Gaziantep ilinde bağcılık, özellik arz eden bir konudur. Esasen mitolojide üzüm ve şarabın tarihi Hazreti Nuh zamanından başlar. Şöyle ki Hazreti Nuh, Tufan’dan sonra Ararat Dağı eteklerine iniyor, gemisindeki biricik keçisini otlatmak için kırlara salıyor. Keçi oralarda kendi kendine biten bir ağaççığın yaprak ve meyvesini yiyor ve bir müddet sonra neşeli hâliyle gemiye gelerek diğer hayvanlara tos vurmaya başlıyor. Hazreti Nuh, bu acayip nebatın keçiyi sarhoş etmesini merak ediyor ve o nebatı bahçesinde yetiştirmeye başlıyor. Şeytan, ateşten nefesi ile ağaççığı kurutuyor fakat Hz. Nuh’un kederlenmesinden merhamete gelerek yanına yaklaşıyor ve nebatın kurumaktan kurtulması için onu yedi türlü hayvan kanı ile sulamasını tavsiye ediyor. Hz. Nuh bu öğüde uyarak bir kaplan, bir aslan, bir ayı, bir köpek, bir tilki, bir saksağan ve bir horoz kurban ederek kanlarıyla nebatı suluyor. Ertesi sene tekrar yeşeren nebat gelişiyor ve bol, nefis meyve veriyor. Sarhoş olan insanların sarhoşluk hâllerinde çeşitli karakterler göstermesinin sebebi, arz edilen hayvan kanlarıyla nebatın sulanmasıdır. Asmayı Yunan mitolojisi de ayrı bir efsane ile anlatır.
Bağcılık dünyada; kuzey yarım küresinde 20. ila 52. kuzey paralelleri, güney yarım küresinde de 20. ila 40. güney paralelleri arasında yayılmıştır. Asma; yıllık en düşük ısı derecesi 0°C’den aşağı düşen sahalar ile yıllık ortalaması 9°C’den düşük olan bölgelerde normal bir yaşama göstermez ve mahsul veremez. Buna göre vejetasyon devresinin ortalama 200-235 gün devam etmesi ve bu müddet içerisinde alabileceği sıcaklık toplamının 2900°C’den aşağı bulunmaması, güneşleme müddetinin de en az 1300 saat sürmesi gerekmektedir. Meteoroloji bölümünde açıklandığı üzere ilimiz bu konuda tabiata cömertçe davrandığından bağ alanı yüz ölçümü 90.000 hektar olup bu alandaki omca adedi de 76.500.000 adede ulaşmış bulunmaktadır. Bu miktar omcadan da 500.000 ton raddelerinde yaş üzüm istihsal edilmektedir ki bu miktar da ilimiz için küçümsenmeyecek bir rakamdır.
Bunun;
165.000 tonu: Yemeklik (sofralık)
70.000 tonu: Pekmez imalinde
225.000 tonu: Kurutularak
20.000 tonu: Sucuk, pestil gibi mamullerde
20.000 tonu: Şarap, rakı (içki) imalinde kullanılmaktadır.
Türkiye bağ alanı itibarıyla dünyada dördüncü, ilimiz ise Türkiye çapında bağ alanı itibarıyla birinci gelmektedir. İlimizde; Tahannebi, Karaalaca, Kabarcık, Akbesni, Sergikarası, Horozkarası, Hatunparmağı, Rumi, Tosbağakabarcığı, Dımışkı, Muhammedi, Devegözü, Serpenekıracı, Balüzümü, Misküzümü, Ekşikara, Yediveren, Arif Paşa, Azezi, Künefi, Dökülgen, Hönüsü, Kokulu Çavuş, Kocaboğan, Üvezi gibi biri diğerinden üstün kaliteli şıralık, sofralık, şaraplık ve taze ihraçlık 34 çeşit üzüm vardır.
