Yaşar Büyüknacar
Yaşar Büyüknacar daha ilkokul çağlarında iken babası Mehmet Büyüknacar’ın yanına gidip gelmeye başlamış. Zamanla karosercilik kendisine de aşılanmış ve bu mevzuu kendisine meslek olarak seçmiş. Babası ile bir zaman birlikte çalıştıktan sonra 1952 yılında kendi namına iş yeri açmış. Ancak başlangıç pek çetin olmuş; zira geniş bir sermayesi yokmuş. İşe eli iş tutan hemen herkesin evinde bulundurabileceği basit el takımları ile başlamış.
Aradan geçen çetin yıllar içinde bilek kuvvetine dayanmış ve ancak beş yıl evvel motorlu bir şekilde çalışmaya kavuşabilmiş. Yaşar Büyüknacar mesleğinde bir branş seçmemiş. Bilumum vasıtaların karoserlerini yaptığı gibi her şekilde şoför mahalli (bilhassa Büssing, MAN ve Krupp gibi ağır vasıtalara) de yapıyor; bunların da bir karoserci olarak iç teçhizatını ve döşemesini yapıyor. Bütün bunlar gerek vasıta sahiplerinin isteğine gerek mevcut modellerine ve gerekse kendi buluşlarına göre yapılıyor. Tabii bu arada yine en büyük şart, Avrupa tipine uygun olması.
Büyüknacar seri iş çıkaramamaktan müşteki. Çok defa yapılan işe göre malzeme temini güç… Pencere için çift oluklu lastik her arandığı zaman ve istenildiği kadar bulunamıyor. Profil ve nikelaj işleri için Antakya, Bursa veya İstanbul’a gitmek icap ediyor. Bilhassa profil ve nikelaj işleri çok mühim. İcabında bu husus bir işin günlerce veya haftalarca geç kalmasına sebep oluyor. Halen şehrimizde otuz kadar karoserci olduğu hâlde henüz bu işle meşgul olan da yok. Bunu dikkate alan Yaşar Büyüknacar, ileride bu işlerle de meşgul olarak karoser sanayiinin bu büyük ihtiyacını karşılamayı düşünüyor.
Pek yakında da çelik karoser yapmaya başlayacak. Bunun için de punta kaynak makinesine, demir kesmeye mahsus tepsi testereye ve kıvırma makinesine ihtiyacı var. Mesleğin tekâmülü ise döner sermaye olarak kullanılmak üzere maddi yardıma bağlıdır. Ayrıca bunda çalışma yerinin de rolü büyüktür. Gayrimüsait şartlar altında ve dar bir yerde sıkışık olarak çalışılmaktadır. Bir sanayi sitesine şiddetle ihtiyaç hasıl olmuştur. Yaşar Büyüknacar’a göre Kayseri’de sanayi sitesi vardır, sanayi yoktur; burada ise sanayi vardır, sanayi sitesi yoktur. Yapılan teşebbüslerin neticesi en kısa zamanda alınmalıdır. Bu sanayimizin inkişafına da yol açmış olacaktır. Gaziantep ve civarı illerle iş yapan Yaşar Büyüknacar, ayrıca birçok ile de muhtelif şoför mahalleri yapmış.
Halit Büyüknacar
1950 yılında babası Mustafa Büyüknacar ile çalışmaya başlamış, 1958 yılında atölye açılmıştır. Esas branşı otobüs karoseri olan Büyüknacar; başlangıçta şehrimizden başka Erzincan Belediyesine, Maraş, Ankara ve Elazığ’a otobüs karoseri yapmış. Fakat gerek zirai sahadaki gelişme ve gerekse ticari mevzuda iş hacminin yakın senelerde genişlemesi, nakliyeciliği o nisbette inkişafa doğru itmiş. Bu vesile ile yeni yeni nakliyatçılar doğduğu gibi şahıslar da kamyonculuğa merak salmışlar. Ayrıca birçok fabrika sahibi ile büyük çiftçilerin de kendi işlerini kendi kamyonları ile görmek istemeleri üzerine memleketimizde kamyon sayısı günden güne artmaya başlamış.
Bu durumu göz önüne alan Halit Büyüknacar da rahat çalışabilmesi için çok para isteyen otobüs karoserciliğinden vazgeçip sürekli bir iş olan kamyon karoserciliğinde karar kılmış. Halen muhtelif boy ve çeşitte vasıta sahiplerinin arzuladığı şekilde kamyon karoseri yapıyor. Bunda da öylesine muvaffak olmuş ki atölyesi hiçbir zaman boş kalmamakta ve şehrimizin en sürekli bir atölyesi durumuna gelmiş bulunmaktadır. Bütün Doğu ve komşu illere kamyon karoseri yaptığı gibi güneyde de Mersin’e kadar dal budak salmış.
Ancak malzeme olarak bir ağaç ve bir demirle yürütülen kamyon karoserciliğinin de sıkıntılı tarafları yok değil... Bunun başında da kereste geliyor. Karoserin yanına, önüne, kapısına ve tabanına bu iş için en elverişli olan çıralı çam; iskeletine de fırınlı gürgen kullanıyor. Fakat büyük ağaçların kesilip dağlardan indirilmesi Orman İdaresine güç ve pahalıya mal olduğundan 5-6 metrelik kereste bulunamıyor. O zamanda boyu 5 metreden yukarı olan kamyonların tabanı ekli olarak döşeniyor. Bu ise fazla zaman ve işçilik sarfına sebep olduğu gibi tabanın nispeten daha çabuk çürümesinde de rol oynuyor. İşin zevksizliği de ayrı bir mesele... Evvelce İsveç’ten muhtelif boylarda çıralı çam kereste geliyormuş, şimdi o da kesilmiş.
Kamyon karoseri mevzuunda işçilik ve sağlamlık bakımından Gaziantep’in yurdumuzda başta gelebileceğini ifade eden Büyüknacar, her şeye rağmen burada fiyatların da düşük olduğunu belirtiyor. Mesela burada 3.500 liraya yapılan 5 metre boyundaki karoser; İstanbul’da metresi 1.000 liradan hesaplanmak üzere 5.000 liraya yapılıyor.
(Devam edecek)