Son aylarda Gaziantep’te yayınlanan "Toplum" ve "Gerçek" isimli gazeteler, İstanbul basınında büyük ilgi ile karşılanmış ve hayret uyandırmıştır. Bu gazeteleri çıkartan üç dört şahsın karakterlerini Gaziantep halkı pek yakından tanıdığından, bu gazeteler halkımızın çoğu tarafından tebessümle karşılanıyor, önem verilmiyordu. Fakat bu şahısları tanımayan Gaziantep dışındaki vatandaşların, Gaziantepliler hakkında ciddi şüphelere düştükleri basında çıkan yazılardan anlaşılmaktadır. Bir örnek olsun diye Aclan Sayılgan imzalı, 24.07.1964 tarihli Yeni İstanbul gazetesinde yayınlanmış bir yazıdan bazı parçaları aynen aşağıya alıyoruz:
"4-22 Haziran 1964 tarihleri arasında 'Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği'nin tertip ettiği çeşitli toplantılarda konuşmak için bazı Güney ve Güneydoğu il ve ilçelerinde bulundum. Adana, Kozan, Kadirli, Mersin, Osmaniye, Gaziantep, Kilis ve Diyarbakır’da edindiğim izlenime göre Türk ulusu, komünizme karşı tek bir yürektir. Ancak, çok azınlık da olsa içinde yaşadığımız buhranlardan yararlanmak isteyen bazı arka düşünceli parazitler ortalığı bulandırmaktan geri kalmamaktadırlar. Gaziantep’teki sol tahrikçilerin üzerine parmak basmak istiyorum.
Gaziantep, bütün halkı ile komünizmin karşısındadır. Bununla birlikte ilgililer; aşırı solu temsil eden bir siyasi parti faaliyetinin tahriklerine ve açıkça aşırı sol propaganda yapan iki gazete ve etrafındaki mensuplarına karşı zaman zaman çaresiz kalmaktadır. Bunun başlıca nedeni, TCK’nun ilgili maddelerinin yetersiz olduğudur. Fakat gene de kanun yoluyla alınacak tedbirlerin var olduğuna inanmaktan da geri kalmıyoruz. Zaman zaman Gaziantep’te Sakıp Erdem isimli birinin yayınladığı 'Gerçek', Güner Samlı isimli bir diğerinin yayınladığı 'Toplum' gazete ve mecmualarının tutumu; fikir nezaketinden uzak bir şekilde tezahür eden yazı ve tahriklerle ortalığı bulandırdığı hâlde, kahrolası bir sükût ve tedbir alamama vatansever Gazianteplileri umutsuzluğa sevk etmektedir. İftira, tahrik, vatandaşlar arasında düşmanlık ve nifak, Kıbrıs konusunda Moskova’ya eş davranışlar, sol felsefenin ve sosyolojinin aile anlayışını propaganda, bütün kutsal bilinen kavramlara hücum ve bazılarına sahip çıkma ve adeta helalara orak çekiç yapar gibi adi tahrikat, müstehcen neşriyat, Atatürk’ü Moskova’nın ve Rus İhtilali'nin taklitçisi göstermek, Vladimir diye küçük isimden bahsederek Lenin’in övgüsünü yapmak... Bütün bunlara ve benzeri hususlara, eğer toplu bir şekilde 'Toplum' ve 'Gerçek' koleksiyonlarını tetkik ederseniz bizzat görür ve dehşet içinde kalırsınız. Sanki Gaziantep, Millî Mücadele'de 6.000 evladını vatanın istiklal ve hürriyeti için şehit veren kahramanların yaşadığı bir vatan toprağı değil de bir iki kendini bilmezin serbestçe at oynattığı bir çiftliktir. Hayır, tekrar ve tekrar hatırlatıyoruz. Tahrikçilerin kötü niyetli davranışlarına karşı ilgililerin dikkatini önemle çekiyoruz. Devletin Gaziantep’te yuvalanmış birkaç kendini bilmeze haddini bildirmesini istemek elbette ki hakkımızdır.
'Gerçek' ve 'Toplum' gazetelerinin koleksiyonları, Sakıp Erdem ve Güner Samlı isimli tahrikçilerin neşriyatları ortadadır. Tekrar ifade edelim ki duyduklarımız ve elimize geçen belgelerin tahlili, Gaziantep'te aşırı sol tahriklerin pervasızlığını alabildiğine arttırdığına işarettir. Bu zevatın tahriklerine müsamahanın, fikir hürriyetine saygı duyan bir davranışla asla ilgisi yoktur. Zira Gaziantep’te sosyalist fikirler telkin edilmiyor, en kaba manası ile tahrikat yapılıyor. Teklifimiz: Mevcut neşriyat ve faaliyetin TBMM, Genelkurmay ve Adalet Bakanlığından meydana gelecek bir 'bilirkişi' tarafından tetkik edilmesidir. Görülecektir ki ikazımda asla olayları olduğundan büyük göstermek gibi bir yön yoktur. Yerimiz bu tahkikatı bizim yapmamıza müsait değildir. Ancak bir misalle bu ikaz yazımıza son vermek isteriz:
'Kadın yüzünden işlenmiş suçlar ekonomik suçların hemen ardından gelir... Çünkü Türkiye'de evlilik bir ticaret işidir... Bizde kadın, erkeklerin yanında bir mal; erkek de kadınların gözlerinde azgın bir boğadır... Erkek-dişi ayrılığının kalkması şarttır...' (Gerçek, 30 Mayıs 1964, Sayı: 11, Güner Samlı.)
'...Türk Devleti’nin devletler arası münasebetini düzenleyen bir Misak-ı Millî ilkesi vardır... Eğer Türk Devleti Misak-ı Millî ilkelerini ihlal etmeye kalkarsa bu takdirde Türkistan'daki Türkleri, Batı Trakya’daki soydaşlarımızı da kurtarmak gerekir ki bu takdirde dünya siyasal statükosunu değiştirmek gibi muazzam bir problemle karşı karşıya geliriz. Bunun vecibelerinin ağırlığını belirtmeye lüzum yoktur sanırız.' Bu satırlar Rus sefirinin notasından alınmış değil; Güner Samlı isimli tahrikçinin 3 Haziran 1964 tarih ve 14 sayılı Gerçek gazetesinde çıkmış, Kıbrıs meselesi ile ilgili bir yazısından alınmıştır.
'Atatürk, modern Türk devletinin düzenlenmesinde Sovyet Rusya’daki sosyal uygulamalardan yararlandığı gibi, Fransız devlet düzeni uygulamasından da yararlanmıştır. Buna göre Türk devlet düzeni, burjuva Fransız tarafı ağır basan sosyal bir devlettir... Cumhuriyetin ilk 10 yılında sosyal gelişme ve ilerleme burjuvazinin aleyhine olmuş... sosyalizm gelişmiştir.' (Gerçek, Sayı: 8, Sakıp Erdem, 'Beriden İleriye', 27 Mayıs 1964.) Aynı tarihli Gerçek'te Güner Samlı adında biri 'Orta Yol İhanettir' demekte, Atatürk’ün aşırı solcu olduğunu ilan etmektedir.
'...Mitolojinin sayfalarını çevirdikçe yeni fikir sahipleri ile karşılaşıyoruz... Sonra siyasiler görünüyor: Vladimirler, Mustafa Kemaller, Kennedyler.' (Toplum, Sayı: 1, 20 Mayıs 1964, 'Fikirler, Kurbanlar', Güner Samlı.)"
Yeni İstanbul 24.07.1964 Cuma