16 Şubat 1959 tarihli İstanbul Tercüman gazetesinde derneğimizin yayınlarından olan bir kitaptan bahseden yazıyı aynen sütunlarımıza alıyoruz:
Öğretimin devlet tarafından ele alınması Sultan İkinci Mahmut’un yaptığı pek iyi işlerden biridir. Özel ve rastgele öğretim yapan mahalle mekteplerinin yanında bütün memlekete yaygın planlı ilkokullar o zaman açıldı; demek ki bu iş bizde yüz elli senelik bile değildir.
1908 İnkılabı’ndan sonra ilkokul öğretiminde de inkılap oldu, Numune okulları açıldı; eski usul mahalle okulları ise ancak Cumhuriyet’ten sonra kapatıldı, özel okullar Maarif Vekâletinin murakabesi altına alındı. Fakat henüz en iyiye ulaşılmış değildi; Cumhuriyet devrinde de ilk, orta ve yükseköğretimin düzenlenmesi için çalışmalara devam edildi. Bugün bile ihtiyacı karşılayan bir genel öğretim sistemini kuramamış olduğumuzu Maarif Vekâleti de inkâr etmiyor; bu sebeple bazı yerlerde deneme okulları açılmış bulunuyor.
Gaziantep Lisesi Fizik Öğretmeni Ali Fuat Bilen; yerli ve yabancı yirmi bir eserle rapordan ve kendi incelemelerinden faydalanarak “Hayat Okulları ve Yeni Liseler” ismi altında otuz altı sahifelik bir eser yayımlamıştır; ufaklığına rağmen bu kitaba eser diyorum. Zira teferruat üzerinde durmuş olsaydı beş yüz sahife yazması pek mümkündü. İncelemelerini ve görüşlerini özet hâlinde sunması, baskı zorluğu yüzünden bile olsa daha doğru olmuştur.
Ali Fuat Bilen orta derecedeki okulları önce anlatıyor, sonra tenkidini yapıyor; deneme okullarını da ihtiyaca yeter bulmuyor ve teklif ettiği yeni ortaokullara “Hayat Okulu”, liselere ise “Yeni Lise” diyor. Bu okulların sistemini şöyle tespit ediyor:
Hayat Okulları iki senelik olacaktır. Burada gençlere sadece bazı amatör kabiliyetler kazandırılacak, ihtisasa asla gidilmeyecektir.
Hayat Okullarına giren öğrenci kendi kabiliyet belirtilerine, arzusuna, ailesinin geçim yoluna ve muhitin şartlarına uyarak ziraat, ticaret veya el işi derslerinden birini seçecektir. Kız öğrenciler ev işi derslerini takip edeceklerdir.
Seçime tabi olan bu dersler haftada sekizer saat gösterilecektir.
Hayat okullarından mezun öğrenciler vatanın her köşesinde ziraat, ticaret ve sanat konularında amatör kabiliyet olarak hayatlarını kazanabilirler. Bu okulları bitirenler isterlerse meslek veya genel eğitimi, hiçbir tahdide tabi tutulmaksızın takip edebilirler.
Yeni Liseler bir yıllık hazırlayıcı sınıfla üç esas sınıfı ihtiva ederler. Esas sınıflara geçebilmek için hazırlayıcı sınıfı başarmak gerektir.
Üniversite için lüzumlu basamak olan “Yeni Lise”nin hazırlayıcı sınıfında yabancı dil öğrenimine haftada yirmi saat ayrılmıştır. Böylece lisede ve üniversitedeki yabancı dil meselesi büyük bir nispet dâhilinde halledilmiş olacaktır.
Hazırlayıcı sınıfta yabancı dilden başka haftada beşer saat matematik ve Türkçe dersleri; öğrencinin bu iki derste istidadını belirtecek ve hiçbir şekilde hayat gayesi güdülmeksizin yalnız ilim çerçevesinde okutulacaktır.
Kabiliyetleri sene sonundaki imtihanlarla ve rehber öğretmenlerin müşahedeleriyle yönlenmiş olan öğrenciler; lise birinci sınıftan itibaren tedricî surette fen, tabiiye, edebiyat ve ticaret kollarına ayrılacaklardır. Öğrenciler bu kollarda bazı derslerde derinliğine bilgi sahibi olurken diğer grup derslerde de genel kültürlerini genişleteceklerdir.
Kız Sanat ve Erkek Sanat Enstitülerinin; yani lise çerçevesi içinde, kendi bünyelerine uygun bir hazırlayıcı sınıfla üç yıllık esas sınıf şeklinde yenileştirilmeleri uygun olur. İlk Öğretmen Okulları, İmam-Hatip Liseleri ile diğer bütün meslek okulları bu esaslara uygun şekiller alacaklardır.
Böylece, yalnız hayata amatör kabiliyetler kazandırmak gayeli iki senelik Hayat Okulları ile meslek veya genel kültür kazandıran bir hazırlayıcı ve üç esas sınıfından kurulan Yeni Liseler orta öğretimi teşkil etmiş olacaktır. Ali Fuat Bilen’in bu rapor mahiyetinde olan kitabı, Maarif Vekâleti tarafından üzerinde durulmaya değer.
Hoşça kalınız!
Kadircan KAFLI