Gaziantep Şehir Kütüphanesi El Yazması Kitaplar Bakımından Türkiye’nin En Zengin Kütüphanelerinden Biridir. Kütüphanenin Gelişmesine Çalışan Aydınlarımızın ve Hizmetleri Nelerdir? – Amacımız 7.000 Mevcutlu Kütüphanemizi Zenginleştirmektir.
1958 yazında, Türkiye kütüphanelerinde, Türk dili hakkında yazılmış eski eserleri tetkik ve tespit etmek üzere Profesör Dr. Reşit Rahmeti Arat idaresinde bir heyet vazifelendirilmiş ve bu arada Umumî Kütüphane’deki el yazması eserleri de tetkik etmişlerdir.
Bu zatlara kütüphanedeki 300’e yakın el yazması eseri iftiharla arz ettim, tetkik ettiler. Aradıkları mevzuda 6 eser tespit ederek not aldılar ve Anadolu’nun diğer vilayetlerinin kütüphanelerinin çoğunda bu kadar el yazması esere rastlamadıklarını ifade buyurdular.
İşte bu noktada, yazıya koyduğumuz başlık manasını ifade edecektir. Eğer kütüphane dostları olmasaydı, ben bu profesörlere, Halkevi Kütüphanesi’nden devraldığımız yalnız 36 eser gösterebilecektim.
Kütüphane dostlarına Allah sıhhat ve afiyetler versin.
Kütüphanenin tesisinde birinci derecede rolü bulunan Sayın Abdülkadir Batur, bu kültür müessesesini yalnız inşa etmekle kalmadı; bu eserin gelişmesi, gayesine vasıl olabilmesi için lazım gelen varlıkların temini cihetini daima düşünür ve imkânlar hazırlardı. Bir gün:
— Rahmetli Übeydullah Efendi’nin kütüphanesini teşkil eden eserler ki kendisine babası Şuayıpzade Ali Efendi ile kayınbabası Bülbülzade’den intikal eden eserlerle kendisinin topladığı eserlerdir; Ahmet Göksel’de imiş, bunları kütüphaneye verecekmiş. Ben de görüştüm; "Git Ahmet Bey’i gör, bu kitapları kütüphaneye alın." dedi.
Sayın Ahmet Göksel’i yazıhanesinde ziyaret ederek bu mevzuu görüştük. Kütüphaneye devredilecek eserlerin hiçbir surette kütüphanemizden başka bir yere verilmeyeceğini; eğer içinde nadir nüsha, kıymetli ve yeniden basılmasında fayda görülecek eserler bulunuyorsa bunların fotokopilerinin alınıp asıllarının gene kütüphanemizde kalacağını temin ettim. Kitapların devredileceği günü de tespit ederek 378 adet kitabı kütüphaneye devraldık.
İşte Muhterem Ahmet Bey’in elindeki eski eserlerin maddi kıymetini nazara almadan kütüphanemize teberru etmesi, yukarıda adları geçen profesörler grubuna 300 el yazması eser çıkarabilmemizi temin etti.
Bundan başka değerli başöğretmen Ömer Özbaş, Kayacık İlkokulu’nda bulunduğunu bildiği 8 adet eski eserin kütüphanemize intikalini temin etmişti.
Rahmetli Avukat Rifat Barlas bir gün kütüphaneye gelmiş, kitap deposunu, salonu görmüş; kütüphanenin durumunu, gördüğü alakayı, ihtiyaçlarını sormuştu. Birkaç gün sonra yeniden uğrayarak:
— Ben kütüphanemden sizin kütüphaneye faydalı olacağını tahmin edip bir miktar kitap ayırdım, bunları evden aldırın, dedi!
Bu kitapları derhal kütüphaneye getirdim. Onlar hakikaten bilhassa lise talebelerine çok faydalı oldular. Bu olaylardan kısa bir müddet sonra rahatsızlanan Rahmetli Rifat Bey’i ziyaret etmeye ve Maarif Vekâletinin “Türkiye Kütüphanelerine Hizmet Edenler” adlı bir broşür hazırladığını, kendisinin de bu broşürde ismi geçecek derecede kütüphanemize hizmeti olduğundan 2 adet fotoğraf ile biyografisini almağa evine gitmiştim. Ziyaretimden çok memnun oldu. Vekâletimizin bu kadirşinas hareketini çok takdir etti. Hanımına hitapla:
— Eğer bir emrihak vaki olursa İhsan’ın huzurunda sana vasiyet ediyorum; mevcut kitaplarımın hepsi kütüphaneye verilecektir. Orada bunları temin edemeyen kardeşlerim okusun, demişti.
