(Bir önceki sayıdan devam)
ABDULLAH KARUSERCİ
Yıl 1926’ya rastlıyor. Halep’ten bir şasi gelmiştir. Burada kamyon karoserisi yani kasası yapılacaktır. O vaktin fayton tamircisi ve yapıcısı Osman Arıca, yine arabacı ustası olan Ökkeş Usta ile anlaşarak bu şasinin üzerine bir kamyon kasası oturtmayı düşünürler. Bunu da yapmaya muktedir görürler kendilerini. Ayrıca yapılacak birkaç kamyon kasası daha vardır. Bu, ilerisi için bir ümit verir kendilerine. Ancak kasanın ağaç işleri için de bir marangoza ihtiyaçları vardır. Zamanın namlı marangozlarından Abdullah Karuserci ile anlaşırlar ve işe koyulurlar.
1927 yılında memleketimize dört silindirli Chevrolet vasıtaları gelmeye başlamıştır. Bunlara sürekli olarak kamyon kasaları yaparlar. Bu ortaklık altı sene devam eder. Bundan sonra her biri müstakil olarak çalışmaya devam eder.
Bu meyanda Abdullah Karuserci, ağabeyi Mustafa Büyüknacar ile 1933 yılında ortak olup beraberce çalışmaya başlar. Bu ortaklık da on dört sene sürer. Mustafa Büyüknacar 1953’ten 1956’ya kadar üç senesini yine karoserci olarak İstanbul’da geçirir ve 1957 yılında mesleğe veda eder.
Hâlen şehrimizin en eski, şöhretli karosercisi olarak tanınan Abdullah Karuserci, bu işe atıldıktan sonra mesleğinde gösterdiği azim ve sebat sayesinde bugüne erişmiş ve haklı olarak bu meslekte bir isim yapmıştır.
Zaman olmuş ki atölyesinde elli üç işçi birden çalışmış. Senede 6-7 kamyon kasası yapmışlar. Bir atölye değil, bir karoseri imalathanesi veya o zamana göre bir karoseri fabrikası... Kerestecilik de bugüne göre tekâmül etmiş değil. Fırınlı kereste yok. Sıcağı görür kurur, suyu görür şişer. Dal kereste işlenir, Allah ne verdiyse...
Hızar, planya memlekette tek tük o zaman... Testereye, rendeye kuvvet. Omuz zoru, bilek kuvveti... Fakat yılları yemiş bu çalışma... Veya yıllar bu çalışmayı yudum yudum içmiş.
Sürekli olarak kamyon kasaları yaptığı sıralarda ara sıra otobüs karoserileri siparişleri de gelmeye başlamış. Bir esaslı adım atılmıştır artık Gaziantep’te karoseri sanayii üzerinde. Geriye dönüş yoktur artık.
Bu uğurda Abdullah Usta otuz beş senesini vermiştir. Rahmetli Cahit Sıtkı Tarancı’nın otuz beş yaşı değil, “otuz beş yıl” meslek yılıdır. Onun için de soyadını “Karuserci” olarak değiştirmiştir.
Bu arada hâlen şehrimizde bulunan karoseri atölyesi sahiplerinin dörtte üçü de Abdullah Karuserci yanında mesleğe atılmışlardır. Bunların içinde bugün faaliyette bulunan Karuserci’nin beş oğlu, iki kardeşi ve iki de yeğeni mevcuttur.
KEMAL KARUSERCİ
Bilhassa Urfa, Mardin ve Diyarbakır’a otobüs ve minibüsle seyahat edenler, bu vasıtalarda Kemal Karuserci adına pek çok tesadüf ederler. 1941 yılında babası Abdullah Karuserci yanında mesleğe atılan Kemal Karuserci; yedi sene içinde babasının tecrübesinden aldığı ilhamla ve kendine olan sonsuz itimadına müsteniden 1947 yılında müstakil olarak atölye açmış. Babasının yanında çalıştığı sıralarda muhtelif vasıtaların karoserilerini yaptıkları için o da atölyesini ilk açtığı sıralarda otobüsten cipe (Jeep), pikaba, minibüse ve kamyona kadar çeşitli karoseri yapmaya başlamış ve bunu uzunca bir müddet devam ettirmiştir.
