Sayıları elin parmaklarını aşmayan sınıf arkadaşlarımdan Abdülkadir Dai’yi de 1 Aralık 1967 Cuma günü toprağa verdik. Ağır bir hastalığın yükünü bükülmüş başı, eğilmiş omuzlarında senelerce büyük bir yaşama gücü ile taşıyan Abdülkadir Dai’nin güçlü çelik adale ve iradeli günlerini en yakınlarından bile tanıyanlar azdır sanırım.
1912-13 ders yılında Halep Sultanîsi'nin parasız yatılı sınavlarına giren ve hepsi de kazanan Anteplilerden biri de Abdülkadir Dai idi. Sağlam vücut yapısı, neşeli hâli; atlama, sıçrama, koşmadaki başarısı ile okulun; derslerindeki muvaffakiyeti ile de sınıfının seçkin öğrencilerindendi.
Her Türk gibi o da hamiyetli, feragatli bir vatanseverdi. Birinci Dünya Savaşı'nda Halep Sultanîsi'nden gönüllü asker yazılan 21 öğrencinin öncülerindendi. Gönüllü gençler; üç aylık, yaya ve meşakkatlerle dolu bir yolculuktan sonra İran Azerbaycanı’nda Ruslarla savaşan ve Van’ın sükûtu üzerine geri çekilen Birinci Kuvâ-yı Seferiye'nin seyyar hastanesinde çalışıyorlardı. Abdülkadir Dai, çekiliş sırasında Yüksekova’da yaralı kafilesinin başında Musul’a götürmek vazifesi ile birlikten ayrılmıştı. Musul’da ağır bir hastalığa yakalanmış ve hasta olarak Antep’e dönmüştü. Merhum, bundan sonra tahsile devam edememiş ve öteden beri çok imrenip sevdiği terzilik mesleğine girmişti. Musul’da yakalandığı hastalığın vücudunda bıraktığı mikroplarla tekrar hastalandı; boynu büküldü, kameti eğildi. Yarı felçli bir hâle düştü. Yine de yaşamak azmi ve iradesini yitirmedi. İki oğluna yüksek tahsil yaptırdı; bir kızını da öğretmen yetiştirmek suretiyle babalık görevini yerine getirdi.
Gaziantep Savaşı'na da katılmış olan Abdülkadir Dai; iyi bir baba, hamiyetli bir vatandaş, hayırhah ve vefalı bir arkadaştı. Merhuma Yüce Tanrı’dan rahmet niyaz eder, kederli ailesine başsağlığı dilerim.
Ali Nadi ÜNLER