Gerçekten, şimdiden birçok sokakta ve caddede boş arsa kalmamıştır. Eski harap binaların yerini yeni binalar almakta; mevcut binalara katlar ilave edilmekte, dar sokaklarda dahi sağlığa aykırı, güzel görünüşlü olmayan yüksek binalar çoğalmaktadır. Hâlen eski mahallelerde boş yerler süratle azalmaktadır.
Arsa fiyatları arttığı nispetle kiralar da artmaktadır. Kira fiyatlarının artmasında imar politikasının büyük rolü olmaktadır. Gaziantep şehrindeki kiralar, birçok şehirdeki kiralara nispetle çok yüksektir. Kenar mahallelerde bulunan arazi sahiplerinin ezici çoğunluğu, arsalarının imar hudutları içine alınmasını ve parsellemeye rıza gösterdiği takdirde arsalarının yüzde 25'inden fazlasını yol, su, elektrik, kanalizasyon hizmetleri karşılığında Belediye'ye terk etmeye hazır olduklarını muhtelif vesilelerle belirtmektedirler. Belediyemiz bu gibi teklifleri müsait karşılamadığından, miktarları milyonları bulan ön gelirden yanlış imar politikası yüzünden mahrum kalmaktadır.
Kenar mahalle arsa sahipleri, arazilerini parselletmeye muvaffak olamayınca ihtiyaç sahiplerine hisseli olarak arsalarını satmak zorunda kalmaktadırlar. İhtiyaç sahipleri de mahalleye evvelce yerleşmiş halkın çoğunluğunun maddi ve manevi desteği ile çok defa ruhsatsız olarak inşaatını yapmaktadırlar. Yeni bir mahalle meydana gelince Belediye'ye devamlı müracaat edilmekte, çeşitli yönlerden halkın desteği sağlanmakta; seçimle iş başına gelmiş belediye idarecilerine her türlü isteklerini yeni mahalle halkı kabul ettirmektedir. Belediyemiz çeşitli kaynaklardan bulduğu borçlar veya başka hizmetlerden kestiği paralarla milyonlar tutan yol, su, kanalizasyon, elektrik davalarını halle çalışmaktadır. Yola yapılan gecekonduların maliklerine binlerce lira tazminat ödemek zorunda kalmaktadır. Yeni kurulan mahallelerin imar planları evvelden yapılsa, bu yerlerdeki arsa sahipleri ile belediyemiz binalar yapılmadan önce anlaşma yoluna gitse, belediyemizin milyonlarca lira zarara girmesine lüzum kalmayacağı kanaatindeyiz.
Kenar mahallelerde bulunan hazine ve belediyeye ait arsalar, ev yaptıran ihtiyaç sahipleri tarafından bedelsiz işgal olunmaktadır. Belediyenin bu gibi arsaları imar hudutları içine almaması, alsa bile parsellememesi, binalar yapılmadan önce satışa çıkarmaması gibi sebeplerle belediye ve hazine milyonlarca lira zarara girmekte; hazine ve belediye mallarını parselleyip satan Gaziantep'e mahsus şebekeler bulunmaktadır. Hazine ve belediye arazileri çok defa şu şekilde işgal olunmaktadır: Hazine ve belediye arsalarına tecavüz etmek isteyenler, hazine veya belediye arsalarının içinde parsellemeye müsait olanların komşusundaki arsalardan satın almaktadırlar. Tapu ile satın alınan arsanın, bir misal vermek gerekirse 10.000 metrekare olduğunu farz edelim. Açıkgöz arsa sahibi, arsasını milyonlarca rakamla ifade edilen hisselere taksim eder. Misalimizdeki arsa sahibi, 10.000 metrekare arazisini 5 milyon hisseye taksim etmektedir. Başka bir deyişle, beher metrekare arsayı mal sahibi 500 hisseye pay etmiş oluyor. Kendisine müracaat eden ve 100 metrekarelik bir arsa isteyen veya 100 metrekare üzerine yapılmış bir gecekondu isteyen ihtiyaç sahibine, arsa sahibi tarafından tapuda 5 milyonda 100 hisse satılmaktadır. 5 milyonda 100 hisse, 10.000 metrekare alana göre bir metrekarenin beşte biri demektir. Demek ki arazi sahibi, ihtiyaç sahibine hukuken 100 metrekare değil, bir metrekarenin beşte birini satmaktadır. Çok defa köyden Gaziantep'e gelip yerleşen, okuma yazma bilmeyen ihtiyaç sahipleri bu inceliği o anda anlayamıyor.
