Kahraman bir yurt köşesi olan bölgemiz, uzun zamandan beri kötü "kaçakçılık" damgasını taşır! Kaçakçılığın millî ekonomiye pek zararlı olduğu açık bir gerçektir. Ama bunun asıl sebeplerini ortadan kaldırmaksızın bir bölgenin halkını töhmet altında bulundurmak büyük haksızlıktır.
Kaçakçılık niçin yapılır? Bunun çeşitli sebepleri var. Bir kere iki memleket arasında para, dolayısıyla fiyat farkı kaçakçılığı doğurur. Hudut çizgisinin bir tarafında aynı mal bire satılırken diğer tarafta beşe ona satılırsa elbette ticarî düşünce, malı bir taraftan diğerine aktaracaktır.
İkinci başlıca sebep; ihtiyaç maddesi olan malın bir tarafta bol bulunup diğer tarafta hiç bulunmamasıdır. Zaruret kişilere her şeyi yaptırır; ihtiyacı olan malın bulunmaması kişilerde ıstırap yaratır. İhtiyacın giderilmesi çoğu zaman tehlikeye sürükleyebilir.
Üçüncü sebep; bölge işsizliğidir. Bölgede yaygın işsizlik, kişilerin açlık karşısında bulunması demektir. Bu bakımdan ihmal edilen bölge halkı, önce mide ıstırabını giderme çarelerini arayacaktır.
Kısaca özetlediğimiz şu sebepler dururken kaçakçılıktan şikâyet bence yersizdir. Bir derdin önce illeti ortadan kaldırılmalıdır. Verem mikropları yaygın bulunan bir yerde, hiç veremin tedavisi işe yarar mı?
Bir de sakıt devrin adeta kaçakçılığı teşvik edercesine bu dertle ilgilenmemiş olması; bölgemizin nice çocuğunun ölmesine, nicelerinin cezaevlerinde sürünmesine mal oldu. Bir çırpıda bunların hepsine "suçludur" demeye imkân var mı?
Önce dertleri teşhis etmeliyiz; sonra illetini ortadan kaldırmalıyız ki dert tedavi görebilsin. Milyonlarca millî servetimizi kemiren, binlerce cana kastedem kaçakçılık derdini akıl yolu ile ortadan kaldırmalıyız artık.
Yeni Gün Avukat Selahattin ÇOLAKOĞLU