Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer berber iken, pireler tellal iken; ben nenemin beşiğinde tıngır mıngır sallanırken, Sultan Süleyman adlı bir padişah varmış.
Bu padişah, dünyadaki bütün hayvanların dilini bilir ve onlarla konuşurmuş. Hatta bir rivayete göre, ab-ı hayat suyunu içerek yüzlerce sene yaşamış. Fakat sonunda o da ölüme mahkûm olmuş.
Sultan Süleyman devler ve vahşi hayvanlarıyla daima dünyayı dolaşırmış. Yine böyle bir dolaşmasında, tahtıyla beraber kendi önde, hayvanları arkada Bağdat’a gidiyormuş. Yolu Antep üzerinden geçiyormuş. Sultan Süleyman önde, dev ve hayvanları arkada Alleben’in üzerinden geçerken devler: — Susadık, şuraya inip biraz su içsek, diye huysuzlanmaya başlamışlar.
Sultan Süleyman ilk önce tereddüt ettiyse de sonra "Ya Bismillah," diyerek Alleben Deresi'ne inmiş. Devler ve hayvanlar İncirlipınar’ın suyunu içmişler. Devler, filler ve diğer bütün hayvanlar suyu içer içmez kabadayılaşmaya başlamışlar. Kendi kendilerine şu soruyu sormuşlar: — Bu adam kim oluyor da biz onun emrinden çıkamıyoruz?
Sultan Süleyman’ın Alleben Deresi'ni gezerek tetkik yapmasından faydalanarak hemen devler ve hayvanlar toplanmışlar, konuşmuşlar, görüşmüşler ve en sonunda Sultan Süleyman’ın emrinden çıkmayı kararlaştırmışlar.
Sultan Süleyman’ın yanına giderek kararlarını söylemişler. İlk önce Sultan Süleyman hayvanları yola getirmeye çalışmış. Fakat onlar "Nuh" deyip "peygamber" dememişler. Sultan Süleyman bütün uğraşmasının, çabalamasının boşa gittiğini görünce: — Bari benimle şuraya kadar gelin de ondan sonra vedalaşalım, demiş.
Fakat hayvanlar bir kere İncirlipınar’ın suyunu içmişler; onun için de "Yok," diye reddetmişler. En sonunda Sultan Süleyman binbir türlü hilelere başvurarak hayvanları razı etmiş. Etmiş ama kendi de bitmiş. Sultan Süleyman hayvanları Antep sınırına kadar getirince akılları başlarına gelmiş ve hepsi Sultan Süleyman’ın ayaklarına kapanarak ağlamaya başlamışlar. İncirlipınar’da içtikleri suyu böylece fazlasıyla dışarı atmışlar. Hayvanlar Sultan Süleyman’dan özür diledikleri zaman Sultan Süleyman: — Kabahat sizde değil, suyu sert Antep’te, demiş.
Not: Bu masalı Servet Ünalmışer, Özdemir Oral’dan 13.04.1960 tarihinde derlemiştir.