BİR TAZMİN

“Hayder gibi ferda gamını çekme A Ethem"

“Zannetme ki Bülbül gibi hep zâr ederiz biz"

Ethem Sandıkçıoğlu'na hürmetlerimle

“Sun bâdeyi saki yine meyhanede yattık,

Peymane bizim, zahide taâtı uzattık.

“Meyhane de mescit de bize cilvegahî yâr,

Her göz yumup açtıkça tecellileri tatdık.

“Her köşe-i alem bize dergah İlahi,,

Deyr, mescid-ü havra sözünü bir yana attık.

“Seccadeyi de hırka –vü- destanları da yaktık,

Cennet denilen ülkeyi bir buğdaya sattık.

“Bahti siyeh ol zülfü siyekten bize mevrus"

Feryad ile dünyayı “Serendip" de kararttık.

“Mamure-i Tevhid olalı memleketi kalb

Biz her köşede cennet-i âlâyı yarattık.

“İskatı izafet edeli kalmadı ağyar,

Ağyarı da yâr eyleyerek vahdete kattık.

“Batıl duramaz dide-i hakbiyne mukabil"

İnkârları inkâr ile iymanı yaşattık.

“Sen talip isen biz dahi matlubı cihanız"

Mansura Enel hak dediren ruhu yaşattık.

“Her mezhebe karşı boyun eğdik demedik "la"

" La" derdemez “illa” deyerek münkire çattık.

“Mihrabi teveccüh bize ebrusu o yarın"

Son rikati “Musa" ile “Sina'da" kapattık.

Edhem gibi üstad ile gam çekme Bayaz sen

Zannetme şafaksız, sonu yok çıkmaza çattık.

Hüseyin BAYAZ