Gaziantep ürünleri, taze ve kuru olarak civar iller ve bilhassa Doğu illerine satılmakta; pekmezi de asırlardan beri nam salmış bulunmaktadır. Üzüm sularından fıstıklı, cevizli, bademli mamulleri her yerde aranmakta; Yeni Rakı’sı, Tekel, Burç, Elmalı, Ülfet gibi şarapları ise çok beğenilmektedir. Sofralık ve ihraçlık üzümlerimizden Dımışkı; Gaziantep ikliminin renklendirdiği en cazip sarı-yeşil bileşimi rengi ve güneş ışınlarının tatlılaştırdığı en leziz üzümü teşkil eder. Yaz ortalarında olur. İngiltere ve Almanya’ya taze ihracına başlanılmıştır.
İlimizde, Tarım Bakanlığına bağlı ve üzüm konusunda çalışan iki müessese vardır. Bunlar;
A) Gaziantep İl Merkezinde:
Bölge Bağ-Bahçe Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (Müessese Müdürü: Şinasi Türel)
Telefon: 1057, Kuruluş Tarihi: 1937
Belediye hudutları dâhilinde olup belediye otobüsleri ile gidilip gelinmesi mümkündür. Bağcılık konusunda ilmi araştırmalar yapar.
B) Kilis İlçe Merkezinde:
Bağcılık ve Tavukçuluk İstasyonu Müdürlüğü (Müessese Müdürü: M. Sait Doğuç)
Telefon: 91, Kuruluş Tarihi: 25.10.1952
Belediye hudutları dâhilinde, Kilis-Gaziantep-Suriye-Hatay yol kavşağında olup Kilis Hükûmet Konağı’na 1.200 metre ve Gaziantep il merkezine 58 km mesafededir. Bölgenin Filoksera (Phylloxera) ile bulaşık alanlarında yeni bağcılığın uygulanması için gerekli bulunan köklü Amerikan asma çubuğu üretimi ve mevcut üzüm çeşitlerimizin hangi varyetedeki Amerikan asması ile daha iyi anlaştığı, hastalıklara dayandığı ve daha çok mahsul verdiği konuları üzerinde araştırmalar yapmakla görevlidir. Adı geçen müessesenin yetiştirip yaymaya çalıştığı Ege bölgemizin meşhur çekirdeksiz (Pembe ve Sultani) üzümleri, son turfanda Müşküle ve Fransız şaraplık çeşidi Semillon, Alicante Bouschet, Carignan ile sofralık Pembe Cemre üzüm cinsleri cidden görülmeye değer.
Ayrıca ilimiz tavuk neslinin ıslahı için her iki müessesede Leghorn ve New Hampshire civciv üretim ve dağıtım işi de yapılmaktadır. Üzümün besin değerinden de özetle söz edilmesi faydalı görünmektedir. Zira üzüm hem zenginin hem fakirin sofrasında yer alan besleyici bir besin maddesi, nefis bir yemiş ve çok faydalı bir ilaçtır. Besin olarak bir kilo üzüm; 1150 gr süt, 390 gr ekmek, 1200 gr patatese denk bulunmaktadır. Günde birkaç kilo taze üzüm yemekle beslenilebilir. Ayrıca üzüm gençlik ve güzellik kaynağıdır. Bol üzüm yiyenler vücutlarında bir canlılık hissederler. Bayanlar bir iki üzüm tanesini sabahları yüzlerinde ezerler ve 15 dakika bıraktıktan sonra yüzlerini su ile yıkarlarsa ciltlerinde bir tazelik ve güzellik görürler.
