Sayın Üyeler:

1962 yılı çalışma raporumuzu arz etmeden önce bazı hususlardan bahsedeceğim. Bugün Türkiyemiz, vereme şiddetle musap memleketler arasındadır. Şunu da ilave edeyim ki Türkiye’de veremden ölüm nispeti son yıllarda önemli bir tarzda azalmaktadır. Veremden ölüme dair elimizde yalnız şehirlere ait istatistikler vardır. Buna göre 68 il merkezinde ölüm nispeti 100.000 nüfusta 1948 yılında 225 iken, 1961 yılında 52’ye düşmüştür.

Veremli hasta oranı ise henüz pek yüksektir. 1959 yılından beri Ankara, İstanbul, Yozgat gibi bazı bölgelerde yapılan sistemli röntgen taramaları, buralarda halkın %2-3’ünün verem hastası olduğunu göstermiştir. Bu oranı bütün memlekete teşmil ederek bugün Türkiye’de bir milyona yakın veremli olduğu meydana çıkar.

1953 yılından beri Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Teşkilatı ve UNICEF’in iş birliği ile memleket ölçüsünde bir BCG verem aşısı kampanyası yapılmaktadır. Bu münasebetle yapılan tüberkülin testi neticesinde, 0-14 yaşındaki çocukların %42’sinin, yirmi yaşından yukarı insanların ise %86’sının vücutlarında verem basili taşıdıkları meydana çıkmıştır. Bu rakamlar, halkımızın verem basili ile şiddetle bulaşık olduğunu ve bu bulaşmanın pek genç yaşlarda vukua geldiğini gösteriyor. İleri memleketlerde 0-15 yaşında verem basili ile bulaşmış olanların nispeti %5’e kadar düşmüştür.

Bugün dünyada kabul edilmiştir ki bir memlekette veremin sosyal bir problem hâlinden çıkıp diğer adi hastalıklar sırasına geçebilmesi için o memlekette verem basili ile bulaşma oranının 15 yaşındakilerde %1’e inmesi gerektir ve ancak bundan sonradır ki eradikasyon bahis konusu olabilir. Bu vaziyete göre gayeye erişebilmemiz için ne kadar gayret sarf etmemiz gerektiği bedihidir.

Verem bugün bir numaralı sağlık problemimizdir. Muazzam problemin hallinde gayet tabiidir ki hükûmet ile halkın el ele çalışması daha müsbet sonuçlar verir. Bugün memleketimizde bu maksatla kurulmuş 103 adet verem savaş derneği ve bunlara ait 41 tane dispanser mevcuttur. Verem savaşı derneklerinin bir federasyonu mahiyetinde olan Türkiye Ulusal Verem Savaş Derneği 1948’de kurulmuştur. Bu teşekkül, Bakanlık ile dernekler arasında iş birliğini düzenler. Şehrimizdeki Verem Savaş Derneği de 1947’den beri faaliyet göstererek bu savaşta hissesine düşeni yapmaya çalışmaktadır.

Bu cümleden olarak bu yıl Sinner Dispanserimizde 2542 kişi poliklinikte muayene edilmiştir. Yeniden 196 veremli kaydıyla kayıtlı veremli sayısı 794’e ulaşmıştır. 489 büyük film, 1258 mikrofilm çekilmiş; 745 kişiye muhtelif tüberküloz ilacı yardımı yapılmıştır. 209 kişi raporlu olarak muhtelif göğüs hastanelerine gönderilmiş, 2924 lira yolluk verilmiştir.

Geçen sene kaydettiğimiz 260 aileye bu sene de Amerikan CARE teşkilatından gelen 3640 kilo un, 1081 kilo süt tozu, 1035 kilo pirinç, 1890 kilo bulgur ve 390 kilo da yağ tevzi edilmiştir. Ayrıca 10.740 liralık da muhtelif şahıslara et ve yumurta yardımı yapılmıştır.

Bu sene Verem Haftası her senekilere göre daha renkli ve faal geçmiştir. Sinemalarda on binlerce halka vereme ve sağlığa ait öğretici filmler gösterilmiş; okul, fabrika, kahvehane gibi topluluklarda karşılıklı konuşma sisteminde konferanslar tertip edilmiş, camilerde vereme ait hutbeler okunmuştur. Ayrıca radyo konuşmaları ve röportajı ile halka bilgi verilmiş; sağlık müzesinde ve vilayet teşhir vitrininde vereme ait afişler gösterilmiş, gazetelerde makaleler neşredilmiş, okullarda ve müzede çeşitli vereme ait broşürler dağıtılmıştır. İlk, orta ve lise derecesindeki okullar arasında tertiplenen mükâfatlı kompozisyon yarışması çok ilgi görmüş, çocuklarımızı vereme ait bilgi toplamaya teşvik etmiştir.

İyi bir tesadüf eseri olarak BCG kampanyası bu hafta müddetince şehrimizde bulunmuş ve şehirde ve köylerde propaganda kampanyamıza iştirak etmiştir. Gene Trahom Savaş, Frengi Savaş ve Sıtma Savaş teşkilatı da bu kampanyamıza iştirak etmişlerdir.

Bütün bu hafta zarfında yardımlarını gördüğümüz müessese, teşkilat ve zevata şükranlarımızı arz eder, hepinizi hürmetle selamlarım.

Verem Savaş Derneği Başkanı

Dr. M. Kemal AHİ