Nazik arkadaşlarımın bana muntazaman göndermek lütfunda bulundukları (IŞIK) ve (AK-YOL) gazetelerinin geçen haftaki sayılarında adeta müjdeli bir haber vardı: “Kömür ucuzladı.” Bir de baktım odun kömürünün kilosu Gaziantep’te 100 kuruştan 65 kuruşa düşmüş. Aman sayın hemşehrilerim, sayın vatandaşlar ne yapıyorsunuz? Bu havadis bütün Türkiye’de, hele bizim taraflarda ormanın kökünün tamamen kurumakta olduğunu alarm eden çok kötü, çok acı bir haber.

Çünkü en iyi cins odun kömürünün bir kilogramının kalorisi 2000–2700 bulunduğu halde, Zonguldak yıkanmış kömürünün kalorisi 7000–7200 yakınında ve Garp Linyitleri İşletmesi'nin Tavşanlı ilçesinin Tunçbilek havzasından çıkarılan kömürün -ki bu da linyit olmayıp taş kömürüdür- ortalama kalorisi 4500 ve Emet ilçesine bağlı Değirmisaz ocağının çıkarmakta olduğu taş kömürü ise 6000 yakınlarındadır. Meselâ yuvarlak rakam olan Değirmisaz’la odun kömürünü mukayese edersek, bize ısı veren kalori esasına göre bu kömürün tonunun Gaziantep’te 1950 liraya satılması gerekmektedir. Halbuki yıkanarak ebatlarına göre sınıflandırılmış 10–18 ve 18–50 mm ve 50 milimetreden daha büyük çapta elle ayıklanmış iri parça kömürün paçal ortalama fiyatı Değirmisaz’da 76 ve Gaziantep’e kadar nakliyatı dahil 123 TL tutmaktadır. Tunçbilek kömürünün kalorisi esasına göre odun kömüründen 2,25 defa daha kuvvetli olmasına karşılık ortalama fiyatı 61 TL olup, Tunçbilek-Gaziantep navlun dahil 108 TL’dir. Yani kilosunu yuvarlak hesap 10 kuruş alırsak odun kömürüne nazaran ucuzluk orantısı: $2,15 \times 6,5 = 14$ olur. Yani tekrarlayayım ki Tunçbilek kömürü odun kömüründen 14 defa daha ucuzdur. Hayat seviyeleri bizden çok üstün olan Avrupa’da nispeten fakirce, hatta orta halli aileler yemeklerini bu sobalar üzerinde pişirirler, sularını bundan ısıtırlar ve turunçgillerin, fındığın, fıstığın ve cevizin kabuklarını kurutup ilk tutuşturucu ve yakıta yardımcı olarak beraber kullanırlar.

Tunçbilek’ten Gaziantep’e bir ton kömürün taşıma ücreti herhangi bir vatandaş için 97,85 TL olup, bu iş Kömür Satış Müessesesi'nden mutemetlik almış biri eliyle yapıldığı takdirde 47,00 liradır. Ve hesabını bilen her kimse veya müessesenin bu işi mutemetlikler eliyle yapması uygundur. Öbür yandan Değirmisaz kömürünün kalorisi yüksek bulunması itibariyle haklı olarak tercihen daha çok endüstri kömürü sayılmakta ve bu şekilde satış yapılmaktadır. Esasen bu mıntıkanın istihsali birkaç sene sonra tamamen bitmiş olacaktır.

LİNYİT SOBASI NASIL YAKILIR?

Garp Linyitleri İşletmesi'nin birbirinden uzak muhtelif dört bölgesindeki havzalarında istihsal ettiği kömürlerin hemen hemen hepsi fazla uçucu madde ihtiva edip uzun alevlidir ve yakma bilmeyenler bunu fazla isli, dumanlı, pis kokar, zahmetli zannederler ve maalesef böyle bir kötü propaganda yaygın haldedir. Halbuki yakma tekniğini bilenler ve belli çok basit usulleri uygulayanlar bunun ne kadar hatalı ve bâtıl olduğunu bizzat göreceklerdir. Bütün marifet sobayı alt kapaktan değil, en üstünden ufki duran daire şeklindeki kapağı kaldırıp oradan yakmaktadır. Bu suretle terkibinde plastik maddeler, naylonlar, türlü benzol, makine yağları, katran, naftalin, sabun, suni kumaş vesaire gibi binlerce cisim imal olunan asıl cevherli madde yani gaz kaçıp gitmeden değerlenip, zerresi dahi ziyana uğramadan yanar. Aksi halde yani alttan yakıldığı takdirde sobanın ortalarında ve üstünde kalan kömür yığını yüksek derecede ısınınca ortalamanın yüzde 25–40 yakınında olan bu cevherli gazları damıtarak kusup boruları doldurur, tıkar ve birden o kadar çok gaz çıkar ki soba bunu hazmedip yakamaz. Tabii ortalığı toz, duman ve pis koku kaplar. Borular ise iyice tıkanıp makta daralır, daraldıkça daha çok boğulur, husule gelen katranlar damlayıp ortalığı kirletir ve bir zaman gelir soba hiç yanmaz olur. Alttan yakılan soba boruları bir kış mevsiminde 5-6 defa temizlenmek isterken, üstten yakıldığı takdirde bu sayı en çok iki defadır.

