Hemen hemen hepimizin bildiği "temizlik imandan gelir" diye dinî olduğu kadar medenilikle de sıkı irtibatı bulunan bir söz vardır. Zira, hiç şüphe yok, bu söz; hem kendi varlığımızı temsil eden ruh ve ahlâk temizliği hem de dış görünüşümüzle bizleri cemiyete takdim eden üst baş temizliği için muteber olarak kabul edilebilir. Biz burada her iki nokta üzerinde durarak türlü tefsirlerde veya yorumlarda bulunmaktan ziyade; en başta medenî bir insan olarak, sonra da şehirli bir vatandaş olarak, kötü ahlâk ve düşünüşlerle kimseyi üzmeksizin, keseden bir kuruş dahi sarf etmeksizin ve yıkanmamaktan veya yıkamamaktan hâsıl olan fena kokularla kimseyi taciz etmeksizin, her şahsın yapabileceği bir temizlik üzerinde durmak ve bu yolla da medenî bir arzuyu duyurmak istiyoruz. Şehir temizliği! Medenî ihtiyaçtan doğan arzunun ismi budur.
Günbegün medenî ışığın parladığı yere doğru biraz daha yakınlaşan güzel şehrimizi Şark’ın incisi diye vasıflandırmaya sebep teşkil eden vesilelerden biri de hiç şüphe yok Gazi şehrin bol miktarda yemişlere yahut yiyeceklere malik oluşu ve bunun yanı başında da halkının yemeyi sevenler oluşudur. Yemek iyi şeydir. Fakat şehir içinde umuma karşı, yenilen yemişlerin kabuklarını ve elimizde bulunan, atılması zaruret hâline gelmiş herhangi bir nesneyi caddelere atarak fena kokuların meydana gelmesine, aynı zamanda çirkin bir manzaranın görünümüne sebep olmak herhalde iyi bir şey olmasa gerek. Bunun için şehrin uygun yerlerinde çöplükler temin edilmiştir. Elimizdeki bir şeyi atmak için ilk rastlayacağımız çöplüğe kadar yürümeye üşenmeyelim. Şehrimizi ziyarete gelenlere karşı fena göstermemek ve hoşa gitmeyen intibaların uyanmasına meydan vermemek için bu yolda da zahmetsiz gayretlerimizi sarf etmekten çekinmeyelim. Bundan başka, bir şehrin temizliği demek o şehir halkının ne dereceye kadar medeniyete yakın olduğunun en bariz bir misali demektir. Bu vazife, sayın hemşehrilerim, herhangi bir devlet idaresine ait değildir. Bu vazife ancak kendi varlığımızın aynası olarak yine kendimize ait olan bir vazifedir. Mademki bizler, Gazişehrin evlatları, şehrimizi yükseltmek istiyoruz o hâlde bu hususu da nazaritibara alalım.
Ahmet Nazif KARSLIGİL (Almanya)