Dünyaca tanınmış Amerikalı hikâye yazarı William Saroyan, kısa bir süre önce kentimizden geçti. Baba yurdu olarak ziyarete geldiği Bitlis’e giderken bir yol uğrağı oldu ona kentimiz. Yanında Cumhuriyet Gazetesi adına ona arkadaşlık eden Fikret Otyam vardı. Fikret Otyam, William Saroyan ile yaptığı gezinin izlenimlerini bir sıra yazı ile Cumhuriyet’te yayınladı. Bu yazı serisini kentimizde izleyen okuyucuların, bu yazıma yan başlık yaptığım sözleri okuyunca benim dek övünç duyacaklarını düşünmek ne denli kıvanç verici!
Gerçekten ünlü yazar W. Saroyan Anadolu’yu bir baştan öbür başa dolaşıyor, birçok kentleri görüyor. Bunlar arasında baba yurdu Bitlis de içinde. Yalnız Gaziantep’i dikkate değer buluyor, beğeniyor. “Bir gün gelecek bu şehir Türkiye’ye ışık tutacaktır.” diyor.
Bazıları Gaziantep’i büyük kent olarak överken bunun nedenini; kentin genişliğinde, kentli sayısının çokluğunda, alışveriş ile endüstri ortamlarının gelişmiş olduğunda arar, bunlarla belirtirler. Oysa bu kişiler; kent niçin büyümüş, kentli sayısı niçin artmıştır? Alışveriş ile endüstri ortamları niçin gelişmiştir? Bunların nedenini düşünmezler. Bana kalırsa bütün bu saydıklarımız birer neden değil, sonuçturlar. Bu üstünlüklerin nedenine gelince, onu Fikret Otyam’dan dinleyelim:
“...Gaziantep’in o arı gibi insanlarını kim unutabilir? Alın terinin, dürüstlüğün, içtenliğin, çalışkanlığın semeresini gören, daha da görecek olan Gaziantep...” diyor Fikret Otyam. İşte Gaziantep’in büyüklüğünün, ileriliğinin nedenleri...
William Saroyan da Gazianteplinin çalışkanlığına, içtenliğine, tümüyle buluş ve canlılık taşan varlığına hayran olmuştur. “Bakırcılar, dokumacılar, tarifsiz bir hızla gelişen sanayii, caddeler dolusu kitapçı dükkânlarında Saroyan’ın kitapları...” Bütün bunlar şaşırtmış, heyecanlandırmıştır ünlü yazarı.
Prof. Cahit Tanyol bir sohbetinde: “Gaziantep Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu kentlerine öncülük ettiği gibi, uygarlık savaşında da öncülüğü elden bırakmamış, kalkınmanın güzel bir örneğini vermiştir.” demişti. Gerçekten Gaziantep, Kurtuluş Savaşı’ndan kentinin ve nüfusunun yarısını yitirerek çıkmıştı. Fakat Gaziantepli; çalışkanlığı ve yapıcı gücü ile yaralarını çarçabuk sarmış; Büyük Atatürk’ün “Cemiyetimizi muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız!” sözlerinin gerçekleşmesi yolunda örnek olmasını bilmiştir. Gaziantep bu yoldaki başarısıyla da Türkiye Büyük Millet Meclisinin bağışladığı Gazilik unvanına değer olmanın yeni bir delilini vermiştir.
William Saroyan, bu gezisinde kentimize gelen birçok ünlü kişiler gibi; Gaziantep’in canlılığını, çalışkanlığını, yapıcılığını görmüş, ona hayran olmuştur. Bu uyanık kentin kişileri, sanatçıyı heyecanlandırmıştır. Saroyan’ın gazetedeki resmini gören ortaokul ikinci sınıf öğrencisi, gazete satıcısı Ali Özkurt’un uzatılan parayı elinin tersiyle iterek “İstemez ağam istemez... Bu bizim misafirimiz.” demesi ünlü sanatçıyı son derece duygulandırmış; bunu bir öykü konusu yapacağını yanındakilere söylemiştir.
Uyanık, çalışkan ve yapıcı insanlar ülkesi Gaziantep’e selam ve sevgileri var William Saroyan’ın...