"Yuvayı yapan dişi kuştur" derler. Çok kimseler tarafından elân bilinmeyen kadının aile hayatındaki rolü paha biçilemeyecek kadar kıymeti haizdir. Evindekilerin iyi bakılmasını, konfor içinde yaşamalarını, bedenen ve fikren iyi bir sıhhata sahip olmalarını, hayatlarına intizam vererek onun daha güzel ve cazip olmasını temin eden kadındır.

Eğer kadın vazifesini benimser onu sevgi ve zevkle yapar, kendi ruhundan ona katarak çalışırsa bütün bu çeşitli ve yorucu işleri büyük bir kolaylıkla yapar. Ev, kadının muhitidir. Her mütehassıs veya her sanatkâr gibi o da mesleğini tam manasıyla bilmelidir. Bu güç ve yorucu vazife insanların yaptıkları en mükemmel işler gibi o da mesleğini tam manasıyla bilmelidir. Evinde her türlü işini yaptıracak hizmetçisi ve aşçısı dahi olsa gene mahiyetinde çalışanlara emir vermesini, onların işlerini beğenmesini, sükunetle, tatlılıkla ve disiplinle idare etmek için neler yapılması lüzumlu olduğunu; zamandan azamî istifade etmesini, parasını lüzumsuz yere sarf etmemesini bilmelidir. Bu güç ve yorucu vazife insanların yaptığı en mükemmel işler gibi uzun bir egzersiz evresi ister. Bu devrenin her genç kızın severek devam edeceği Kız Enstitülerinde geçirilmesi, istenilen muvaffakıyeti temin eder. Genç kızlarımızı bugünkü cemiyet hayatının zarurî kıldığı meslekî ve kültürel bilgilerle hakikî bir aile kadını olarak yetiştirmek hususunda anne ve babanın en büyük yardımcısı Kız Enstitüleri olduğuna şüphe yoktur.

Kız Enstitülerini bitiren her genç kız, meslekî ve kültürel bilgilerle mücehhez olduğu gibi icabında hayatını çalışarak kazanabilecek kabiliyette bir sanatkar yetişir. Atölye ve yurt açar. Ev hayatındaki vazifelerine halel gelmeden, oturduğu yerde para kazanır; serbest çalışmanın zevk ve hudutsuz nimetlerine kavuşur. Yuvası içinde bitip tükenmek bilmeyen çeşitli işleri azamî liyakat ve maharetle yapar; az masrafla çok güzel giyinir, evini daha bilgili ve zevkli bir şekilde tanzim eder, en sıhhî şartlara uygun olarak çeşitli yemekler pişirir. Bisküvilerini yapar, çocuğunun doktoru olur, eskisinden yeni ve işe yarayacak şeyler yapar; çeşitli çiçeklerle evine bahar havası yaşatır. Evinin her köşesi temiz ve eşyası pırıl pırıldır. Bütün bu işleri sevgi ve zevk duyarak yapar; metodlu çalışmalar neticesi yorulmaz, bütün varlığı ile kendi evine ve çocuklarına hasreder.

Bütün bunlara bakarak aile teşkilatında kadının işgal ettiği mevkiye yapmaya mecbur olduğu hizmete layık olduğu ehemmiyeti vermemiz; kızlarımızın muhakkak Enstitü tahsili yapmalarını temini etmemiz lazımdır. Kız çocuklarına yüksek tahsil yaptırmayan ve yahut buna imkan bulamayan anne ve baba ilk tahsilden sonra çocuklarını Enstitüye göndermeli, buna da imkân görülmezse orta, lise tahsilinden sonra Enstitünün bu durumda olanlara mahsus kısmına devamlarını temin etmelidir.

Bu suretle anne ve baba bir taraftan kendi çocuklarının diğer taraftan da aile ve cemiyet hayatının hakiki menfaatlarını temin hususunda en büyük hizmeti yapmış sayılacaklardır.

Yazan: Leman SÜBAŞI