DEYİMLER – TAKIM SÖZLER – MEŞHUR SÖZLER
Parmak sayısı göstermek. (Borçlu, uydurma bir takım hesaplarla alacaklının alacağı kalmadığını iddia etmek).
Pençik fermanı:Başına pençik fermanı atıldı. (Herkes üzerine üşüştü, kapışıp bitirdiler). [Herkesin serbestçe istihlâk etmelerine müsaade olunan şeyler üzerine tehacüm ve o şeyin kapışılıp bitirilmesi hakkında kullanılır. Misali “Bağdan, koca bir küfe üzüm gelmişti. Çocuklar etrafına dizildiler. Küfe açılır açılmaz başına pençik fermanı atıldı."
“Pençik" kelimesi Hüseyin Kazım'ın lugatında şöyle tarif edilmektedir: “Esir pazarına getirilen bir köle ve cariyenin boğazına asılan levha ki ismini ve mahalli veladetini havi olurdu. Esirin memlukiyetine delâlet eden vesika”. Şemsettin Sami’nin Kamusu Türki'sindeki tarif de şudur: "Üseranın hâl ve şanını ve sahiplerinin malikiyet hakkını mübeyyin temessük ki ıtıkname ile ibtal olunur’’. Fakat lugatlarda "Pençik fermanı’’ deyimi yoktur. Eğer “Pençik fermanı’’ bu vesika ise Gaziantep'teki tâbir şunu ifade eder: “Pençikli olan esirin başına müşteriler nasıl üşüşürlerse, bahsedilen şeye de öylece tehacüm vaki oldu. Fakat deyimin Gaziantep'teki kullanış tarzı bize şu tesiri verir: “Pençik fermanı, öyle bir fermandır ki, birisinin halk tarafından parça parça edilmesini emreder. Bu ferman suçlunun başına atılır atılmaz, herkes onun üzerine hücum ederek kendisini parçalar.’’ Bu manaya meyl etmek için iki sebep daha vardır: birisi bu kelimenin lugatlarda c ile “pencik’’ olarak gösterilmesi, Gaziantep'teki kullanışın ise ç ile "pençik’’ olmasıdır. Diğer sebep "pençik’’ kelimesinin manasını gösteren başka iki istimal yeri bulunmasıdır. Bir Atalar sözümüz vardır: “Oturmam diyen yatmış, yemem diyen sofranın pençiğini kapmış.’’ Bir de bedduamız vardır: "Para pençik olasın!.’’ Buralarda "pençik’’ yırtılıp parçalanan şey ve “yama’’ manalarına geliyor ki “pençe” ile alakası aşikârdır. Bu mülâhazalardan dolayı “pençik’’ ile “pencik” in aynı şey olduğunda tereddüt etmek lazım gelmektedir.
Petek gibi şişmek. (Klişe bir teşbih) [Misal: arı sokmuş, yüzü petek gibi şişmiş].
Pisiğe pisin derman demişler, eşmiş yere gömmüş. (O adam ki, “pisliğin birinin hayatını kurtaracak’’ tabiatta bir deseler; kedi gibi eşer, yere gömer de yine vermez. İyilik etmeyi bu kadar sevmez). [Pisik: kedi].
Pisik paçası ayırmak. (Korkutacak bir iş yaparak veya yaptığından, yapacağından bahsederek karşısındakini tehdit etmek.)
Pırt gözüne! ("Nazarın değmez inşallah manasına kullanılan bir deyim” [Misal: birisi diğerine Ubu kış biz hastalıktan kurtulamadık. Siz hiç hasta olmadınız.’’dese hasta olmayan taraf: “pırt gözüne!’’ der. Bu suretle nazar değmesini menetmiş olur. Şu kadar ki bu mukabele yarı şaka, yarı ciddi bir eda ile ve teklifsiz konuşulan kimseye karşı irat olunur.].
Saçım arkamdan çekiliyor. (Ayrıldım ama aklım fikrim hep orası ile meşgul). Kadınlar kullanırlar. Kendileri tarafından bakılan aile efradı, bu kadınların muvakkaten uzaklaşmasıyla hayatlarının intizamını kaybedecekler için kadınlar için bundan üzülüyorlar. Sanki saçlarımı arkadan birisi çekmekte ve kendilerini geri dönmeye cebretmektedir].
-Arkası var-
Yazan: Gaziantep Mebusu Ömer Asım AKSOY