Hazine ve belediye arsası komşusu açıkgöz arsa hırsızı, daha önceden çok defa bir gece vakti kendi adamları ile devlet arsasının 100 metrekarelik yerine isteğe uygun gecekonduyu kondurmuştur veya isteğe uygun şekilde duvarı çekmiştir. İhtiyaç sahibi müşteriye; hazine veya belediyeden çalınan yer duvar çekildikten veya ev yapıldıktan sonra gösterilir, ölçülür; müşteri satın alacağı yerin 100 metrekare geldiğini görür. Tapudaki kayda bakar; 5 milyonda 100 hisse, yani 100 metrekare yer tapudan aldığını çevresine birikenler söyler. Evvelce bu yere yerleşmiş gecekondu sahipleri de şebekeye yardımcı olurlar, müşteriye gerçeği söylemezler. İhtiyaç sahibi müşteri, hazine arazisi hırsızı şebekeye inanır, elinde avucunda ne varsa şebeke mensuplarına teslim eder, gecekondu veya arsa sahibi olur. Binanın bitişiğinde uzanan geniş boşluğun kendisine satış yapan şahsa ait olmayıp hazineye veya belediyeye ait olduğunu anlayan yeni malik telaşlanır. Hazine veya belediyenin binbir fedakârlıkla sahip olduğu gecekonduya el koyacağından korkar. Bitişiğinde uzanan araziye de yeni gecekonduların yapılmasına kendisi de yardımcı olur, şebekenin manevi destekçisi olur çıkar. Böylece şebeke, rahatça hazine veya belediye arsalarını ihtiyaç sahibi vatandaşlara paylaştırır, ev yaparlar ve havadan binlerce lira kazanırlar.
Sözlerime inanmayan tapu kayıtlarını tetkik edebilir. Nerede işgale uğramış bir hazine ve belediye malı varsa, komşusundaki arsalarla kayıtlarını tetkik etsin; hazine veya belediye malını havadan para kazanıp satan şahsı kolaylıkla tespit edebilir. Bu oyun hâlen Gaziantep'te devam etmektedir. Belediyemiz imar politikasını değiştirdiği takdirde, saf vatandaşların birtakım açıkgözler tarafından soyulması, hazine ve belediyenin büyük zararlara uğraması önlenebilir.
Orta gelirli vatandaşlarımızın ev ihtiyaçlarını karşılamak, kurulan yapı kooperatiflerine ucuz arsalar temin etmek için belediyemizin mevcut imar politikasını değiştirmesi gerekmektedir. Orta ve zengin sınıfın yerleşmekte olduğu Kavaklık ve çevresinde arsa fiyatları inanılmayacak derecede hızla yükselmektedir. Hızlı yükselişi durdurmak için mümkün olduğu kadar çok, ihtiyaçtan fazla arsayı imar hudutları içine almak ve parsellenmesine imkân vermek gerekmektedir.
GECEKONDU ÖNLEME BÖLGELERİ İHTİYACI KARŞILAYABİLECEK MİDİR? 1965-1967 yılları arasında Gaziantep Belediyesi; Hacıbaba, Çıksorut, Ünaldı, Hoşgör, Düztepe mahallelerinde 2.000 parsel tutan gecekondu önleme faaliyetine girişmiş bulunmaktadır. Gecekondu önleme bölgesinde yol, su, elektrik, kanalizasyon tesisleri önceden belediyece yapılmakta, inşa edilecek binaların planları dahi evvelden hazırlanmakta, ihtiyacı olan vatandaşlara uzun vadeli taksitlerle çok ucuza satılmaktadır. Bu yerde inşaat yapacakların bir kısmına da bazı kayıt ve şartlarla uzun vadeli krediler de verilmektedir. 1967 yılında Hacıbaba yamaçlarında iftiharla seyredebileceğimiz yeni bir mahalle meydana gelmeye başlamıştır.
