Sosyalizm adına bir kör dövüşüdür gidiyor, iddialar sosyalizmle ilgisiz; en adisinden ayak oyunları ve günlük politikanın en bayağı istismarı, hepsi o kadar.
Sıkıştıkları zaman “Batı sosyalizmi” derler, ama ilk çabaları Batı’yı gözden düşürmek, lekelemek içindir. Buna karşılık “Doğu sosyalizmi”ne en ufak bir tenkitte bulunmazlar. Tam tersine “Doğu sosyalizmi”nin açtığı her çıban başında bütün güçleri ile Batı'ya karşı yer alır, “Doğu sosyalizmi”nin, bu en barbar ırk diktatörlüğünün paralelinden basarlar yaygarayı.
Bütün işleri Batı’da zaaf, Batı’da başarısızlık aramak. Bulduklarını veya icat ettiklerini veya bulduk sandıklarını hoparlörlere verir, dev aynalarına tutar fakat “Doğu sosyalizmi”nin insanlara kan kusturan, bir dilim ak ekmeği çok gören paslı gıcırtılarına kulaklarını tıkar. O yönden gelen iniltileri Batı’ya karşı bastıkları küfür, isnat ve iftiralarla bastırmaya çalışırlar.
Batı sosyalizmi, hatta barbar eline düşmemiş yalın sosyalizm yüzde yüz demokrasinin malı ve eseridir; Batı’da sosyalizm kendisinden öne demokrasiyi alır. Batı’da siyasi tarih, sosyalist partilerin demokrasi için harcadıkları çabaların örnekleriyle doludur. Ama bizim millî sosyalistlerimizin, demokrasi dediniz mi cinleri oynar ve yalan rekorlarını, küfür rekorlarını işte bu konuda, demokrasiye ve demokratik müesseselere saldırmak için kırarlar.
Toprak meselesi mi? Toprak meselesinin ardında yatan asıl dava en verimli şekilde halledilecektir ve bu başarı şu profesyonel sosyalistlere rağmen sağlanacaktır. Petrol meselesi mi? Petrol er geç Türkiye’nin olacaktır ve bu başarı şu profesyonel sosyalistlere rağmen sağlanacaktır. Sosyal adalet mi diyorlar? Yok, bu kof iddiaları iflas etti diye onu bırakıp da eğitim meselesini mi aldılar? Veya esinti öyle getirdiği için parmaklarını işçi meselesine, sanayiye mi doladılar? Aldırmayın yaygaralarına. Bütün bu meseleler de en verimli, en kurtarıcı ve yüceltici şekilde halledilecek ve bütün bu başarılar da şu profesyonel sosyalistlere rağmen sağlanacaktır. Çünkü Türkiye bu yola girmiş. Türkiye uyanmış, Türkiye hürriyet düzeninin mucizesini, hiç değilse örneklere bakarak idrak etmiştir.
Tarık BUĞRA (Ankara Haber)