Vaktiyle zamanında bir avratla bir herif varmış. Bir gün herif demiş ki: "Avrat, bir kaz alayım da pişir de yiyelim." demiş. Herif kazı getirmiş; avrat yuyup (yıkayıp) pişirirken komşuda dostu varmış, süyükten (çatı kenarından) çıkmış: "Aşem!" demiş. "Ne dersin Paşam?" demiş. "Ondan bana hisse yok mu?" demiş. "Hepsi senin Paşam!" demiş. Pişirmiş, taşırmış, süyükten vermiş. Kocası eve gelmiş. "Hani kaz avrat?" demiş. "Be herif sen deli mi oldun? Bugün sen bana kaz mı getirdin? Sayıklıyor musun yoksa?" demiş.

İkinci gün gene herif bir kaz daha getirmiş. Gene yuyup pişirirken süyükten: "Aşem!" demiş. "Ne dersin Paşam?" demiş. "Ondan bana hisse yok mu?" demiş; onu da vermiş. Herif gene akşam gelmiş. "Hani avrat kaz?" demiş. "Be herif deli misin divane misin? İki gündür kaz delisi oldun, hani ya kaz?" demiş.

Üçüncü gün sabahtan avrat demiş ki: "Herif, iki gündür kaz delisi oldun; bari bugün al gel de yiyelim." demiş. Kalkıp gelmiş, bir kaz almış, direğin başına bağlamış. Bir de davulcuyla zurnacı tutmuş. Davulla, zurnayla kazı eve getirmiş. Avradı: "Hah, gördün mü herif? Aha bugün kazı getirdin." demiş. Gene kazı yurken süyükten dostu çıkmış. "Aşem!" demiş. "Buyur Paşam!" demiş. "Ondan bana hisse yok mu?" demiş. "Hepsi senin Paşam!" demiş. Gene avrat kazı tutmuş dostuna vermiş. Akşam olmuş, herif gelmiş. "Hani avrat kaz?" demiş. "Aha herif kaz," demiş, "pişti hazır; git git ekmek al, iki de fukara çağır, gel de ye." demiş. Herif fukaraları getirmiş, sofraya oturmuşlar.

Avrat fukaralar otururken herifi yoğurda salar. Herif gidince evin alt başına oturur. Bir havan elini alır yağlar; fukaralar o zaman "Bu nedir aba?" derler. Avrat der ki: "Bire ağam, sizin aklınız yok da mı geldiniz? Şu havan elini gelip götünüze sokacak; kaçın da gidin!" der.

Herif gelir. "Aha avrat, yoğurdu getirdim." der. O zaman avrat: "Aman herif," der, "getirdiğin fukaralar nasılmış? Sofraya kazı koydum, aldı kaçtılar." der. "Aha sana bir parça ekmek, kaç arkalarından, hiç olmazsa ucuna batır; üç gündür kaz delisi oldun." der. Herif arkalarından "Ucuna batırayım!" diyerek seğirtir (koşar). Fukaralar da havan elini kastediyor zannederler; kaçıp giderler.