Gaziantep vilayetinin Merkez, Kilis, Nizip kazalarında ve Besni havalisinde eski Türkmen ananelerinin hâlâ yaşadığı görülmektedir. Çoktan yerleşmiş olduğu hâlde aşiret ananelerine büsbütün yabancı olan Türk köylerine de tesadüf edilir. Böyle köylere misal olarak Gaziantep’in şarkında beş saatlik mesafede vâki Keferbostan köyünü gösterebiliriz. Bu köye mensup İbiş Kâhyaoğlu’nun verdiği malumata göre bu köy ahalisi aşiret ananelerini katiyen bilmezler. İbiş Kâhya’nın oğlu, aşiret ananeleriyle alakadar olan köylerle kendi aralarındaki farkı şu suretle ifade etti:
“Türkmen köylülerin yanında oturursan aşiret isimlerini saymaya başlarlar. Kimin nesi olduğunu, babasının nasıl dövüştüğünü, falan aşiretle nasıl kavga ettiğini söylerler. Biz Türk’üz. Kan alıp vermemiz de yoktur. Köyümüz 20-25 evden ibarettir. Düğünlerimiz de Türkmenlere benzemez. Aşiretlerde kadın erkek beraber olur. Bizde böyle değildir; bilakis bizde bir kızın elinden bile tutulamaz. Köroğlu Destanı’nı ve buna benzeyen destanları bilmezler. Başka köylere nazaran Keferbostanlılar sofudurlar; rakı filan içmezler.”
Çoktan meskûn olduğu hâlde aşiret ananelerini devam ettiren Türkler de vardır. Bunun misali Elbeylilerdir. Elbeyliler hâlâ aşiret tesmiye olundukları ve aşiret usulü idaresini bütün ananeleriyle muhafaza ettikleri hâlde, göçebe olanları yoktur; hep meskûndurlar.
Elbeyli Türkmenleri bugün 34 parça köyden ibaret olup Suriye hududu dâhilinde kalmışlardır.[1] Bu köylerin bulunduğu mahal ve isimleri aşağıda gösterilmiştir:
Sipahi köyü: Akçakoyunlu istasyonuna yarım saat mesafede, demiryolu ve sınırın cenubundadır. Önce Elbeyli beyleri bu köyde otururlardı.
Arapazzi: Akçakoyunlu istasyonunun cenubunda 10 dakika mesafededir.
Kadılar: Aynı istasyon cenubunda üç çeyrek saat mesafededir.
Haydarpaşa: Aynı istasyon cenubunda üç çeyrek saat mesafededir.
Eşekçi: Aynı istasyon cenubunda bir saat mesafededir.
Baltacık: Aynı istasyonun cenubunda bir saat mesafededir.
Memiri: Cenupta 1,5 saat mesafededir.
Çörtenhüyük: Cenupta üç çeyrek saat mesafededir.
Öküzöldüren: İstasyon cenubunda 10 dakika mesafededir.
Babileylim: İstasyon garbinde 1,5 saat mesafededir.
Ziyaret: Akçakoyunlu istasyonunun cenubugarbisinde 1,5 saat mesafededir.
Taşkapı: Akçakoyunlu istasyonunun cenubugarbisinde 2 saat mesafededir.
Kocalı: Akçakoyunlu istasyonunun cenubugarbisinde 2 saat mesafededir.
Zülf: Akçakoyunlu istasyonunun cenubugarbisinde 2,5 saat mesafededir.
Sandı: Akçakoyunlu istasyonunun cenubugarbisinde 3 saat mesafededir.
Arapçevirdin: Akçakoyunlu istasyonunun cenubugarbisinde 4 saat mesafededir.
Kalkım: Akçakoyunlu istasyonunun cenubugarbisinde 3 saat mesafededir.
Sekizler: İstasyon garbinde 2,5 saat mesafededir.
Haliloğlu: İstasyon garbinde 2,5 saat mesafededir.
Silsile: İstasyon garbinde 2,5 saat mesafededir.
Karsenli: İstasyon garbinde 2,5 saat mesafededir.
Ayaşa: İstasyon garbinde 2,5 saat mesafededir.
Molla Arap: İstasyon garbinde 3 saat mesafededir.
Çobanbey: İstasyon garbinde 3 saat mesafededir.
Alçı: İstasyon garbinde 4 saat mesafededir.
Telli Ayşe: İstasyon garbinde 4,5 saat mesafededir.
Zihi: İstasyon garbinde 4,5 saat mesafededir.
Duyran: İstasyon garbinde 4,5 saat mesafededir.
Hasan Muhammed’in Köyü: İstasyon şarkında 3,5 saat mesafededir.
Kemmuntepe: İstasyon şarkında 10 dakika mesafededir. Elbeyli beyi bu köyde oturmaktadır.
