Kültür; halk arasında mevcut olup kendiliğinden meydana gelen, tamamiyle mahallî olan adetler ve gelenekler, dil, zevk, giyiniş ve duyuş tarzlarıdır.
Gaziantep; Kavaklık’taki çiğ köfte safaları; Başpınar, Dülük, Nurgana gibi mesire yerleri; köy düğünlerinde Türk köylüsü ve Türk genci ateşliliği ile oynanan halk oyunları ve bu allar yeşiller giyili topluluğa ahenk veren musiki anlayışı, konuşuşu, düşünüşü, çalışkanlığı, kahramanlığı velhasıl her şeyi ile diğer şehirlerden ayrılıklar gösterir; amma ne yazık ki bunların bir kısmı başkaları tarafından mal edilmiş, başkalarını meşhur etmiş veya bir köşede bırakılıp kalmıştır.
Gaziantep, güzellikler şehri; koca bir devlete göğüs germiş, kanının son damlasına kadar çarpışmış, beyaz teslim bayrağı yerine kanlı şehit kefeni çeken ecdadımızın şehri; uzun saçlı, ela gözlü, al kırmızı fistanlı Türk kızlarının, göğsü memleket aşkıyla çarpan erkeklerin, bu havayı benimseyen çocukların, her güzel âşığının şehridir. Her köşesinde ayrı bir güzellik, her an başka bir letafet: Güneş doğarken kızaran ufuklarda ayrı bir neşe; kızgın öğle sıcağında bazen sıcak, bazen ılık esen rüzgârın vücutta uyandırdığı kırgınlığı gideren sularındaki tatla ve akşamın son ışıklarındaki duygularıyla coşan, kaynaşan emsalsiz bir Türk şehridir. Bu şehri tanıtalım.
Mustafa TÜMER