İçinde yaşadığımız zaman çürük olan her şeyin aksak taraflarını gösterdi. Normal zamanda bunlar herhâlde bu kadar göze batmıyordu.

İnkılap Türkiyesi, çok şeyler yaptı; çokta yapacak. Saltanat devrine yetişmedik. Fakat duyduk. O devirle, bugünkü zaman mukayese edilemez. Ancak... yeni teşkilatımızın da eksik tarafları yok mu?

Bunları tamamlayarak daha iyi hayat şartları temin edemez miyiz? Bana kalırsa bu gençliğin iyi yetiştirilmesiyle mümkündür. O gençlik ki yarın bu milletin bütün yüklerini omuzuna alacaktır. Onun sağlam bir bünye, sağlam bir iman ile yetişmesini temin etmeliyiz. Bunun içinde sıhhi şartlar yanında millî ve ahlaki terbiye lazımdı ki fert millet menfaatini kendininkinden üstün görsün; kendi menfaatinin millet menfaati ile mümkün olacağını anlasın. Ve başkasını severliğin lüzumlu olduğunu öğrensin. Bu iki terbiyeyi gençliğe bir arada verebilirsek yarın Türkiye gene böyle bir ateş çemberi içinde kalırsa, emin olalım ki bugünkü çektiğimiz buhranı torunlarımız bilmeyeceklerdir. Eğer dedelerimiz ahlaki terbiye yanında millî terbiyeyi ihmal etmeyelerdi ve ahlâk terbiyesi de bugünkü vaziyete düşmeyeydi bu buhranda Türkiye sıkıntı yüzü görmeyecekti. Çünkü millet menfaatini düşünen fert, bugünkü gibi ihtiyacından kat kat fazla almayı değil; biraz daha az alarak başkalarınında ondan istifade etmesini düşünecekti. Bugün buğday, yağ, pirinç yok diyoruz. Hayır hepsi de var. Hem de fazlasıyla. Fakat, yalnız kendi menfaatini düşünen vurguncular elinde kayboluyor, yukarıda dediğimiz gibi millî terbiye alan millet menfaatini düşünen bir kimse bunu yapamaz.

Milli terbiyenin mekteplerde verilmesi şarttır, öğretmenler bunun için her fırsattan istifade etmeli hatta zaman ayırmalıdırlar.

Maalesef mekteplerimiz bu bakımdan oldukça zayıftır. Öğretmenler, müstesnası pek az yalnız derslerle meşgul oluyorlar. Arkadaşlarımdan derste çok kuvvetli, fakat millî terbiye bakımından da çok zayıflıklarını gördüm, müteessir oldum. Bu memleket yarın onların ellerinde kalacak...

Millî terbiye yanında alınması lazım gelen bir terbiye de ahlâktır. Bunu bugün mekteplerden beklemek doğru olmaz. Bu vazife evlerde anne ve babalara düşmektedir. Terbiye hemen hemen diyebilirim ki millî terbiye kadar mühimdir. İyi ahlâklı olan bir genç; her şeyden evvel başkalarına fenalık etmemeyi, kendi nefsini ıslah etmeyi, büyüklerine hürmeti, yoksullara yardımı düşünür. En mühimi inanır, inanan insan inanmayandan çok üstündür. Ancak inanan iş yapabilir. Ama iyi veya fert olsun...O neye inanmışsa, onun eseridir. Biz, gençliği iyi şeylere inandırmalıyız.

Millî terbiyede inanmak başta gelir. Terbiyenin temeli inançtır. İşte bunun içindir ki gençliği, millet menfaatinin kendi menfaatinden üstün olduğuna, iyilik yapmanın büyüklük olduğuna, milletin ancak kendi mesaisi ile yükselebileceğine inandırarak yetiştirmeliyiz. Gençlik inanmalıdır.

Yazan: Zeki SAMLI