(Bir önceki sayıdan devam)

Bu tehlikeye karşı köylünün, Tarım Bakanlığı'nın Gaziantep teşkilatı tarafından şimdiden tenvir edilmesi lâzımdır.

Salkım güvesine Gaziantep bağlarının hemen her tarafında ve bilhassa Geyvecik ve Arıl semtlerinde çok rastlanır. İç kısmı iyi hava almayan ve güneş görmeyen omcalarda ve taban bağlarda çok görülür. Tırtılları; çiçek tomurcuğunu, koruk ve olgun taneleri delip salkımda büyük zararlar yapar. Yine bu bölgede ağustos böceklerinin, bağ bambulunun, bağ maymuncuklarının ve bağ çadır tırtıllarının bağlarda birçok zararına rastlanır. Zirai Mücadele Teşkilatının bağcılara gereken teknik bilgiyi vermekte çok fazla mesai sarf etmesi gerekir.

e) Hasat

Üzümlerin hasadı elle koparılarak, bıçak ve çakı ile yapılmaktadır. Şahısların bağı küçükse aile efradı vasıtasıyla kesim yapılır. Bağ sahası genişse dışarıdan kesici amele tutulur. Kesicilerin başında umumiyetle mal sahibi bulunur. Kesime güneş doğmadan bağın güney kesiminden başlanır. Kesilen üzümler sepetlere konur, bu üzümler bağın bir yerinde bulunan küfelere istif edilir. (Üzüm toplama kasalarına mahra denir.) Kesim yapılırken çok az da olsa elle bir ayıklama yapılır. Büyük küfelere doldurulan üzümler hayvan sırtlarında sergi yerine veya pazarlara getirilir. Son zamanlarda Antep ilinde iç ve dış pazarlara çok fazla üzüm sevkiyatı yapılması dolayısıyla bağcılar üzüm hasadına ve ambalaj şekillerine kısmen de olsa dikkat etmeye de başlamışlardır.

Üzümlerin güneş doğmadan önce kesilmesi mahzurludur. Çünkü hava rutubeti neticesinde üzümlerin üzerlerinde meydana gelen çiğ kurumadan hasat yapılıp ambalaj yapılırsa üzümlerin çok kısa zamanda çürüdükleri görülür. Bunun için tanelerin üzerinde bulunan nemin kuruyup uçmasından sonra hasat yapılması lâzımdır. Hasadı bilgili kimselerin yapması gerekmektedir. Şayet üzümlerin kesimi salkım sapından tutulmayıp salkım avuçlanarak kesilirse tanelerin üzerinde bulunan pus tabakası silinir. Pus tabakası üzümlerin dayanmalarına direkt olarak tesir ettiğinden silinmeleri neticesinde üzümler kısa zamanda bozulur. Kesilen üzümlerin ambalajı yapılırken salkımlarda çürük ve ezik tanelerin makasla teker teker ayıklanması lâzımdır. Üzümlerin ambalajı küfe veya büyük kaplara değil de 7-10 kiloluk üzüm kasalarında yapılmalıdır. Bu söylenildiği şekilde pazarlara sevk edilirse sofralık üzümlerin satış mahalline az fire vererek gittiği ve fazla fiyat bulduğu görülecektir. Bunun için Antep bölgesi bağcılarına bu hususları öğretecek kursların açılması ve bağcı köylerde bağcılarla oturumlar düzenlenmesi faydalıdır.

ÜZÜMLERİN ÇEŞİTLERİ VE ÖZELLİKLERİ

Bu bölgede yetişen üzüm çeşitleri yetişme zamanlarına göre üç kısma ayrılabilir:

  • Erken yetişen üzümler,

  • Vakitli yetişen üzümler,

  • Geç yetişen üzümler.