Soba en üstüne 15–20 santimetre kalıncaya kadar kömürle doldurulur, bunun üzerinde kuru kırık tahta parçaları, çam kozalağı veya çıra gibi şeylerden birkaçı veya yalnız biri konur, sobaya konan kömürün bir avuç kadarı da bunlarla karıştırılır ve bu yemleme maddesi yakılıp tutuşturulur. Ondan sonra ilk bakışta pek birdenbire olmasa da kalorifer gibi değişmeyen bir ısı ile yavaş yavaş tatlı sesler çıkararak, çatırdayarak yanmaya başlar. Alttan yakılan sobanın bir dolusu 6-7 saat sürerse, yukarıda anlattığımız şekilde üstten yakıldığı takdirde en azından 12–16 saat kadar sürer. Eğer kömür Zonguldak kömürü̈ ise soba küçük hacimde yani küçük numaralı olsa bile ömrü̈ en azından 20–22 saattir. Sobaların cinsine gelince: Her nevi içinde ateş tuğlası bulunan maden kömürü sobaları elverişlidir; şu Şakir Zümre veya Zonguldak tipi sobalar. Soba borularının mümkün mertebe geniş çapta olması, kurulduğu salon veya odada uzunluğuna fazla dolaşması, fakat elden geldiği kadar az dirsekli bulunması da önemlidir.

Ayrıca Kömür Satış ve Tevzi Müessesesi'nin çıkardığı broşürlerden veya aynı müessese ile yazışma yolu ile özel ve çok verimli başka soba tipleri öğrenmek, bulmak da mümkün ve tavsiyeye şayandır. Uzun alevli, gazlı kömür yakan sobaların alttan yakılan özel duman hücrelileri de vardır. Yazıma şu istatistik bilgisini koymadan geçemiyorum:

(Teknik Haber, Eylül 18, Sayı: 94)

Almanya’da 1935 Yılında Kullanılan Yakıt Cinsi ve Yüzdesi:

Yakıt CinsiYüzdesi
Linyit briketi38,15
Taş kömürü31,90
Kok13,37
Odun11,40
Havagazı3,02
Torf (Linyitten sonra gelen bir cins kömür)2,06
Elektrik0,10
Toplam100,00

Türkiye’de 1948 Yılında Kullanılan Yakıt Nispetleri:

Yakıt CinsiYüzdesi
Odun72,20
Taş kömürü2,00
Linyit3,25
Kok4,70
Havagazı0,45
Tezek ve benzerleri17,40
Toplam100,00

Görülüyor ki bizim memlekette ısıtma yakıtı olarak kullanılan maddelerin dörtte üçüne yakını maalesef odundur; yani usulsüz kesilen, yakılan, yıkılan ormanlardır. Ve yüzde yirmisine yakını da dünyanın hiçbir yerinde yakılmayan, bilinmeyen ve belki duyulmayan kokar yakıt yani tezektir ki bu da tarım için büyük bir ziyan ve kusurdur.

Kok hariç bütün Zonguldak ve Garp Linyitleri taş kömürleri tamamen serbest bırakılmış olup; isteyen müessese, fabrika ve vatandaşlar istedikleri cinsten, istedikleri kadar sipariş verip alabilirler. Ancak hükümet müesseselerindeki hiç de güç olmayan formaliteyi öğrenip bilmek ve başlangıçta bunun basit zorluklarını hoş görüp alışmak en doğrusudur. Bu alışverişleri büyük şehirlerde resmi kömür ajanları, mutemetler eliyle yapmakta sayılmayacak kadar avantajlar ve ucuzluk vardır.

(Işık ve Ak-Yol Gazetelerinden)