Gaziantep, tarihten önceki devirlerden beri mühim göç ve kervan yollarının kavşak noktasında bulunmaktadır. Garbi Anadolu’dan gelen, Adana bölgesinden geçerek Urfa üzerinden Erbil’e, Hamedan’a giden en eski yol Antep’ten geçiyordu. Yine şarktan gelen başka mühim bir yol da Antep’ten ve Kilis’in garbından geçerek şarkı İskenderun Körfezi’ne bağlıyordu. Bu yolun "rasaf" denilen izleri hâlâ mevcuttur.
Kayseri ve Maraş’tan gelen ve Şimal Anadolu’yu cenuba bağlayan bir yol daha vardır ki bunun izleri "Padişah Yolu" adıyla cenup köylerimizde hâlen mevcuttur. Dördüncü Murat, Bağdat’a buradan geçmiştir.
İran’dan, Doğu ve Şimal Anadolu’dan gelen, Malatya’dan Antep’e uğrayarak Suriye’ye giden kervan yolunun işlek zamanlarını orta yaşlı Anteplilerin hemen hepsi hatırlar.
Antep’in ta eski devirlerden beri neden mühim bir ticaret iskelesi ve bir sanat yuvası olmak vasfını muhafaza edebildiğini, mevkiinin bu coğrafi hususiyetinde aramak gerektir.
Ali Nadi ÜNLER