Hacıbaba gecekondu önleme bölgesinin meydana getirilmesi, halkımıza örnek olması bakımından çok yerinde bir teşebbüstür. Fakat gecekondu önleme teşebbüsü Gaziantep'te gecekondu yapımını önleyebilecek midir? Devlet, her şehre yerleşene arsa ve ev temin edebilecek kudrette midir? Bu sorulara müsbet, iyimser cevap vermek çok güçtür. Çünkü gecekondu önleme işi belediye ve hükümetimize çok büyük mali bir külfet yükleyecektir. Asırlardan beri geri kalmış yurdumuzun devlet tarafından ele alınması gereken sayısız davaları vardır. Ev yapmak isteyen vatandaş, devletin arsa vermesini veya bina yapmasını pek ümit etmiyor. Kendisine zorluk çıkarılmasın, yardımcı olunsun, imara alınmış bol ve ucuz parsellerin meydana gelmesine imkân hazırlansın, inşaat malzemesinin karaborsaya düşmesi önlensin istiyor. Vatandaş kendi evini kendisi yapmaya hazırdır, bundan zevk de duymaktadır. Vatandaşın başarabileceği bir işe devletin el atması yerine yol gösterici olması daha faydalı olacaktır. Mevcut nüfus istatistiklerine göre Gaziantep şehrinin nüfusu bundan on yıl sonra 300.000'e, yirmi yıl sonra 560.000'e, otuz yıl sonra 900.000'e erişecektir. Yalnız Gaziantep şehrinde yılda on binlerce vatandaşın yerleşme işini devletin yüklenmesi hâlinde diğer birçok hizmet aksayacaktır demektir. Vatandaşın seve seve kendi evi için yapacağı fedakârlığa engel olmayalım. Vatandaşımızın isteklerine kulak verelim, vatandaşa kolaylık gösterelim yeter. Vatandaş kendi evini seve seve yapacaktır ve yapmaktadır.
GAZİANTEP ŞEHRİNDE KADASTRO TESPİTİ ÇALIŞMALARI Gaziantep şehrindeki mahallelerin kadastrosunun yapımına bundan ancak 14 yıl evvel başlanmıştır. 1953 yılından itibaren Tepebaşı-Akyol semtinden başlanmış; 1954'te merkez mahalleleri de ele alınmış; 1956'da Türktepe semtine, 1957'de Şehreküstü semtinde bazı mahallelere, 1959'da yeni kurulan güney mahallelerinin bir kısmında kadastro tespiti işleri yürütülmüştür. 27 Mayıs 1960 ihtilaline kadar yedi yıl içinde 27 mahallenin kadastrosu yapılmış, ihtilali takiben kadastro tespiti işi maalesef yavaşlamış; 1961'de Çamlıca ve Yaprak mahalleleri, 1963'te Daracık, 1964'te Bekirbey ve Yazıcık mahallelerinin kadastro tespitine başlanabilmiştir. Hâlen Gaziantep sınırları içinde kadastrosu yapılmayan yerler vardır. Hatta etraf şehirde tapusu olmayan yerler pek çoktur. Kadastro tespitine şehirde ve etraf şehirde yeniden hız verilmediği takdirde yeni imar planının, yeni imar politikasının ideal şekilde yürütülebilmesi imkânsız olacaktır. Vatandaşlar arasındaki ihtilaflar da sürüp gidecektir.
GAZİANTEP ŞEHRİ İMAR PLANI Gaziantep’in ilk imar planı 1932-1935 yıllarında ünlü Fransız profesörü Jansen (Yansen) tarafından yapılmıştır. Otuz yıldan beri tatbik edilen bu plan sayesinde eski Gaziantep mahallelerine oldukça çeki düzen verilmiştir. Çok partili devreye girildikten sonra şehir nüfusunun hızla artmaya başlaması ve şehrin gelişmesi gibi sebeplerle Yansen planı eskimiş, yetersiz hâle gelmiştir. Yeni bir imar planının yapılması için belediyemizce şehrin havadan fotoğrafları alınmış ve değerlendirilmek üzere Ankara'ya gönderilmiştir.
Yeni imar planını kim yapacak? Gaziantep şehrinde yaşayan ve çevreden Gaziantep'e gelecek vatandaşlarımızın ruh hâllerini, karakterlerini, âdetlerini, davranış şekillerini, göç sebeplerini, iktisadi ve sosyal durumlarını da aynı zamanda bilecek plancıyı bulabilecek miyiz? Başka bir deyişle, yapılacak yeni imar planı mimarlık bakımından ne kadar mükemmel olursa olsun, Gaziantep şehrinin gerçek ihtiyaçlarını karşılayamayacaktır kanaatindeyim. Çünkü Gaziantep’imizi her yönü ile yakından bilen bir plancımız henüz mevcut değildir.
