Elinde var destisi, oldum yemek hastası; ille de Arap köftesi, hele yağda kavurması. Geldi nisan haftası, buğuda süzek köftesi; ne hoş olur yemesi, hele ayran içmesi... Alleben'e gitmeli, yağlı köfte etmeli; başka yemeği netmeli? Yaprağıyla yutmalı, ille de yağlı köfte; malhıtalı köfte yumuşak, turşu getirin uşak! Şeyh Hamamı’na gidek, kıymalı köfte edek, üstünden hedik yiyek; gelek, gidek. Yuvarlama alayından ince, bayılırım görünce; yarar ihtiyara, gence. İçli köfte parmağıyla oyulur, içine kıyma koyulur.