NİHAİ METİN

"OKU", bu kelime İslamiyet'te ilk emirdir.

Altıncı miladi asırda insanlık; cehalet tuğyanında; fuhuş, cinayet, içki, kumar ve türlü ahlaksızlık girdaplarında boğulurken "Hira Dağı"ndaki mağarada Allah'ı ile baş başa bulunan Hazreti Muhammed (S.A.)'e ilahi emir tebliğ edildi: OKU! Tekrar edildi: OKU… İlk emri tebellüğ eden Hz. Muhammed (S.A.) okudu, okuttu, öğrendi, öğretti; yüceldi, yüceltti ve durmadan "ileri" emrini tekrar etti. "İki günü birbirine müsavi olan aldanmıştır." diyerek hemen önümüze değil, daima ileri bakmamızı ihtar ediyordu. Bu düsturun mütemmimi olarak "İlim Çin'de ise de arayıp bulunuz." emri varid olmakla ilme verilen ehemmiyet ifade edilerek "Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz." emri ile de ilme, irfana verilecek kıymet tekit ediliyordu.

Bugün bazı çevrelerce irtica sayılan İslam dininde her şeyden evvel ilim farz kılınmıştır. Hem de erkek kadın tefriki yoktur. Bu hassasiyeti hiçbir dinde görmeye imkân yoktur. Avrupalı burnunu koluna silerken biz gökyüzünü halletmeye çalışıyorduk. Bugün ilim tahsil etmeyişimizin neticesi olarak geri kalmış isek kabahat herhalde İslamiyet'te değildir. Pakistanlı uyarıcı Mevlana Muhammed İkbal, "İslamiyet'te hiçbir ayıp yoktur, bütün ayıp bizdedir." demiştir.

Şimdi bize düşen vazife; hayı huyu bırakıp yüceler yücesi Peygamberimizin emirlerine ittiba ederek kusurlarımızı tadat etmek ve izalesine çalışmaktır. Bunun için de çok acele etmemiz lazımdır. Zira zaman çok dardır. Yakamıza yapışmış olan bu cehalet belasını artık silkip atmalıyız. Çünkü Cenab-ı Allah (C.C.) Kur'an-ı Kerim'de müteaddit ayetlerle "Sakın cahillerden olmayasınız." diye buyuruyor. Yine "Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu hiç?" ayetikerimesi mucibince amel ederek milletçe bilgili olmaya azmetmeliyiz. Bilginin yıktığı millet yoktur; fakat cehaletin yıktığı millet sayılamayacak kadar çoktur.

Ali HOROZOĞLU