Kilis ilimize bağlı Murathüyüğü bucağında bulunan ve hikâyesi dilden dile dolaşan "Perili Mezar"ın esrarı adeta efsane hâline gelmiştir.


Murathüyüğü bucağına gittiğimizde arabamızın önüne çıkan bekçi Ökkeş Yeter’e "Perili Mezar"ı sorduk. "Buyurun sizi götüreyim," dedi. Mezarı eliyle işaret ederek gösterdi: "Ta şu tepede." Arabamızı durdurup tırmanmaya başladık. Nefesimiz kesiliyor ve sık sık duruyorduk. Sonunda mezarın başına geldiğimizde her şeyi unutuverdik birden.


Bekçi Anlatıyor


Bekçi Ökkeş Yeter, "Perili Mezar"ın hikâyesini şöyle anlatıyordu bize:


— Bundan yıllar önce bu civarda yaşayan göçebeler varmış. Civan adındaki delikanlı, komşu çadırda oturan Elif’e âşık olmuş. Fakat Civan’a kızı vermek istememişler; kızı başka biriyle evlendirmek istemişler. Elif, Civan’ı istemiş ama neye yarar... Kızı başka biriyle gelin etmişler. Elif gerdek gecesi bıçağı çekerek canına kıymış. Civan kahrından başını kayalara vurmuş; Elif’in cesedini alarak bu tepenin başına çıkarmış ve kendi elleriyle yeri kazarak buraya gömmüş. O günden bugüne kadar buranın adı "Perili Mezar" kalmış. Rivayete göre muradına eremeyen Elif, haftada bir gece çıkar, etrafta dolaşırmış; Civan ise dağlarda saçı sakalı bırakıp kaybolmuş gitmiş.


Köy Kuruluyor


Daha sonra konuştuğumuz bucak sakinleri de aynı hikâyeyi anlattı bize. Bu olay üzerine göçebeler birbirine düşman olup o civardan ayrılmışlar. Daha sonra burada başkaları tarafından bir köy kurulmuş. Genç kızlar, Elif’in mezarına giderek dua etmeye, dilek dilemeye başlamışlar ve ondan sonra köyün adı "Murathüyüğü" olmuş.


Mezarın civarında taşları üst üste koyarak dilek dileyen kızları gördük. Hepsinin bir türlü dileği vardı. Dileği yerine gelen genç kızlar, buraya cuma günleri gelerek bir horoz kurban etmektedir. "Perili Mezar"a her cuma günü civar köylerden yüzlerce genç kız gelmektedir.


Turistik Hâle Getirilecek


Köy muhtarı İbrahim Polat, "Perili Mezar"ın yerinin turistik hâle getirilmesi için çalışıldığını söyledi bize. Her cuma günü mezarı en az 400 genç kız ziyaret etmektedir. Murathüyüğü stajyer öğretmenlerinden Figen Elmacı da şunları söyledi:


— Hikâye en az 150-200 yıl önce cereyan etmiş. Köyün kurulması da bu tarihe dayanıyor...


Murathüyüğü’nden arabamız toz duman içinde ayrılırken "Perili Mezar" adeta bize tepenin başından sesleniyor… (Kent)


Ahmet BARUTÇU