Üzümün Terkibi:
| Madde | Oran (%) |
| :--- | :--- |
| Su | 70-82 |
| Şeker (Glikoz, Levüloz) | 17-35 |
| Asitler (Şarap, Elma Asidi) | 0,35-0,85 |
| Azotlu Maddeler | 0,04-0,15 |
| Madenî Maddeler (Kül) | 0,3-0,5 |
Yapılan araştırmalara göre taze üzümde A, B, $B_1$ ve C vitaminleri mevcut olup en fazla bulunan vitaminler ise B ve $B_1$’dir. (A) vitamini büyümeye ve göz hastalıklarından korumaya yarar. (B) vitamini, sinirlerin iyi çalışmasına hizmetle iştahı muhafaza etmeye, bayanlarda süt salgısını fazlalaştırmaya ve beriberi hastalığından korumaya yarar. (C) vitamini, iskorbüt hastalığından korur ve diş etlerinin sıhhatine hizmet eder. ($B_1$) vitamini çocukların büyümesine yarar. Fransa ve İtalya’da bazı doktorlar, küçük çocuklara süt yerine üzüm suyu verilmesinin caiz olduğunu söylemektedir. Zira üzüm suyu ile anne sütü terkibi mukayese edilirse birbirine yakın olduğu görülür.
Anne Sütü ve Üzüm Suyu Karşılaştırması:
| Cinsi | Anne Sütü (%) | Üzüm Suyu (%) |
| :--- | :--- | :--- |
| Su | 87,43 | 70-82 |
| Azotlu Maddeler | 2,81 | 0,04-0,14 |
| Şeker | 6,47 | 17-35 |
| Madenî Maddeler | 0,23 | 0,3-0,5 |
Kansızlar, romatizmalılar ve astımlılar üzümü bir deva gibi kullanmalıdırlar. Üzüm; zayıf ve nekahet devresinde olanlara, kanları zehirli bulunanlara (artrit), yüksek tansiyonlulara yarar. Bazı karaciğer, böbrek ve bağırsak hastalıklarında da ilaç gibi tesir eder. Kemik hastalığı olan çocuklara ve ihtiyarlara çok iyi gelir. İşte bu vasıfları dolayısıyla bazı Batı ülkelerinde üzümle tedavi müesseseleri bile kurulmuştur. Bu müesseselere gelenler, şunu bunu yemek suretiyle vücutlarına zararlı olarak aldıkları asitleri ve toksinleri temizler, gençleşmiş olarak evlerine dönerler.
Bütün üstün vasıfları yukarıda arz edilen üzümü, Allah bol bol ilimize lütfetmiştir. İlimizde hemen her ailenin küçük de olsa bir bağı mevcuttur. Bilhassa yaz aylarında küçük kulübecik veya özel çadırına ailece taşınır ve üzüm mevsimini bağda geçirirler. Böylece çoluk çocuk hem hava değişimi hem de esaslı bir üzüm kürü yapmış olurlar. Bu bağda oturma zamanları ise ayrı bir âlem olur. İlimizin oldukça sıcak olduğu anlaşılsa da ekseriyetle hemen her gün saat 16.30’dan sonra insana cidden ferahlık veren çok serin bir hava başlar. Öyle ki bazen üzerinize bir pardösü alma ihtiyacını hissedersiniz. İşte yine Allah’ın özel olarak lütfettiği iklimimiz dolayısıyla aileler radyum lambaları altında mahalli müzik aletleri ve şarkılarla öyle güzel eğlenirler ki cidden tadına doyum olmaz. Küçüklerin ve büyüklerin kafalarına nakşedilen bu eğlence geceleri unutulmaz birer anı olarak daima yaşar.
Arzu eden kimseler, cüzi denilecek bir fiyat karşılığında yaz mevsimi için bağ kiralamak suretiyle ailece yukarıdaki nimetlerden istifade edebilirler. Diğer tarımsal konularda olduğu gibi bağcılık konusunda ilgi duyanlar, yukarıda arz edilen müesseselere veya mahalli tarım teşkilatına uğradıkları zaman arzu eyledikleri bilgilerin kendilerine seve seve verileceğini belirtmek ödevimizdir.
M. Sait DOĞUÇ
Kilis Bağcılık ve Tavukçuluk İstasyonu Müdürü