Olayların sebepleri, neticeleri insanoğlunun idraki çevresinde gayet kompleks bir hâl alır. Öyle ki bazen bu olayları bu zavallı mahluk, çaresiz bir şaşkınlık ve teslimiyet içinde karşılar; sebebini izah edemez.
Milletlerin müspet ilimde en ileri bir seviyeye çıktığı, daha da ilerlediği şu asırda, tarihin derinliklerinden kopan sesler açıklanmaya, olaylar izah edilmeye devam ediliyor.
Harap olan ülkeler, yıkılan devletler maddi ihtirasların kurbanıdırlar; maneviyatın değerini azaltan topluluklardır. Güzel sanatların yerini değersizliğe terk eden milletlerdir. Ani çöküntülerle harap olan milletlerde sanat anlayışının, hissedişin, hissini anlatışın köreldiği malumdur. Bir insanı ebedileştiren ve yücelten, ruhunun zengin duygularıdır. Böyle fertleri ihtiva eden milletler de yüceliğe, ebediliğe hak kazanırlar. Sanat bambaşka bir âlemdir. Kültürün ruhla karışıp kaynaştığı bir özdür. O özü benliğimizin en derinlerine yerleştirebilirsek vazifemizi yapmış olacağız. Bunun için sanatı sevmeli; şehirde, bölgede ve bütün yurtta göğüsleri kabartan sanat hareketlerini desteklemeliyiz.
Salih DOĞAN