Herhalde okumuşsunuzdur; dünyada seksen yıla kadar akıllı insan diye kimse kalmayacakmış. Bir ilim adamının faraziyesi olan bu tasavvuru sizler de pek garip karşılamışsınızdır, zannederim. Evvela deliliği icat ettiren ne gibi tehlikelerle karşı karşıya bulunmaktayız? Bunu bir türlü mantıkla çarpıp muhakememle çıkarıp aklımda topladım; netice sıfır. O halde bu adam deli olsa? Evet, evet; belki de bu adam delidir. Yok canım, ne delisi! Deli olsaydı böyle bir fikri inandıracak kimse bulamazdı. Atom, kobalt, hidrojen tesiriyle mi acaba? Öyle olsaydı yazısında belirtirdi. Allah aşkına, bu adam saçmalamış değil mi? Nereden de gözüme ilişti bu yazı!

Bir an için o adam olduğumu farz edeyim: Düşünüyorum... İnsanların müşterek tehlikeleri ne olabilir acaba? Hepsi ölüme mahkûm kimseler. E... Bu evvelden beri devam edegelmekte. Hepsi giyinmek, yemek, içmek, eğlenmek ister. Sevmek, sevilmek, bir eser vücuda getirmek, kutsal varlığa inanmak ve ona ibadet etmek ister. Her şeyi yapmak imkânı bir evvelki seksen yılla mukayese edilirse azalmıştır. Her şeyde bir eksilme veya bir çoğalma mevcut. Bu, dengesizliği vücuda getiriyor. Okunacak çok kitap, sevilecek çok şey var. İnsanoğlu hangi birine yetişsin? Şehirler koskocaman; her yerini görmeye insan ömrü kâfi gelmiyor. Dünya gittikçe muamma olmaya başladı. Oturduğu apartmanda yirmi senelik komşusunu tanımıyor. Tesadüfler sayesinde istikbal tayin ediliyor. Hayat sudan ucuz oldu. Bugün milyonersin, yarın dinlenmez dilenci. Bugün evlisin, yarın bekâr. Doğuştan büyük ümitlerin var; hepsi fiyasko... Sosyal düzensizlik almış yürümüş. Ahlâk stokları iflas etmek, bitmek üzere. Bazı milletlerinki ancak seksen yıl ya yeter ya yetmez. Topyekûn insanlık iflas ediyor. Medeniyet, kışın nezleyi önleyecek keşif kadar değil. Dünya milletleri çıkmaz emeller peşinde. Hürriyetler tehlikede. Fertler her şeye ihanet ediyor: Piyatro dolandırıcılık, Jorj devlet aleyhine casusluk, Rober karısını fuhuşa sevk ederek para kazanmakta, Alberto para mukabili adam öldürmekte, Mehmet sahtekârlıkta, Françeska kumarbaz. İyi insan varsa işte onlar sayesinde dünyamız daha seksen yıl ayakta durabilir.

Yanılmadımsa Alim Efendi benim gibi mi düşündü de gelecek neslin deli olacağı hükmüne vardı? Siz ne dersiniz bu işe? Bakınız sinir doktorları çoğalıyor; sivri akıllıların karekökü kadar. Her sabah işime giderken iki üç evde bir çığlık, iki üç dükkânda bir pandomima kopuyor. Bunlar seksen yılın habercileri midir dersiniz? Bakınız, bende de ilk emareler gözükmeye başladı... Başım dönüyor... Üstüme iyilik... Hıçkırarak gülüyorum... Hapşiiiiii... Üstünüze sağlık, Asya gribi olmuşum da neler saçmalamışım. Siz boş verin, yaşamak güzel şeydir; deli olsak bile.

Nezih ÇANKAYA