Akordiyonu hepimiz hafif müzik çalgısı olarak tanırız. Amerikalı Mr. La Vaux’nun akordiyonu ile şehrimizde Halkevi adına bir konser vereceğini öğrendiğim zaman konserin niteliği konusunda doğrusu tereddüde düşmüştüm. Bu klasik bir resital mi olacaktı? Bu takdirde akordiyon ile resital kelimeleri birbirlerine pek yakışmıyordu. Yoksa bir hafif müzik konseri mi? Böyle olacaksa tek bir çalgının sunacağı hafif parçalar için zahmete değer miydi?

Dün akşam Mr. La Vaux’yu dinledikten sonra bütün bu sorular zihinlerden bir anda silindi. Karşımızda gerçek bir sanatçı, akordiyonu org gibi kullanan bir müzik ustası vardı. Genç görünüşlü ve sempatik sanatçı, ilk sunduğu Malaguena adlı İspanyol süiti ile kulakları fethetti. Gaziantepli sanatseverler akordiyonda bu çeşit olgun bir icrayı ilk defa işitiyorlardı. Öğretmen Okulu Salonunda, ünlü süit Malaguena’nın final notlarını taçlandıran varyasyonlarla kadans sona erdiği zaman içten bir alkış tufanı koptu. Mr. La Vaux beğenilmişti.

Mr. La Vaux’nun duyduğunu kolayca tekrarlayabilen, 48 saattir Türkiye’de bulunmasına rağmen Türkçe espriler yapabilecek kadar gözlerinden zekâ fışkıran birisi olması ayrıca dinleyicileri sanki toptan büyüledi. Sevilen klasiklerin akordiyon aranjmanları arasında Türk ve Amerikan halk müziğinden hafif parçalar serpiştirmekle ilgiyi bir kat daha artıran Mr. La Vaux; R. Korsakof’tan “Arıların Uçuşu”, Amerikalı besteci J. Gershwin’den “Mavi Rapsodi”siyle başlayan bir fantezi, Grofé’den “Grand Canyon” Süiti çaldı. Özellikle Sibelius’un “Finlandia” adlı senfonik şiirinin icrasında başarısının en üstün derecelerine çıktı ve mükemmel bir akordiyon ustası olduğunu ispat etti.

Antraktta Mr. La Vaux’nun etrafında derhâl bir sevgi halesi meydana geldi. Herkes onunla konuşmak, tanışmak istiyordu. Mr. La Vaux, yanında tercüman ve mihmandar olarak bulunan Türk Kültür Ataşeliğinden Sayın Muhtar Beyle birlikte Türkçe, İngilizce, Fransızca ve Almanca konuşarak bütün sorulara cevaplar veriyorlar, tanışanların hayranlıklarını bir kat daha kazanıyorlardı.

Konserin ikinci bölümünde Franz Liszt’in İkinci Macar Rapsodisi başyeri tuttu. Bu bölümde hafif müzik, Türk şarkı ve türkülerinden aranjmanlar çok ilgi çekti. Bunlar arasında bir davetlinin isteği olan “Oçi Çorniya” ile Mr. La Vaux’nun “Oklahoma” adıyla takdim ettiği parça ve bütün davetlilerin el çırparak tempo tuttukları bir İskandinav müziği alkışların tekrar tekrar yükselmesine sebep oldu.

Konserden sonra fotoğraflar çektirildi. Başta sayın sanatsever valimiz Salih Tanyeri olduğu hâlde misafirler teker teker Mr. La Vaux’yu tebrik ederek salondan ayrılırken herkes güzel bir gece geçirdiklerini birbirlerine anlatıyordu.

Konserden sonra Halkevi Başkanı ve Müzik Kolu üyeleri tarafından Şehir Kulübünde kahve ikram edilen ve ihtisasları sorulan Mr. La Vaux, Gaziantep’te sanatsever bir dinleyici kitlesi bulmanın kendini bahtiyar kıldığını anlattı.

Mr. La Vaux’yu tekrar kentimizde görmek dileğiyle teşekkürlerimizi sunarız.

(Sabahtan)