Kendisinin hatırasını tekrar hürmetle yâd eder, Allah’tan mağfiret ve rahmet dilerim.
Cevdet Erleblebici; hayatının baharına doyamadan vefatıyla muhitinde derin acılar bırakan bu kardeşimizin kitapları, ağabeyi Hayri Erleblebici tarafından kütüphaneye verildi.
Çok şükür, böyle vatana, kültüre hizmet aşkı ile meşbu pek çok hemşehrimiz var. Devam edelim: Eski tahrirat kâtiplerinden Rahmetli Rifat Tatlıcıoğlu; bu zat da sağlığında ailesine mevcut kitaplarının kütüphaneye devrini vasiyet etmiş. Şimdi verilen kitapların her okunuşu bunlara bir sevap kazandırmıyor mu?
Değerli hâkimlerimizden Cemal Aksoy; her fırsat bulduğu zaman bu kültür müessesesine uğrar, gidişatı ile meşgul olur, vakit vakit kitap teberruları yapar, daha güzel bir suretle tanıdıklarının kütüphaneye yardımlar yapmasına müzahir olur. Bu değerli zatla müşterek gayemiz inşallah en kısa zamanda 7.000 kitabı bulunan kütüphanemizin mevcudunu 10.000 kitaba çıkarmaktır.
Defterdarlık Vergi Dairesi şeflerinden Hayri Erdem; sayın dostumu bir kitap mihengi olarak vasıflandıracağım. Kütüphaneye pek çok kitap teberru ettikten maada, yeni çıkan bilim eserlerinin yazarlarına şahsen veya gazetelerle açık mektuplar yazarak kitaplarını alamayacak vatandaşların bu eserleri okumalarını temin için kütüphaneye yollamalarını sağlar ve bize yeni yeni kütüphane dostları kazandırır.
Kültür Derneği Başkanı Avukat Hulusi Yetkin; derneğin başkanlığını aldı alalı bizimle yakın iş birliği yapmış ve kütüphanemize 250’den fazla kitap teberru etmiştir.
Değerli idare adamlarımızdan Ali Budak Bey; kütüphanenin belediye kadrosunda olduğu zaman ve sonra kütüphanenin gelişmesine ait bütün tasavvurlarımızı yapıcı yardımlarıyla desteklemiştir.
Avukat Cemil Cahit Güzelbey, Eczacı İhsan Güzel, Müteveffa Belediye Reisi Mehmet Ali Bey’in kerimeleri Ayşe Kutlar, Ali Horozoğlu, Ali İhsan Genç, Güner Samlı, Adnan Ravullu... Bu muhterem zatların isimleri sütunlar alamayacak kadar çoktur. Son olarak Muhtar Körükçü’nün kitaplarını kütüphanemize intikal ettiren lise talebesi Firdevs Körükçü.
İşte dostluğumuz ve dostlarımız.
Bu dostluk ve dostlar niçin oluyor, varlıkları neden kalpten silinmiyor? Yalnız irfan ve kültür; dolayısıyla vatan ile insanlık aşkı.
Değerli İslam halifelerinden Hazreti Ali: “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesiyim.” buyurmuş. İşte evlatlarımızın, yetişkinlerimizin bilgi kaynağı olan kütüphaneye bu dostlar, binlerce malumat ihtiva eden eser sunmuşlar. Bu insanlığın, bu hayırhahlığının derecesi sonsuzdur. Büyük Allah’ım bu zatlara mükâfatlarını ihsan buyursun.
Ben de kütüphanem adına ve buradan faydalananlar namına bu büyük insanların huzurunda hürmetle eğilerek şükranlarımı arz ederim.
İhsan UĞRAŞ Gaziantep Şehir Kütüphanesi Memuru