çekmeleri, bir köy kahvesinin hâli bir de yürüyüş hâlinde olan deve kervanı gibi mücessem kompozisyonlar yer almıştı ki bunlar bir okul öğrencisini kutlamaya hak kazandıran eserlerdi.

Kaba, biçimsiz bir su kabağının işlenerek, süslenip birer sanat eseri hâline getirilmiş olduğunu ilk defa bu sergide gördüm.

Sergide dikkatimizi çeken bir nokta da Kilis halkının cinsiyet ve yaş farkı olmadan eserlere karşı gösterdikleri aşırı ilgidir. Orada bulunduğumuz birkaç saat içinde ziyaretçilerin teşkil ettikleri insan şeridi eksilmedi. Belediye otobüsleri şehrin kenarında bulunan Öğretmen Okuluna seyirci taşıdı. İfade edildiğine göre, serginin açıldığı günden beri durum böyledir.

Ziyaretçi sayısı on binleri geçmiş… Bu hâl, eseri yaratanlar için değerli bir manevi mükâfat olmuştur.

Okulun müdürünü, öğretmenlerini, öğrencilerini ayrı ayrı tebrik etmek kadirbilirlik icabıdır.

CİM. CİM. (SABAH Gazetesi’nden)