Almanya’dan gelen bu mektubu aldığınızda hayret edecek ve belki de bir an için düşünceye dalacaksınız. Ben, burada tahsilde bulunan Gaziantepli bir gencim. Bu bakımdan, beni bu satırları yazmaya sevk eden sebebi söyleyebilirim: İleriden beri Gazi yurdun en büyük ihtiyaçlarından biri olan ve bugün sizler tarafından kuvveden fiiliyata geçirilen bir ilim dergisinin, Gaziantep Kültür dergisinin Ocak ayı nüshasının bana kadar ulaştırılmış olmasıdır. Derginin her satırını büyük bir itina, gurur ve sevinçle okuyarak kendimi; hayatımın yirmi yılını doğup büyüdüğüm ve yaşadığım şehrimde hissettim. Temas edilen mevzuların acılığı ve hakikiliği karşısında ağlamamak imkânsızdı. Hele buradaki yüksek medeniyeti görüp tattıktan sonra, girişmiş olduğumuz ileri hamlenin büyüklüğüne ve kutsiliğine inanmamak; kabahatlerin en büyüğü ve cehaletin kendisi olur. Gönül arzu ederdi ki bu teşebbüs, şehrimizin ileri gelen kimseleri tarafından ciddiyetle ele alınıp takip edilsin ve böylece yurdun güney illerinde ilk kültür ışığının temelleri atılmış olsun. Derginin üzerinde durduğu konular, bizlere istikbalde çok şeyler vadetmektedir. Gazi halkın içinde bulunan yaratıcılık cevherini işlemek zamanı çoktan gelmiş ve geçmek üzeredir.

Ahmet Nazif Karslıgil 1 Şubat 1958 – Nürnberg / Almanya


Memlekete hizmetin ölçüsü, zemin ve zamanı olmaz. Bu hissiyatı taşıyan, bu arzuyu duyan kimse; önüne çıkan her fırsattan faydalanmayı, bir şeyler yapmayı kendine gaye edinir. Şehrine ve hemşerilerine faydalı olmaya çalışır. İşte gençlerimiz içinde sizler, bize bunun bariz bir örneğini veriyorsunuz.

Süleyman Kuraner 3 Şubat 1958 – Ankara


Uzun zamandan beri felce uğrayan Gazi yurdun kültür hareketleri, bu teşekkülle; genç neslin azimli ve dinamik enerjisiyle yeniden canlanmakta, neşvünema bulmaktadır. Azim ve iradenin elinden ne kurtulur ki! Senelerce, asırlarca Türk’ün yüce adını muhafaza ve müdafaa ederek onu ulvileştiren Antepliler, bundan böyle kültür sahasında da ön safta yer almalıdırlar; edeceklerdir de.

Mehmet Kepkep 24 Şubat 1958 – İstanbul