İlkbaharda kabağın bollaşmaya başladığı haftalarda sık sık yapılan yemeklerden biridir. Kabak oturtması pilav ile birlikte yenir. Pirinç pilavıyla kabak oturtmasını birlikte yemeyi daha lezzetli bulanlar çoktur.
Kabak oturtması yapmak için umumiyetle kabakların küçük ve ince olanları tercih edilir. Kalın kabaklar ile dolma yapılır. İnce ve küçük kabaklar alınır ve kahve fincanı büyüklüğünde kesilir. Kesilen yerden içi oyulur ve kabağa tıpkı kulpsuz bir kahve fincanı şekli verilir.
Kabağın turfanda ve değerli olduğu zamanlarda umumiyetle kabak içi atılmaz. Kabak içleri ya kabak oturtmasının pişeceği kazanın dibine dizilir ve bir kısmı kapaklık olarak kullanılır veya kabak içi doğranarak içine maydanoz, kıyma, salçalı su, tuz ve yağ ilave edilip pişirilerek kabak kavurması yapılır. Kabak kavurması yemeğini ayrı bir yazıda anlatacağız.
Kulpsuz kahve fincanı şekline benzer duruma gelen kabak parçalarını bazı hanımlar az tuz ve karabiberle oğarlar. Tuz ve karabiber, kabağın bir kısım tatsız suyunun kabaktan dışarı çıkmasına sebep olur.
Kabak parçaları bir tava içerisinde sade yağda kızartılır. Tavanın başında oturan hanım, kabak parçasının silindir yüzeyinin ve tabanının hafifçe kızarması için bir şişin yardımı ile kabakları tavada çevirir. Kızaranları çıkarır ve yerine kızarmamış çiğ kabak parçasını tavaya kor. Böylece bütün kabak parçaları kızartılır. Son yıllarda sade yağın yerine vita yağı kullanılmaya başlanmıştır. Vita yağı kabakları daha iyi kızartmaktadır. Vita yağı hem daha ucuz hem daha hafif olmaktadır. Sade yağ umumiyetle mideye ağır gelmektedir.
Kızartılmış kabakların içine kıymalı iç konur. Kıymalı iç nasıl yapılır? Koyun etinden yağlı karalı kıyma alınır. Kıyma çok ince doğranmış olmamalıdır. Bazı hanımlar kıymanın iri olmasını tercih ederler. Hanımların çoğu ise orta büyüklükte kasaptan kıyılarak gelen, umumiyetle yağı az kıymayı kabak kavurmasından artan kızarmış yağ içerisinde kavururlar. Kavrulan kıymaya tuz da ilave edilir. Kıymanın dörtte biri hacminde baş soğan da kıyılarak tavaya aktarılır. Soğanlar sararıncaya kadar soğan ile kıyma ateş üstündeki yağ tavası içerisinde kaşıkla karıştırılır. Bazı hanımlar kıyma ve soğan karışımına kırmızıbiber de eklerler. Hanımların çoğu içe kırmızıbiber ilave etmezler. Büyük çoğunluk kıymalı içe karabiber kor. Bazıları da hem karabiber hem kırmızıbiber ilave ederler.
Kızarmış kabak parçalarının içine bir yemek kaşığı kadar kıyma içi konur. Fincan şeklinde olan kabak parçasının içi böylece doldurulur. Kabağın açık ağzı yukarı gelmek üzere bir tencerenin içine, içle doldurulmuş parçalar yan yana aralık verilmeden bir kor dizilir. Birinci koru diğer ikinci ve üçüncü kor takip eder. En üst korda bulunan kabak parçaları pişerken içerisindeki kıyma dağılmasın diye birçok hanım kabakların açık ağızlarını kabak içinden yapılmış kabak parçası ile kapatırlar. Tencere yerine tepsi kullanan; içle doldurulmuş kabakları tepsiye dizerek pişiren hanımlar da vardır.
Tencereye dikkatle dizilmiş oturtmalar üzerine domates salçalı su ilave edilir. Bu su, en üstteki kabakların üzerini en çok yarım santimetre kaplayacak şekilde ilave edilmelidir. Hanımların çoğu tencereye salçalı sıcak su korlar. Bazıları da suyun soğuk olmasında bir mahzur görmezler.
Salçalı suyu da ilave edilmiş kabak oturtması, hafif ateşte ağır ağır pişirilir. Pişerken lezzetine de bakılır. Tuzu az ise tuz ilave edilir. Suyu çok azalmışsa su konur. İçlerin kaynama tesiri ile dağılmaması için ateşin hafif olması sağlanır. Kabak oturtmalarının pişip pişmediğini anlamak için bir tanesi tabağa alınır ve yenir. Nihayet pişen yemek ateşten indirilir. Yemek ev halkı için pişirilmişse tencere olduğu gibi yemek masasına götürülür. Her fert yeteri kadar oturtmayı tencereden kendi tabağına alır ve pirinç pilavıyla birlikte yer. Eğer yemek misafir için yapılmışsa tenceredeki kabak oturtmalarından yeteri kadarı servis tabağına dizilir ve böylece sofraya götürülür. Titiz hanımların bazıları misafir olmasa dahi pişen yemeği servis tabağına çekerler.
H. Y.