Saat sabahın yedisi... Şimdi biz Boyacı Camii’nin üst tarafına düşen kahvehanenin önündeyiz. Burada semt halkı çevrelenmiş, belediyece cadde açımı sebebiyle yıkılmış olan bir evin enkazının kaldırılışını seyretmekteyiz. Sert tırnaklarını büyük gürültülerle yere daldıran ekskavatör; söktüğü toprağı, taşı önce kümeliyor, sonra da kepçesine doldurarak havaya kaldırıyor ve enkazı taşımakta olan traktörlerin arkasındaki römorka boşaltıyor. Her tarafta gürültü, patırtı, motor sesi, toz, duman...
Bu sırada kalabalıkta bir kaynaşma oldu. Halkın bir kısmı: “İşte siyah araba geldi!” sözleriyle; şimdi bir kısmı yola giden, diğer kısmına da dükkân ve kütüphane yapılmakta olan eski Pürsefa Parkı’na doğru yürüdüler. Siyah arabadan inen siyah gözlüklü adam Belediye Başkanımız İbrahim Tevfik Kutlar’dı; vakit de yukarıda belirttiğimiz gibi sabahın yedisiydi. Açılmakta olan Teftin Caddesi’ni kontrole gelmişti Kutlar. Oradakilerin belirttiklerine göre her gün saat yedide geliyor, toz toprak içerisinde saatlerce çalışmaları takip ediyordu.
Kalabalıktan birisinin kolunu dürterek: “Nasıl, caddenin açılmasından ve İbrahim Bey’den memnun musunuz?” dedim.
Adam şöyle bir gülümseyerek yüzüme baktı. “Bu da sorulur mu be kardeşim?” diyerek ve makine gibi döktürerek devam etti: “İbrahim Bey’den memnun olup olmamamızın sözü olur mu? Biz bütün bu semtliler ona ‘İmar Makinesi’ adını vermişizdir. Şu iki yıl içinde asırların ihmali bu koca semtte; kanalizasyonunu, parkesini yapmadık sokak değil, üç metrelik çıkmaz bile bırakmadı. Şu caddeye bak (Teftin Caddesi); burayı, bu çarpık çurpuk dar caddeyi İbrahim Bey’den başka kim açmaya teşebbüs ve cesaret edebilirdi bu şartlar altında? Sonra kim dönüp de bakardı bu fakir semtlere?”
Hakikaten şu Teftin Caddesi’nin dünkü hâli neydi, bugün ne olmuştu? Dar, o eğri büğrü, biçimsiz caddenin yerinde şimdi Atatürk Bulvarı genişliğinde koca bir cadde meydana gelmişti. Bir yanda evler, dükkânlar yapılıyor; bir yandan kanalizasyonlar açılıp derinleştirilerek kapatılıyor, bir yandan da parke döşeniyordu! Eski Hal civarından başlayan bu cadde, “Çitçinin Meddası” denilen şehrin dışına kadar istimlak edilmiş açılıyordu.
Söylentilere göre bu sene parkesi yapılacak olan geniş caddenin ilkbaharda tretuvarları yapılacak ve cadde asfalt olacak! Böylece şehrimiz güzel, geniş bir cadde kazandığı gibi Çimento Fabrikası da en yakın mesafeden, en geniş bir yolla şehre bağlanacaktı...
Ayrıca bu cadde üzerinde hantal bir vaziyette duran Pürsefa Parkı da yararlı bir hâle getirilmekteydi. Yarısı yola giden bu parkın altına bir umumi tuvaletle geniş ve demirciliğe elverişli dükkânlar yapılırken üstüne de semtin şiddetle ihtiyacı olan bir kütüphane yapılmaktaydı. Gaziantep Şehir Meclisinin son toplantılarından birinde Teftin Caddesi’ne, Gaziantep şehrinin eski çalışkan Belediye Reislerinden Hamdi Kutlar’ın adının verilmesi de memnuniyetle karşılanmıştır.