Gaziantep şehrinin güneyindeki yamaçlar dolmuş gibidir. Şehrin gelecek yıllarda daha güneye değil; doğudaki bostanlarla Humanıza doğru, kuzeyde Beylerbeyi'ne doğru, Değirmiçem ve İbrahimli köyü istikametinde genişlemesi kuvvetle muhtemeldir. Şimdiden bu isimlerini saydığım yerlerde arsa fiyatları hızla artmaya başlamıştır. Eskiden beri yapılan müşahedelere göre bir yerde bir mahalle kurulacak ise evvela o yerde arsa fiyatları artmaktadır; o yere halkın rağbeti artmaktadır. Tapudaki yeni satış kayıtlarından da fiyatları hızla artan ve rağbet gören bölgeleri tespit etmek ve dolayısıyla gelecek yıllarda Gaziantep'te yeni kurulacak mahallelerin yerlerini öğrenmek mümkündür. Halkımızın hâlen rağbet ettiği bölgelerde birçok arazinin tapusu dahi yoktur, çok yerde kadastro tespiti bile yapılmamıştır. Acele davranılmadığı takdirde Çıksorut ve Hoşgör gibi karmakarışık görünüşlü mahallelerin meydana gelmesi pek muhtemeldir. Süratle rağbet gören bölgelerin imarı ve parselasyon işi derhal ele alınmalıdır kanaatindeyiz.
SONUÇ: GAZİANTEP'TE KASABA İMAR POLİTİKASINI TERK EDİP BÜYÜK ŞEHİR İMAR POLİTİKASINI BENİMSEMEK ZAMANI GELMİŞTİR. Gaziantep şehrinin nüfusu 1967 yılı eylülünde 176.500 kişiye ulaşmıştır. Bundan on yıl sonra Gaziantep şehrinin 300.000'e, yirmi yıl sonra 500.000'e, otuz yıl sonra 900.000'e yükseleceğini nüfus sayımı neticeleri belli etmektedir. Başka bir deyişle Gaziantep şehri kasaba durumundan kurtulup büyük şehir olma yoluna girmiş bulunmaktadır. Gaziantep Belediyesi de kasabalar için faydalı olan imar politikasını terk etmeli, büyük şehirlerde tatbik edilen yeni imar politikasını benimsemelidir. Büyük şehir imar politikasının benimsenmesini gerektiren sebepler yukarıda uzun uzun izah edilmiştir.
GAZİANTEP ŞEHRİ İMAR POLİTİKASI DEĞİŞTİRME ZAMANI GELMİŞ MİDİR? Yeni imar politikasının Gaziantep’te tatbik edilebilmesi için belediye fen şubesinin harita ve kadastro mühendisleri, fen memurları, sosyolojik araştırıcı sosyologlar, gayrimenkul hukukunda ihtisas yapmış hukukçularla takviye edilmesi gerekmektedir. Bu uzman elemanlara verilecek dolgun ücretlerin yüzlerce mislini, Gaziantep Belediyesinin uygulayacağı "Büyük Şehir İmar Politikası" sağlamış olacaktır. Yeni kurulan imar müdürlükleri teşkilatını tamamlayıp tam randımanla çalışmaya başlayana kadar Gaziantep'in nüfusu 500.000'e yaklaşmış olacaktır. İmar müdürlüklerinin geleceklerinin ne olacağını şimdiden kestirmek pek güçtür. Her şehir, kendine mahsus özellikleri olan ayrı bir varlıktır. Uzaktan, yani bir merkezden bütün şehirler için verilecek emirlerin çok defa fayda sağlayacağı yerde zararlı olduğu ve olacağı kanaatindeyiz. Belediyemizin imar müdürlüklerine güvenerek şehir imar politikasını ihmal etmesi Gaziantep’e çok pahalıya mal olabilir.
Yeni imar planının bundan 33 yıl sonrayı düşünerek 1 milyon nüfusa göre hazırlanması; bu mümkün değilse fen şubesinde kurulacak bir heyetle 1 milyon nüfusa göre şehrin istikbaldeki yerleşme yerlerinin tespit edilmesi; mevcut kanunlarımızın Gaziantep şehrinin özelliklerine göre vatandaştan yana yorumlanması; arazi sahiplerine parselasyon işlerinde kolaylık gösterilmesi; inşaat sahiplerine yardımcı olunması ve eski imar politikasından vazgeçilmesi gerekmektedir. Büyük şehirlerde tatbik edilen imar politikası Gaziantep Belediyesince benimsenmese bile Gaziantep şehrinin içindeki şartlar Gaziantep'i büyük şehir yapacaktır. Fakat Gaziantep şehri bundan 30 yıl sonra güzel olmayan bir görünüşe bürünürse bunun günahı Gaziantep Belediyesi yöneticilerinin olacaktır.
Hulûsi YETKİN