(Sayı 12’den devam)
Belkıs Civarında Tarihî Eserler:
Belkıs civarını çepeçevre esaslı bir tarihî incelemeye tabi tutacak olursanız hiç şüphesiz yüzlerce tarihle ilgili eserle karşılaşacak olursunuz. Bunlardan en meşhuru Belkıs harabesinin varoşu sayılan Birecik kazasında kâin olan eserlerdir. Bu eserlerden en önemlisi Birecik Kalesi’dir. Mezkûr kale o kadar meşhurmuş ki güneşi mevcut kale burçlarından her ay birinde doğdururlarmış. Yani güneş her ay bir burcun istikametinden doğarmış... Birecik Kalesi, Fırat suyu kenarında sarp ve yalçın kayalıklar üzerine inşa olunmuştur. Ekseri kısmı yıkılmıştır. Yalnız güneye bakan bir kısım sağlam denecek hâlde duruyor. Diğer kısımlar bakımsızlık ve tabiat tahribatı karşısında mamureliğini kaybetmiştir. Birecik Kalesi’ni bundan birkaç gün önce incelemek için kaleye çıktığımda güney kısmında bir yer tuhafıma gitti. Oda kabilinden derinlere inilen bir yer. Odamsı duvarda birkaç süpürge, sapından duvara asılı. Taban tertemiz süpürülmüş ve sulanmış... Duvarın kenarında mezara benzer bir şeyler; meğer orası ismi ve cismi bilinmeyen bir evliyanın yattığı yer imiş...
Birecik’in tam ortasında kaleye yakın bir kısımda bundan birkaç sene önce bir kazı neticesinde çıkan bir hamam harabesi vardır. Bu hamamda yapılış tarzı, planı, kullanılan taşların sağlamlığı, kurnalar, taksimat ve bugünkü yapı tekniğine uyarlığı insanı cidden hayran bırakıyor. Eskilerin insanını bazı yönlerden takdir etmemek elden gelmiyor. Bahsettiğim hamam sapsağlamdır; yalnız tavan kısımları bakımsızlığın kurbanı olmuştur. İkinci hamamı bundan 2-3 sene önce görmüştüm. Nizip-Karkamış demiryolu inşaatının devam ettiği Kınay köyü ile Kefre köyü arasındaki çok basit yarmada kazı yapılırken yine bir hamama rastlandı. Hamamın her şeyi hazırdı. Kurnalarındaki curnlarda dahi su vardı. Külhan kısmındaki siyahlıklar hâlâ durmaktaydı. Tek noksanı müşterilerle hamamcıların noksan olmasıydı. Ne yazık ki birçokların adı geçen hamamı görmek tecessüsü belki belirecektir. Tesadüfün lütfuyla çıkan hamam, tren raylarının döşeniş istikametinde olduğundan doldurularak yola kalp olunmuştur. Böylece tarihî bir hamam da yeniden tarihî kayba, bilinmeyen bir tarihe kadar karışmak talihsizliğine uğramıştır. Başka bir yazımda Birecik Kalesi ile civarını geniş tetkikat mahsulü olarak anlatmaya çalışacağım.
(Devam edecek) Mehmet SOLMAZ