Şehrimizin dış mahallelerine bir göz atacak olursak futbola geniş bir yer verildiğini, her mahallenin cazip isimler altında bir mahalle kulübü kurduğunu müşahede etmekteyiz. Böyle bir faaliyet; yeni yetişen gençliğin kahve köşelerinde, içki salonlarında vakit geçirmeyip temiz havada vücutlarını geliştirebilmek için yaptıklarını sathi olarak düşünecek olursak takdire şayandır. Fakat metotsuz, yerinde ve zamanında yapılmayan sporların; vücutta gelişme hâlinde bulunan kemik uçlarının bir an önce sertleşip vücudun gelişmesine mâni olduğunu, bu yüzden de bazı gençlerimizin kısa boylu kalmalarına sebep olduğunu da unutmamak lazımdır.

Sayıları gittikçe artan sporcu gençliğin, sistemli olarak çalıştırılmadıkları takdirde fayda yerine zarar temin ettiklerini bazı kısa misallerle aydınlatacağım.

Anormal bir sahada, etrafında pis suların aktığı bir yerde spor yapan bir gencin; suyun pisliğini düşünmeyerek ona elini sokup ayakkabısını yıkadığını, tekrar o kirli elini ağzına götürdüğünü görünce o gencin mikrop almadığını iddia etmek yersiz olur. Ayrıca normal gıda almadan, fazla enerji sarf eden gençliğin yaptığı spordan ne faydası olabilir? Tabiidir ki hiç. Hatta bu durumda olan arkadaşlarımdan bazıları ya genç yaşta hayatı terk ettiler yahut hasta oldular yahut da cılız kaldılar.

İşte bu gibi üzücü hâllerin meydana gelmemesi için sporsever büyüklerimize; gençlik için iyi spor sahaları tertip etmek, onlara yaşlarına göre spor yaptırmak, gençliğe spor terbiyesini aşılamak ve spor kültürünü öğretmek gibi mühim vazifeler düşmektedir. Büyüklerimizin bunları yapacaklarından eminiz.

Radyoda Gaziantep’imizden Muharrem Dalkılıç’ın Avrupa Atletizm Müsabakaları’na katılacağını duyunca kim sevinmez? Bunlara birçok daha Gaziantepli genci iştirak ettirmekle kim iftihar etmez?

Parolamız, Büyük Ata’mızın “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” vecizesidir.

Murtaza AKPOLAT