Muhterem Dinleyenlerim,

Her yıl olduğu gibi bu sene de 5 Ocak ile 11 Ocak arasına rastlayan hafta Veremle Savaş Haftası olarak ilan edilmiş. Bütün sene bu afetle savaşırız. Bu bir hafta esnasında da bir sene içinde yaptığımız işler hakkında vatandaşlarımıza bilgi vermekle beraber amansız düşmana karşı son taarruza geçeriz.

Hastalık, bulaşma şekli, mikrobun evsafı ve korunma çareleri hakkında ilgili arkadaşlarım gene radyomuz ve basınımız vasıtasıyla sizlere gerekli bilgiyi vereceklerdir. Ben Veremle Savaş Dernekleri hakkında birkaç söz söylemek istiyorum.

Her sene milyonlarca insanın telef olmasına sebep olan, bilhassa çiçeği burnunda gençlere musallat olarak yuvalar yıkan, aileleri matemlere gark edip çoluk çocuğunu kimsesiz bırakan bu felakete karşı yalnız hükümet olarak veya yalnız halk olarak savaşmanın kâfi gelmeyeceği anlaşılmıştır. Bundan ötürü bir taraftan hükümet uğraşırken, diğer taraftan da yer yer kurulan Verem Savaş Derneklerinin el ele vererek savaşmaları lüzumu hasıl olmuştur.

Bugünkü anlamıyla verem savaşı, medeni dünyada geçen yüzyılın son senelerinde başlamıştır. Veremin bulaşıcı bir hastalık olduğunun anlaşılması, tüberküloz basilinin keşfi, bu savaşın temel taşlarını teşkil etmiş ve ileri memleketlerde modern verem savaşı bilhassa sosyal cephesiyle tedrici ve müterakki bir surette gelişmiştir.

Avrupa’da ilk olarak 1891’de Berlin’de Bulaşıcı Hastalıklar Polikliniğinde hastalara verem hakkında bilgi verilmeye ve veremli ailelerin evlerinin kontrolüne başlanmış; bundan sonra sırasıyla İngiltere, Belçika ve Fransa’da bu asrın başında Verem Savaş Dernekleri kurularak dispanser tesis edilmiştir. Bu teşkilat bundan sonra bütün dünyaya yayılmış ve buna paralel olarak tedavi müesseseleri de hızla gelişme göstermiştir.

Memleketimizde veremle savaş fikri 1’nci Cihan Harbi’nin son senelerinde belirmeye başlamıştır. Filhakika harbin son zamanlarında İstanbul’da bir şey yapılamadan dağılmıştır.

İstiklal Harbi’ni müteakip 1923’te İzmir’de bir savaş derneği kurulmuş fakat uzun seneler pek az faaliyet gösterebilmiştir.

Nihayet 1927’de İstanbul Verem Derneği kurulmuş, o da 1940 senesine kadar bir dispanser, bir halk sanatoryumu açarak mütevazı bir faaliyet göstermiştir. Bu dernek Türkiye’de bugünkü verem savaşının kurulmasında büyük rol oynamıştır.

Cumhuriyet hükümeti doğrudan doğruya verem savaşını uzun müddet ele almamakla beraber İstanbul’da ve diğer büyük şehirlerde kurulan Verem Savaş Derneklerine yardımdan geri kalmamış; bazı şehirlerde hükümete ait verem dispanserleri ve bazı tedavi müesseseleri açmıştır. Sağlık Bakanlığı verem savaşının memleket ölçüsünde bir plana bağlanması işini ancak 1949 senesinde ele almış ve böylece Bakanlık Türkiye’de verem savaşı konusunda etkili bir çalışmaya geçmiştir.

Bugün yer yer kurulmuş 100’den fazla dernek, hükümetin de yardımıyla savaşa devam etmektedir.

Gaziantep’imizde Verem Savaşı Derneği 30 Aralık 1947’de Halkevi kütüphanesinde müteşebbin heyetin yaptığı bir toplantıyla faaliyete geçmiş; o zamandan bu yana gittikçe artan bir gayretle binlerce hasta vatandaşımıza ve ailelerine faydalı olmaya çalışmıştır.

Bugün şehrimizde Bakanlığa bağlı 125 yataklı bir hastane, gene Bakanlığa ait Şehreküstü, bir de derneğimizin imkânlarıyla çalışan Tabakhane Dispanseri olmak üzere 2 dispanserimiz bu yolda çalışmakta ve halkımıza elinden geldiği kadar hizmet etmeye gayret göstermektedir.

Bu çalışmalarımızda bizlere yardımcı olmanızı diler, hepinizi saygı ile selamlarım.