Güzel sanatların bir kolu olan tiyatro, bugünkü eğitimsel çalışmaların en önemlisi olarak kabul edilmelidir. Tiyatro, mümkün olduğu kadar realiteye benzemeye çalışır. Tiyatro, ilk doğduğu andan bugüne kadar hiç durmadan tekâmül ediyor ve daha mükemmele doğru yol alıyor. Böylece tiyatro; bütün beşerî faaliyetlerden bir hisse kaptığını ve insanın en devamlı ihtiyaçlarından birine cevap verdiğini ispat etmiş oluyor. Sinema, radyo, televizyon ne kadar mükemmele doğru gitse de yine de tiyatronun yerini tutamaz. Çünkü tiyatroda seyirciler; canlı birer insan olan aktör ve aktrislerin karşısındadır.

Tiyatro şüphesiz ki bir âlemdir. İnsan orada eğlenir, güler ve bir ders edinir. Fazla çalışmış bir işçi tiyatroya giderse âdeta kendini kaybederek yorgunluğunu unutur. Bir ferahlık hisseder ve ondan faydalanır. Teselliyi bazen içkide bulan gençler tiyatro sevgisini tatsalardı, meyhane köşelerinde dolaşmazlardı. Böylece bu pis yerlerden uzaklaşıp kurtulurlardı; piyesler seyreder, teselli olurlardı.

Gaziantep’te amatör tiyatroların çoğalmasına çalışmalıyız. Çünkü bu amatör tiyatrolar, Gaziantep’te hakikî tiyatroların meydana gelmesi için lüzumlu muhiti hazırlayacaklardır.

Cahit SARAÇ