Erken yetişen üzümlerin olgunlaşma tarihleri 1 Temmuz - 15 Ağustos, vakitli yetişenlerin 15 Ağustos - 15 Eylül, geç yetişen üzümlerin ise 15 Eylül - 30 Kasım tarihleri arasındadır. Gaziantep ilinde üzümlerin hasada başlama ve bitiş tarihleri çok geniş bir zamanda yapılmaktadır. Antep ilinde 50'nin üzerinde yetişen üzüm çeşitleri içinde iktisadi değerleri olanlar yetişme periyotlarına göre şunlardır:

Erken yetişen üzümler: Tahannebi, Karaalaca, Kabarcık, Ağbesne, Sergi Karası, Kokulu Çavuş'tur. Vakitli yetişen üzümler: Dımışkı, Muhammediye, Üvezi, Ekşikara, Tusbağı Kabarcığı. Geç yetişen üzümler: Künefi, Dökülgen, Hönüsü.

BELLİ BAŞLI ÜZÜM ÇEŞİTLERİNİN KULLANILMA ŞEKİLLERİ İLE ÖZELLİKLERİ AŞAĞIDADIR:

a) Sofralık Üzüm Çeşitleri: Sofralık olarak kullanılan birçok üzüm çeşidi varsa da bunların içinde sofralık vasfını taşıyan, aynı zamanda iktisadi değeri hâiz olan çeşitler: Dımışkı, Tahannebi, Hönüsü, Muhammediye ve Kokulu Çavuş'tur.

Dımışkı üzümü: Son zamanlara kadar Antep bölgesinde kurutmalık olarak kullanılır. Bu bölgede en geniş alanı bu üzüm çeşidi kaplamaktadır. Olgunlaşma ağustos ayı sonu veya eylül ayı başlarındadır. Vakitli yetişen üzümler grubuna girer; salkımları büyük ve tek kanatlıdır. Eşit ve iri taneli olan bir salkımın ağırlığı ortalama olarak 400-500 gram arasındadır. Meyve etli olup et rengi sarımtırak beyaz renkte, çekirdek adedi 2-3'tür. Son senelerde iç ve dış pazarlarda aranan bir üzüm çeşidi olması dolayısıyla yeni bağ tesislerinde bu çeşit üzerinde çok fazla durulmaktadır. Türkiye’nin standart sofralık üzüm çeşitleri tasnifine de girmiştir. Fakat terbiye sistemi ile budama metotlarının bu üzüm çeşidi için araştırılması lâzımdır.

Tahannebi üzümü: Bunun olgunlaşması temmuz ayının sonuna rastlaması dolayısıyla erken yetişen üzümler grubuna girmektedir. Salkımları küçüktür; ortalama salkım ağırlığı 200-300 gram gelir. Taneler uzunca ve sivridir; fazla tane ihtiva eder. Dolgun etli ve gevrek yapılıdır. Çiçek biyolojisi morfolojik erdişi, fizyolojik dişidir. Onun için bu çeşitle yalnız başına bağ tesis edilemez. Bu çeşit dölleyici bir baba çeşidine ihtiyaç gösterir. Şayet iyi bir dölleyici ile yetiştirilmezse salkımlarda döllenmiş ufak taneler bulunur. Salkımda irili ufaklı tanelerin bulunması üzümün satış değerini kaybettirir. Onun için bu üzümü yetiştirirken babalık yapacak çeşitlerin dikkatli olarak seçilmesi lâzımdır. Bu hususun tespiti de yine bölgede ilmî bir araştırmayı icap ettirir.

Hönüsü üzümü: Antep ilinde Dımışkı üzümünden sonra en geniş sahayı kaplayan, geç yetişen bir üzüm çeşididir. Olgunlaşması ekim ayı sonlarında olup salkım şekli kanatlıdır. Ortalama salkım ağırlığı 500-600 gram arasında değişir. Taneler irice, kabuk ince, tane miktarı azdır. Çekirdek adedi 2-3'tür. Yola mukavemetli olması dolayısıyla Doğu Anadolu Bölgesi'ne çok fazla gönderilmektedir. En iyi hönüsü yetiştiren köy, Gaziantep’in kuzeybatısındaki Çarpın Köyü'dür. Bu üzümün en mühim kusuru çiçek biyolojisinin, Tahannebi gibi morfolojik erdişi, fizyolojik dişi olmasıdır. Onun için çok zaman salkımlarda döllenmemiş partenokarpik tanelere rastlanır. Bu çeşide babalık yapacak bir çeşidin araştırılmış olması lâzımdır.

(Devam edecek)