Ancak Doğu illerinden Adana’ya, Kuzeybatı’dan da Konya’ya kadar yaptığı karoseriler içinde bilhassa minibüs dikkati çekmiş. Şehrimize şasi olarak getirilen veya burada alınan vasıtalar Kemal Karuserci’ye uğramadan edemez olmuşlar. Bu da kendisine esaslı ve sarsılmaz bir isim yapmış.
Bu meyanda otobüs karoserisine de azami dikkat göstermiş. Son zamanlara kadar gelen ağaç karoseriler yerini çelik karoserlere terk etmeye başlayınca Kemal Usta da çelik karoseri yapmaya başlamış. Hâlen en son Avrupa tipi sac profillerle; lastikli çerçeveli, yataklı, kauçuk döşemeli otobüslerin seri imalatını yapıyor.
Sipariş olarak teklif edilen karoseri tipleri vasıta sahiplerinin isteklerine ve bazı Avrupa tiplerinin uygun şekilde değiştirilmesine karşılık Kemal Karuserci; yazıhanesindeki masasının camı altında da fotoğraflarını çektirdiği, kendi yapısı karoserilerden müteşekkil bir karoseri modeli meydana getirmiş. Bu arada birçok burunlu vasıtayı da burunsuz ve Avrupa tipi vasıta hâline getirmiş.
Kemal Karuserci’nin ifadesine göre karoseri mevzusunda Gaziantep bugün bu meslekte isim yapmış; Bursa ve Antalya’dan daha üstün iş çıkarmaktadır. Evvelemirde Gaziantep’te yapılan karoseriler yurdumuzun her tarafına dağıldığı gibi bilhassa Doğu illeri en çok iş veren yerlerdir. Senelerin ihmal ettiği Doğu’nun yolları normal bir trafiğe elverişli değildir. Bu vesile ile burada yapılan karoseriler diğerlerine nazaran muhakkak ki çok daha sağlam yapılmaktadır. Bu husus vasıta sahipleri tarafında bir tercih vesilesi olmaktadır. Çelik karoseri için bir prese ihtiyacı olan Karuserci, ileride de fabrikasyona gitmeyi düşünüyor.
RÜŞTÜ KARUSERCİ
1933 yılında babası Abdullah Karuserci yanında mesleğe atılan Rüştü Karuserci, 1945’te bir müddet Hacı Usta nezdinde çalıştıktan sonra 1948’de atölye açmış. Esas branşı otobüs üzerine olan Rüştü Karuserci; açık karoseri ile pikaplara kapı ve pencere açma işleri de yapıyor. Avrupa tiplerine uygun olarak yapılan karoseriler Avrupa’dan daha sağlam ve daha dayanıklı oluyor. Rüştü Usta; Antakya ve Bursa’da yapılan karoserileri iyi buluyor. Ancak burada yapılan karoseriler de sağlamlık bakımından yurdumuzda başta gelir.
Rüştü Karuserci’ye göre ağaç karoseriler yüke karşı çelik karoserden daha mukavimdir. Fakat o da zamana uyma zorunda kalmış ve meslektaşlarının gidişatına ayak uydurmaya mecbur olmuş ve çelik karoseri yapmaya başlamıştır. En son olarak da Medine’ye 27 kişilik Chevrolet bir çelik karoseri yapmışlar.
Ancak çelik karoseri imalatı birçok takıma ihtiyaç göstermektedir. Bunların başında da muhtelif kaynak makineleri, elektrikli makas, cereyanlı matkap; köşeleri kavislemek için de bir prese ihtiyacı vardır. Bunlar temin edildiği takdirde daha rahat çalışma imkânını kazanacak ve zamandan da istifade edilecektir. Mesleğin tekâmülü için de kooperatifleşmek suretiyle birleşmeli, muhtelif takımları çoğaltmalı ve icap edenlerin yenisini almalı; rahat bir çalışma yerine kavuşmalı, fabrikasyon bir çalışmaya doğru gidilmelidir. Bu şekilde kredi temini de kolaylaşmış olacaktır.
Senelerce Doğu illerine ve hatta İstanbul’a dahi karoseri yapan Rüştü Karuserci; Ankara Karayolları ve Erzincan Belediyesine de karoseri yapmış. Takım ihtiyacının sonsuz olduğunu ifade eden Rüştü Usta ancak kendi...
(Devam edecek)