Karacayiran: Garpte üç çeyrek saat mesafededir.
Üçayak: Garpte bir saat mesafededir.
Çangallı: Garpte 1,5 saat mesafededir.
Beylerbeyi: İki saat mesafededir.
Elbeyli beyi Mehmet Bey’in Kersentaş civarında yeni tesis edilmekte olan Hacer köyünde verdiği malumata göre: Elbeyli aşireti eski zamanda Sivas ve Kemah havalisinde bulunmuşlardır. Sonra hükümet emri ile Sacur Nehri’nin bugünkü Suriye hududuna çıktığı yerlere iskân edilmişlerdir. Rivayete göre buradaki Araplara karşı kullanılmak maksadıyla getirilmişlerdir. Mehmet Bey’in ecdadından biri burasının hudut kumandanı olmuştur. Elbeyli beylerinin sülalesine, diğer Türkmen beylerinin sülalesi gibi “Torun” tesmiye ederler. Bunlar Kemah’tan gelmişlerdir; Sultan Melik’in uşağı “evladı” imişler. Elbeyliler içinde bulunan “Şahveli”ler ise Hamadan’dan gelmişlerdir. Elbeyliler bunlarla “Fellah” diye alay ederlermiş.
Elbeyli aşireti 4000 kadar haneden ibaret olup hepsi meskûndurlar. Göçebe hâlinde bulunanları kalmamıştır. Karaşeyhli Süleyman Ağa’nın verdiği malumata göre: Elbeyli aşireti ve bütün Türkmenler, Sivas ve Kemah havalisinden sürgün olarak buraya gelmişlerdir. Geldikleri zaman bütün bu Türkmen aşiretleri 80 bin çadırdı. Bunların davul zurna çalan Abdalları 500 çadırdı. Abdallar Kıptidir. Şimdi de Elbeyli Abdalları ve Türkmen Abdalları ayrıldılar.
Elbeyli aşiretlerinin oturduğu mıntıkada Akçakoyunlu namında bir mevki olması, bunların Akçakoyunlu heyetine dâhil Türkmen beylerinden birine mensup olduğuna delil addolunabilir. Kabilelerinin Elbeyli tesmiye edilmesine sebep, bunlara yabancı kabileden bey tayin edilmiş olması imiş. Bunların buralara Sivas taraflarından gelmeleri de Ahmet Refik Bey tarafından neşredilen vesikalarla sabit oluyor.[2] Elbeyli beylerinin Torun oymağının, Melik Danişmend ahfadından olmasına dair rivayetlerin de tarihî bir esası olabilir.
Elbeylilerde; Gâvurelli, Tırklı, Birellü ve Torun oymakları vardır. Eski zamanlarda Elbeylilerin reisi Uzun Hamza namında biri olmuştur. Elbeyli aşiretine dair Elbeyli Sadık Bey’in verdiği malumat şöyledir:
Elbeyli, Türkmen ve Baraklar 80.000 çadır olarak Sivas tarafından buraya sürülmüşlerdir. Bu, Kadıoğlu Yusuf Paşa zamanında oldu. Burada da rahat durmamışlar, ona buna çatmışlar; binaenaleyh Padişah’ın emri ile Rakka’ya sürülmüşler. Orada o zaman Araplar vardı. Bunlar Arapları çöle sürmüşler. Bu çölde Yusuf Paşa Kışlası vardı. Araplar Beni Said kabilesine mensup idiler. Buralarda Elbeyliler Rişvanlarla muharebe ettiler. Önce galibiyet Rişvanlar tarafında idi; pek çok Elbeyli telef oldu. Bu muharebe altı ay kadar devam etmiştir. Nihayet Elbeyliler galip oldular. Yine Araplar ile Elbeyliler arasında Alabaş Muharebesi olmuştur. Bu da Beni Said kabilesiyledir. Muharebede bütün Türkmenler müttefik olmuşlardır.
(ABDÜLKADİR İNAN)
(Bu yazı Şakir Sabri Yener tarafından Ankara Millî Kütüphanede mevcut Halk Bilgisi Haberleri dergisinin 15 Eylül 1934 tarihli cilt 4, sayı 40, sayfa 73’ten aynen kopya edilmiştir.)
[1] Ali Rıza Bey’in "Cenupta Türkmen Oymakları" adlı eserinde de Elbeyli köylerine ve aşiretlerine dair malumat vardır.
[2] Ahmet Refik: "Anadolu’da Türk Aşiretleri", Türkiyat Enstitüsü Neşriyatından, İstanbul, 1930. Bu eserdeki vesikalarda Elbeyli taifesi “Yörük” ve “Türkmen” diye zikrolunuyor. Bakınız: Vesika numarası 121, 125, 128, 133, 161 ve 211.