Türk milletini seven ve O’nun yükselmesi için çalışan samimi idealistlere Türk milliyetçisi diyoruz. Milliyetçiliğimizin ön hedeflerinden birisi de millî birliğimizin vücut bulması ve milliyetçiliğimizin böylece en faydalı hâle gelmesidir. Millî birliğimizin vücut bulması için her Türk milliyetçisinin hata ve sevaplarıyla milletin fertlerini sevmesi lazımdır. Bir takım hata ve kötülüklerle malul olan kimselerin bu zaaflarını ıslah etmek ve onları cemiyete faydalı hâle getirmek milliyetçiliğimizin en esaslı gayelerinden birisi olmalıdır. İtici, kırıcı, parçalayıcı bir zihniyet; milliyetçiliğimizin yapıcı, ıslah edici ve birleştirici hususiyetiyle elbette ki bağdaşamaz! Aksi kanaatin sabitleşmesi, millî birliğimizin teessüs etmesine mani olur!..
Küçük ve büyük insan topluluklarında müşterek gaye, o toplumu teşkil eden fertleri birbirine sevgi ile bağlamamışsa ortada tabii olarak birlik yok demektir. Birlik olmayınca kuvvet olmaz. Kuvvet olmayınca da hiçbir iş yapılmaz. Türk milletini sevdiğini iddia eden birçok kimsenin sözleriyle hareketlerini çoğu zaman bağdaştıramadığımız oluyor!.. Milletimizin kalkınmasını, yükselmesini, her sahada gelişmesini ilan eden öylesi insanlar vardır ki bunlar, kendi görüşlerine uymayan kimseleri düşman gibi görmekte ve onlara insafsızca hücum etmektedirler. Mesela yakın zamanlarda güya "gericilikle mücadele" için toplanan bazı teşekküllerin neşrettikleri tebliğ ve oradaki hınç ve kin dolu ifadeler, millî birliğimizi tehdit eden korkunç bir zihniyeti ifade etmiyor mu? Bu zihniyet karşısında irkilmemek ve bu zihniyeti taşıyan kimselere acımamak mümkün mü?
Kendi fikirlerine iştirak etmeyen ve kendileri gibi düşünmeyen kimseleri bir tarafa itip onları "gerici" olarak gösteren katı kalıplı insanların, millet sevgisi denilen asil duyguya sahip olduklarına inanmak biraz güç gibidir; çünkü kin, intikam, ihtiras ve egoizma ile dolu bir gönülde; Allah, vatan ve millet sevgisi denilen ulvi hislerin yer almasına imkân yoktur.
Allah korkusu, iman kuvveti ve millet sevgisinden mahrum; yürekleri karanlığa bürünmüş, ruhları materyalizme teslim olmuş insanlar, bu millete nasıl hizmet edebilirler? Nasıl faydalı olabilirler?
Millet içinde, millet sevgisinden ve Allah korkusundan mahrum insanlara son derece dikkat etmek mecburiyetindeyiz. Bu türlü insanların tahriklerine katiyen kapılmamak ve büyük Türk milletini seven insanlar olarak el ele vermek; kötü kişileri ikaz ve ıslah babında meşru bir mücadeleye girişmek zorundayız.
Allah Türk milletini kötülüklerden ve kötülerden korusun!
İsmail Hakkı YILANOĞLU