Milletlerde toprağa, yani vatana bağlılık en asil bir duygudur. Her millette toprak sevgisi vardır ve her millet bu asil duyguyu taşır; fakat Türk'ün bu duygusu hepsininkinden daha asildir. Çünkü o bu üstünlüğü çok kahramanca bir yurt savaşı yapmakla kazanmıştır.
Büyük harbin sonunda Osmanlı İmparatorluğu yenildi. Bunun neticesi olarak memleket yer yer işgal edilmeye başlandı; fakat Türk milleti mağlubiyeti kabul etmedi. Doğuşundan beri efendi yaşamaya alışmış bir millet nasıl esir olabilirdi. Derhâl millî şuur şahlandı. Esaret mi? Hayır! Efendi yaşadık, efendi öleceğiz! Yer yer cepheler kuruldu. Türk millet kendi hakkını ve toprağını kendi koruyacak.
Bir gün Antep de bu tecavüzkâr ellerden birinin kendine doğru uzandığını gördü. Aynı his, aynı iman.. Dört sene çarığını ayağından çıkarmamış olan koç yiğitler onların tozunu bile silmeye vakit bulamamışlardı. Yurt tehlikede! Silah başına! Yol yakın, zalim ve küstah!
Bir ses gürlüyor: "Geliyoruz, görürsünüz!"
Soğuk ve karanlık bir kış gecesinin kızıllaşmaya başlayan aydınlığında diş dişe, çok çetin ve çok kanlı bir didişme. Düşman hurdahaş olmuş ve mağrur başının nasıl sert bir kayaya çarptığını anlamıştı. "Durmayacak; bunlara bir ultimatom vermek lazım. Bugün akşama kadar kayıtsız ve şartsız teslim olursanız belki şartlarımızı biraz yumuşatırız." Aksi takdirde zalim ve amansız bir bombardıman devam ediyor ve Antep bir gülle yağmuru altında cevap veriyor: "Buraya ancak ölülerimizi çiğneyerek girebilirsiniz. Yurtta tek Türk ve Türk'te tek damla kan kaldıkça savaşa devam edeceğiz. Antep teslim olmıyacaktır." Ve sabahleyin, şehrin doğusunda bir kahramanlık tacı gibi yükselen kalede mezeletin remzi olan beyaz paçavra yerine Türk şehametinin büyük sembolü şanlı bayrak dalgalanıyor. Ne kahraman ruh.
Savaş devam ediyor. Öyle bir savaş ki buna ancak yumruğun ve imanın gülle ile dövüşmesi denebilir. Çünkü elinden silahı alınan milletin ancak iman için var.. Sese sesmi vermek lazım? Antep ramazan topunu kullandı. Bu sembolik bir cevaptı. Antep düşmanı imanı ile yendi.
Verdun, topun ve güllenin kalesi idi. Antep bâzu ve sinirin kalesi oldu.
Kahraman doğan Türk, kahramanlığı doğuşundan beri bir madalya gibi göğsümde taşıdı. Antep'in bir İstiklâl Madalyası ve bir de Gazilik beratı var. Gaziantep iki defa kahramandır.
Yazan: Kâni SARIGÖLLÜ
Fotoğraf: Gaziantep’in Umumi Görünüşü