-III-

Gaziantepliler memleketlerinin adını merak ederler. Benden de sordular. Bu güzel bu tatlı ad, acaba ne zaman kondu? İlk konduğu zaman nasıl söylendi? Bazı soyadları gibi birçok köy ve şehir adları da çok defa bir anlama, herkesi ilgilendiren olağanüstü bir olaya dayanır. Bunların bazan bir tarihi masalı da bulunur.

Hakikatta bugünkü Antep yeni tarihimizde en parlak şan ve şeref yıldızlarından biri olduğu için geçmişini çoktan gölgede bırakmış bulunuyor. Böyle olmakla beraber geçmişteki varlığını, hele varlığının nasıl doğduğunu öğrenmek, onun üzerinde konuşmak ve düşünmekte de büyük zevk vardır. Ben de sevgili Anteplilerle beraber bu maziye doğru uzanmak ve orada Antep adı aramak merakına düştüm.

Büyük şehirlerden biraz eski olanların hepsinde kültür bakımından alt tabakalar vardır. Kitaplar Antep'in bugünkü halkını Türkmen asıllı alarak kaydederler alt tabakasını miladdan iki bin yıl önceye kadar Eti idaresindeki Azyanik Kavimler teşkil ediyordu. Azyanik Kavimler eski anadolu halkıdır. Tarihi haritalarda o devirde Antep bölgesinde Mittani ve Hurri kavimlerini görüyoruz. Bunların oldukça yükselmiş medeniyetleri ve parlak kültürleri vardır. Dil bilginleri, dillerinin gramerini ve sözlüğünü tamamlamak üzeredir. Bugün için elimizde bulunan eserlerde Antep adına veya bu ada esas olacak bir kelimeye rastlayamıyoruz.

Yine kitaplar, Antep'in o devirde belki Eti aslından olduğunu yazarlar. Eti sözlüklerin de yukarı, yukarıda ve üstte anlamına gelen bin An-ta sözü vardır. Bu kelimenin aslı Sümercedir. Etiler bunu önce ideogram olarak aldılar ve (ser) şeklinde telaffuz ettiler. Bazı bilginlerin iddiasına göre etilerde An-ta kelimesini aynı telaffuzla yine yukarı, yukarıda ve üstte anlamlarında kullandılar. Antep kelimesi Ayni-tap şekline benzetme yolu ile girmiş olmak gerektir. Bunun aslını Antep ekline uyan bir Eti sözünde aramak doğru olur sanıyorum. Çünkü, Haçlılar zamanında şehrin kuvvetli kalesi olan Hamtap nemli bir strateji noktası idi. 1183'de Selahattin Eyyübi'nin eline geçtiği zaman o ismi taşıyordu. Maraş civarındaki Hatlap ve Suriye'deki Halap adlarına bakarak Hamtap adını esas tutabiliriz.

Yine kitaplarda Antep eski Doliche, Dolike’dir. Bir vakitler Zeus Dolichenus yani Bail ibadetinden şöhret kazanmıştı. Bu yer Antep'in kuzeybatısında iki saatlik bir mesafedeki tepedir.

Bugün Dülük Tepe dediğimiz üzerinde Dülük Baban'ın yattığı yerle bugünkü Antep'in birbirilye yakından ilgili olduğunu bu suretle de öğrenmiş oluyoruz. Yunan ve Roma devirlerinde Dolike adı yerlerin ve memleketlerin edebi bir vasıf olarak verilirdi. Fakat bu ad da benzetme yolu ile gerekçeye mal edilmişti. Çünkü kelimenin aslı İbranice'de D. L. K. harfleri ile yazılıyordu.

XII. inci asırda Bar Hebrus bu adı Daluk şeklinde kaydetmiştir. Ona göre 957'de Seyfaldevle Romalılarla bu Daluk'da savaşa tutuştu. İbranice'de (Dlk) yanmak tutuşmak anlamına geliyormuş.

Mucemülbüldan’da Antep ile Dülük bir arada yazılır. Bir gezi sırasında Antep adı üzerine ancak bu kararını yazabildim. Evliya Çelebi’nin "Anda olan ülemanın vefreti bir diyarda yoktur. Reşit ve Nacip sıbyanı olur. Garipdost erbah marifet, halim ve selim halkı vardır." diye vasıflandırdığı Gaziantep'in aydın gençleri bu konuyu elbette ki genişletecekler ve gerçekten Antep adının ne zaman, nasıl ve ne anlamda konulduğunu bulacaklardır.