Gaziantep ve yöresinde aile hayatı ve aile yapısı, genel hatları ile Türkiye’deki aile müessesesinden farklı değildir. Türk ailesi veya Gaziantep ailesi, sosyolojideki aile tasniflerinden hiçbirine tam olarak girmez; her ne kadar Anayasa ve Medeni Kanun aile müessesesinin özelliklerini belirtmişse de çoğu kere kanunun söyledikleriyle realite birbirini tutmaz. Nitekim kanunun kabul ettiği aile fikri modern ailedir. Amma hakikatte bugün Türkiye’deki aile tipi, İslami aile ile modern aile arasında bir geçişi izleyen gayrimuayyen bir aile şeklidir.

Oysa ki İslâmî aile tipi de mücerret bir aile tipi değil; pederşahi aile ile patriyarkal aile tipi karışımına İslam örfünün tesirinden doğmuş bir aile tipidir. Hatta İslâmî ailede, Orta Asya’daki eski Türklerin aile şekli olan soy ailesinin de tesirleri vardır, dersek yanlış olmaz.

Elde sıhhatli veya hatalı hiçbir istatistiki malumat olmadığına göre kanaate dayanarak söylemek gerekirse Gaziantep şehir halkının ekseriyeti; modern aile dediğimiz karı, koca ve çocuklardan mürekkep aile tipine dahildir. Ailenin reisi erkektir. Fakat bu reislik tahakküm şeklinde değil, himaye şeklindedir. Akrabalık baba tarafından geçer; çocuklar ve eşler her iki taraftaki akrabalara karşı eşit bir sevgi ve saygı ile mükelleftirler.

Medeni nikah esastır. Kadın da erkek de ancak birer eşe sahip olabilirler; yani poligami (çok kadınla evlenme) ve polikandri (çok erkekle evlenme) yasaktır. Kadının da erkeğin de ayrı ayrı mülkiyet ve boşanma hakları vardır. Kadının veya erkeğin akrabalarından bir veya iki kişi aileye dahil olabilir.

Gaziantep şehir halkının azınlığını teşkil eden bir grup ise İslâmî aile tipine dahildir. Bu aile şekli genel hatları itibarıyla ortalama olarak şu özellikleri taşır: Ailenin çerçevesi (fert sayısı) modern aileye nazaran daha geniştir. Çok kere evlenen erkek çocuklar (ya küçük yaşta evlendirildikleri için yeni yuvayı çekip çeviremeyecekleri korkusu ile yahut da mülkün bölünmemesi düşüncesiyle) aileden ayrılmazlar; bazen aileye iç güveyi girdiği de olur. Ailenin reisi erkektir; eğer ailede birkaç erkek varsa reis ya bunların en yaşlısı yahut fiilen ekmek parasını kazanandır. Reisliği daha çok tahakküm şeklindedir. En son karar erkeğindir. Gayrimeşru olmakla beraber poligami sistemi şehirde nadiren de olsa yürürlüktedir, köylerde ise daha çoktur. Erkeğin iki veya üç kadınla evlenmesi çoğu kere zevk için değil, ailenin ağır olan işlerini çevirmekte birbirlerine yardımcı olurlar düşüncesiyledir. Dini nikah şarttır amma ancak (şayet varsa) karılarından birisi ile medeni nikah kıydırılmıştır. Akrabalık baba tarafından geçer, baba tarafının akrabaları daha değerlidir. Dini nikahla bağlı olduğu karılarına karşı erkeğin boşanma hakkı vardır. Mahkemeye başvurulmadığı takdirde mülkiyetten erkek çocuklar üçte iki, kız çocuklar üçte bir hak alırlar.

Fert sayısı kalabalık olsa da bu aile tipinde çocuk yetiştirmek bakıcıların çokluğu yönünden kolaysa da ana ve babanın kendi isteklerine göre terbiye edip yetiştirmeleri bir hayli güçtür. Çünkü herkes emek verdiği düşüncesiyle çocuğa kendi benimsediği terbiyeyi aşılamak ister. Böylece de çocuk, tabiricaizse, "birçok cami arasındaki binamaza" döner. Ailede erkeğe ve erkek çocuklara karşı itibar fazladır; hatta bazı zengin ailelerde haremlik-selamlık usulü bile değişik şekillerde vardır. Sofraya önce erkekler oturur, servis yapma usulü yoktur. Kaşıklar aynı yemek kaplarına dalıp çıkarlar; dolayısıyla yemeğin etli ve yağlı yerleri erkeklere nasip olur. Doğan çocuğun erkek olması arzu edilir; kız doğarsa ana ve baba akrabalara ve konu komşuya karşı mahcup duruma düşer.

Evlenmelerde teklif daima erkek tarafından gelir; kız tarafı bu tekliften memnun bile olsa hemen kabul etmez. Sorup soruşturma bahanesiyle işi münasip bir zaman uzatır. Kız tarafından bir teklif vaki olmaz; evlenecek erkek çocuklar arzularını ailede kendilerine en yakın gördükleri, en yumuşak yüzlü birine açarlar ki bu da ekseriya annelerdir. Anne de babaya söylemek suretiyle iş aleniyete intikal eder. Evlenmelerde nihai karar ana ve babaya ait olmakla beraber kız çocukların da fikri alınır. Arka arkaya yapılan çeşitli merasimlerden sonra evlenme hadisesi vaki olur. Zengin ve modern ailelerde ana babanın vazifesi daha çok vasıta olmaktır. Evlenme serbest seçime dayanır; göreneklerin icap ettirdiği her merasimi yapmak da şart değildir. Ailelerde aşırı bir taasup yoktur.

Gaziantep’teki aile tipi, ilerlemiş cemiyetlerin aileleri gibi sadece tüketici değildir. Bazı yabancı ve memur aileleri istisna edilirse kışlık yiyeceklerini yazdan hazırlayan üretici bir ailedir. Birçok ailede bir veya iki ailenin ihtiyacını karşılayacak yufka ekmek yapılır; yazdan domates salçası, biber kurusu ve salçası, dolmalıklar, reçeller, et sucuğu ve şire tabir edilen üzümden yapılmış çeşitli kuru tatlılar, pekmez vs. yapılır ve kış için istif edilir.

Gaziantep’te yapılan yemekler çok lezzetli fakat o nisbette yağlı ve ağırdır; yemekler bakımından Arapların, bilhassa Suriye Araplarının tesiri altında kalındığını söylemek lazımdır. Umumiyetle sıcak bir bölge olan Gaziantep’te sıhhi bakımdan yağlı yemekler doğru değilse de Antep halkı inadına yağlı, etli ve bol acılı yemekler yaparlar. Mutfakları çok zengindir; çiğ köfte, çeşitli Antep kebapları, yuvarlama veya yoğurtlu köfteler, alinazik, zerde ve baklava gibi yiyecekler Gaziantep’in mahalli yemekleri arasında zikredilebilirler.

Bütün bu kışlık ve günlük yiyecekleri yapmayı becerdiklerine göre Gaziantep’in ev kadınlarının hakikaten çok çalışkan ve maharetli olduklarını takdirle kabul etmek; ayrıca bu kadar işten nasıl vakit bulup da sinemaya ve mesire yerlerine gittiklerine, çocuk yetiştirdiklerine hayret etmek icap eder.

Nihat GÜÇLÜ